Tom arkadaşlarından borç almaz hiç.Tom never borrows money from his friends.
Tom tüm arkadaşlarına hediye aldı.Tom bought gifts for all his friends.
Arkadaşlarınıza saygılı davranın.Treat your friends with respect!
Arkadaşlarımı kafede buldum.I found my friends at the cafe.
Arkadaşlar, bu Tom. Tom, bunlar da arkadaşlar.Everybody, this is Tom. Tom, this is everybody.
Doktor olan arkadaşların var mı?Do you have any friends that are doctors?
Doktor olan arkadaşlarınız var mı?Do you have any friends that are doctors?
Doktor arkadaşların var mı?Do you have any friends that are doctors?
Doktor arkadaşlarınız var mı?Do you have any friends that are doctors?
Tabii ki seni hatırlıyorum, biz ilkokula gittiğimizde en iyi arkadaşlardık.Of course I remember you! We used to be best friends when we went to elementary school!
"Arkadaşları nereli?" "İspanyol.""Where are his friends from?" "Spain."
Arkadaşların dışarıda seni bekliyorlar.Your friends are waiting outside for you.
Arkadaşlarımı hayal kırıklığına uğratmak istemem.I don't want to disappoint my friends.
Arkadaşların nereye gitti?Where did your friends go?
Tom Mary'ye arkadaşlarının bir resmini yolladı.Tom sent Mary a picture of his friends.
Tom ve Mary yine arkadaşlar.Tom and Mary are friends again.
Arkadaşlar parlayan yıldızlar gibidir, karanlıkta ortaya çıkarlar.Friends are the stars shining; they appear in the dark.
Tom'un Almanya'da arkadaşları var.Tom has friends in Germany.
Arkadaşları tarafından seviliyor.He is liked by his friends.
Sırrı arkadaşlarına söylemiş bulundu.He happened to let out the secret to his friends.
İyi arkadaşlar.They are good friends.
Ders çalışmanın dışarıda arkadaşlarıyla takılmaktan daha akıllıca olacağına karar verdi.He decided it would be wiser to study than to go out with friends.
Arkadaşlarına hiç et yemediğini söylemiş.He told his friends that he never ate meat.
Gizlice çıkıp arkadaşlarıyla birkaç bira içti.He snuck out and had a few beers with his friends.
Öğle yemeğini arkadaşlarıyla birlikte yediğini söyledi.He said that he had eaten lunch with his friends.
Arkadaşlarıyla düzenli olarak döner yer.He regularly eats doner kebab with his friends.
Bazı arkadaşlar birbirlerinin karşı cinsle yakınlaşmalarını sabote etmeyi sever.Some friends like to cock-block each other.
Sınıf arkadaşlarımla iyi geçiniyorum.I get along well with my classmates.
Arkadaşlarımı kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my friends.
Tom arkadaşlarıyla geri geldi.Tom came back with his friends.
Lise arkadaşlarından hâlâ görüştüklerin var mı?Do you have any high school friends that you still keep in touch with?
Hâlâ Çin'de arkadaşlarım var.I still have friends in China.
Arkadaşlarımla daha fazla vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend more time with my friends.
Tom öğleden sonrayı arkadaşlarıyla geçirdi.Tom spent the afternoon with his friends.
Hemen Tasarım yapabilecek arkadaşları arıyorum.I am looking for friends who can design immediately.
Arkadaşlarımın çoğu üniversite mezunu.Most of my friends are college graduates.
Tüm arkadaşlarımı kaybettim.I've lost all my friends.
Takım arkadaşlarımızı hayal kırıklığına uğrattık.We let our teammates down.
Evimi ve arkadaşlarımı özlüyorum.I miss my home and my friends.
Arkadaşlarım sizinle tanışmak istiyor.My friends would like to meet you.
Arkadaşlarını yüzüstü bırakmamalısın.You shouldn't abandon your friends.
Bazı arkadaşlarım gelecek yaz Kopenhag'a gidecekler.Some of my friends are going to Copenhagen next summer.
Arkadaşlarımdan bazıları önümüzdeki yaz Kopenhag'a gidecekler.Some of my friends are going to Copenhagen next summer.
Senin arkadaşlarının ne dediği umurumda değil.I don't care what your friends say.
Aile ve arkadaşlarla küçük bir düğün planlıyorlar.They're planning a small wedding with family and friends.
Robert, üniversite arkadaşlarının isimlerini hatırlamakta gerçekten zorluk yaşıyor.Robert is having a really hard time to remember the names of his college friends.
Arkadaşlara doğum günü kartları gönderiyor musunuz?Do you send birthday cards to friends?
Tom ve arkadaşları günü sahili temizleyerek geçirdiler.Tom and his friends spent the day cleaning the beach.
"Arkadaşlar doğum günüm yarın" (Tweet)."Arkadaşlar doğum günüm yarın" (Tweet).
Friedman'ın ilk kitabı, Arkadaşlar ne içindir?Friedman's first book, What Are Friends For?
Yarıştan Sonra – Kolej öğrencisi Jimmy Doyle, zengin arkadaşlarının arasında uyum sağlamaya çalışır."After the Race" – College student Jimmy Doyle tries to fit in with his wealthy friends.
Lilith erken doğmuştur ve sonuç olarak sınıf arkadaşlarından çok daha kısadır.Lilith was born prematurely and, as a result, she is much shorter than her classmates.
Fritz’in arkadaşları onun doğumgününü kutlamasına katılır.Fritz’s friends join him to celebrate his birthday.
G. Askaryan bu öneriyi bazı öğretmenleri ve öğrenci arkadaşları ile tartıştı.G. Askaryan discussed this proposal with some of his teachers and fellow students.
İki hafta içinde, Tew'ün arkadaşları ve ailesi toplam 4700 piksel aldı.After two weeks, Tew's friends and family members had purchased a total of 4,700 pixels.
Arkadaşlar grubu Cafe Momuş'e girerler.The friends enter the Cafe Momus.
1951'de ilk uluslararası hit kayıdı "Bonjour les amies" ("Merhaba Arkadaşlar") oldu.In 1951, he had his first international hit record, "Bonjour les amies" ("Hello Friends").
Arkadaşlarının güldüğünü görünce Juilliard'a ismini verenin onlar olduğunu düşünür.Seeing his friends laughing, he believes they gave his name to Juilliard.
Çocukları ve arkadaşlarının ziyaretlerini reddetti.He refused visits from his children and friends.
"Biz çok uzaktayız fakat kalbimiz Fransa'daki akrabalarımız ve arkadaşlarımızla birlikte.He added, "We are far away but our hearts today with our families and friends in France.