Öğleyin arkadaşlarımla birlikte öğle yemeği yerim.I have lunch at noon with my friends.
Eski okul arkadaşları sık sık birbirleriyle iletişimde kalmaya çalışıyorlar.Old school friends often try to keep in touch with one another.
Geçen gün eski bir arkadaşıma rastladım.I met an old friend of mine the other day.
Geçen gün şehirde eski bir erkek arkadaşımla karşılaştım.I ran across an ex-boyfriend of mine in town the other day.
Nehirde yüzen adam benim arkadaşım.The man swimming in the river is my friend.
Arkadaşlık özlemi çekiyorum.I long for company.
Arkadaşlarını kendi istekleriyle seçmek istiyorlar.They want to choose their mates by their own will.
Birkaç arkadaş onu uğurladılar.A number of friends saw him off.
Ben Tayvan'dayken onunla arkadaş oldum.While I was in Taiwan, I made friends with him.
Ben üniversiteye girdiğimden beri birçok arkadaşlar edindim.I've made a lot of friends since I entered college.
Ben, birinin arkadan adımı seslendiğini duydum.I heard someone call my name from behind.
O kadın arkadaşlık istedi.He wanted female companionship.
Hiç kimse arkadaşlarını terk etmemeli.No one should desert his friends.
Tomoko arkadaşlarının partisine gelmesini istedi.Tomoko asked her friends to come to her party.
Gündüz bir arkadaşım beni görmeye geldi.A friend of mine came to see me during the day.
Nagano bölgesindeki arkadaşımı ziyaret ettiğimde, bana lezzetli soba ikram edildi.When I visited my friend in Nagano, I was treated to delicious soba.
Yolda yürürken eski bir arkadaşa rastladım.Walking along the street, I met an old friend.
Sokakta yürürken, eski bir arkadaşımla karşılaştım.Walking along the street, I met an old friend of mine.
Bay Tanaka bizim arkadaşımızdır.Mr Tanaka is a friend of ours.
Tokyo İstasyonunda eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend at Tokyo Station.
Burada çok az sayıda arkadaşım var.I have few friends here.
Şimdilik, bu odayı arkadaşım ile paylaşmak zorundayım.For the time being, I must share this room with my friend.
Sınıf arkadaşları onu takdir etmiyor.Her classmates do not appreciate her.
İş arkadaşlarım adına teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.I would like to express our thanks on behalf of my colleagues.
İkisi benim iş arkadaşımdır.Both are my colleagues.
Eski arkadaşlar gibi birlikte konuştular.They talked together like old friends.
Japonya'daki arkadaşımı arayabilir miyim?Can I call my friend in Japan?
Yeni yıl kartları bize arkadaşlarınızdan ve akrabalarından haber alma fırsatı sunuyor.New Year's cards provide us with the opportunity to hear from friends and relatives.
O ,emekli olduğu zaman iş arkadaşı ona bir hediye aldı.His colleagues gave him a present when he retired.
Çocukluğumuzdan beri o ve ben iyi arkadaşlarız.He and I have been good friends since we were children.
Onunla çocukluğumuzdan beri arkadaşız.I've been friends with him since we were children.
Öğrencilik günlerimizden beri o ve ben ayrılmaz arkadaşlarız.He and I have been inseparable friends since our student days.
O, bir çocukluk arkadaşıdır.He is a childhood friend.
O ve ben sınıf arkadaşlarıyız.He and I are classmates.
O ve arkadaşı bankta oturdu.He and his friend sat on the bench.
Hiç kız arkadaşı yok.He has no girlfriend.
Konuşacak yakın arkadaşları yok.He has no close friends to talk with.
Ona yardımcı olacak arkadaşı yoktu.He had no friend to help him.
Onun birçok tanıdıklar ancak birkaç arkadaşı var.He has many acquaintances but few friends.
Onun hiç arkadaşı yoktur.He doesn't have any friends.
Onun konuşacak arkadaşı yoktu.He had no friend to talk to.
Onun yüzü bana lise günlerimdeki arkadaşlarımdan birini hatırlatıyor.His face reminded me of one of my friends in my senior high school days.
Sınıf arkadaşları ona hemen güldüler.His classmates laughed at him at once.
Karısı arkadaşlarımdan biridir.His wife is one of my friends.
Odası her zaman arkadaşlarıyla doludur.His room is always filled with his friends.
Onun kız kardeşi ile ben iyi arkadaşlar olacağız.His sister and I will be good friends.
Onun kızı ve benim oğlum iyi arkadaşlar.His daughter and my son are good friends.
Onun arkadaşlarının çoğu onun planına destek oldu.Many of his friends backed his plan.
Bütün arkadaşları onun planını destekledi.All his friends backed his plan.
Onun soğukluğu arkadaşlarını soğuttu.His coolness has alienated his friends.
O, bildiğim kadarıyla, güvenilir bir arkadaştır.He is, so far as I know, a reliable friend.
O, senin bir arkadaşın mı?Is he a friend of yours?
O senin bir arkadaşın mıdır?Is he a friend of yours?
Amerika'da onunla arkadaş oldu.He made friends with her in America.
O, güzel bir arkadaş gibi görünüyor.He seems to be a nice fellow.
O her zaman iş arkadaşlarından izole edilmiştir.He is always isolated from his fellow workers.
O, kız arkadaşı tarafından terkedildi.He was dumped by his girlfriend.
Ona kız arkadaşı tarafından eşlik edildi.He was accompanied by his girlfriend.
O bir zamanlar onu tanıyordu ama onlar artık arkadaş değiller.He once knew her, but they are no longer friends.
Onun pek çok arkadaşı var.He has quite a few friends.