Arkadaşlarımdan hiçbiri Fransızca konuşmaz.None of my friends speak French.
Tom Mary'nin en yakın arkadaşlarından biridir.Tom is one of Mary's closest friends.
Gelecek hafta sonu arkadaşlarımla bir pikniğe gidiyorum.I'm going on a picnic with my friends next weekend.
Tom'un arkadaşlarından bazılarını tanıyorum.I know some of Tom's friends.
Tom ve Mary arkadaşların mı?Are Tom and Mary your friends?
Arkadaşlarını unutma.Don't forget your friends.
Bizim takımda Fransızca konuşamayan bazı arkadaşlarımız var.We have some guys on our team who can't speak French.
Bir sürü iyi arkadaşlarım var.I've got a lot of good friends.
Tom dün gece arkadaşlarıyla takıldı.Tom hung out with his friends last night.
Tom, Mary'nin çocukluk arkadaşlarından biridir.Tom is one of Mary's childhood friends.
Sınıf arkadaşlarımla birlikte olmaktan hoşlanırım.I like to be with my classmates.
Ailemi ve arkadaşlarımı özlüyorum.I miss my family and my friends.
Tom sık sık arkadaşları hakkında blogunda yazar.Tom often writes about his friends in his blog.
Benim arkadaşlarımla tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet my folks.
Tom ve arkadaşları kovboylar ve Hintliler oynadı.Tom and his friends played cowboys and Indians.
Tom arkadaşlarıyla sohbet ediyor.Tom is chatting with his friends.
Dün sınıf arkadaşlarınızla konuştunuz mu?Did you talk to your classmates yesterday?
Orada bir hayli iyi arkadaşları vardı.He had many good friends there.
Tom yardım için bazı arkadaşlar aradı.Tom called some friends for help.
Takımımızda hiç Fransızca anlamayan bazı arkadaşlarımız var.We have some guys on our team who don't understand French at all.
Sadece arkadaşlarınız kitaplarınızı çalar.Just your friends steal your books.
Neden sınıf arkadaşlarına merhaba demiyorsun?Why don't you say hi to your classmates?
Onlar hâlâ arkadaşlar, değil mi?They're still just friends, right?
Tom arkadaşlarıyla kalmak zorunda kaldı.Tom was forced to stay with friends.
Arkadaşlarımla eğitim almayı seviyorum.I love training with my friends.
Arkadaşlarımla antrenman yapmayı seviyorum.I love training with my friends.
Sınıf arkadaşlarınız nasıl tepki verirdi?How would your classmates react?
Neredeyse en iyi arkadaşlar gibiyiz.We're almost like best friends.
Biz en iyi arkadaşlar gibiyiz.We're just like best friends.
Bunu arkadaşlarınla paylaş.Share this with your friends.
Takım arkadaşlarım harikaydılar.My teammates have been great.
En iyi arkadaşlar gibi görünüyorlar.They look like best friends.
İyi hafta sonları, arkadaşlar.Have a great weekend, folks.
Tom'un takım arkadaşlarının ona ihtiyacı var.Tom's teammates need him.
Tom dışarıda arkadaşlarla birlikteydi.Tom was out with friends.
Onun hakkında arkadaşlarımla konuştum.I talked to my friends about it.
Yeterli arkadaşlarım var.I have enough friends.
Tom'un arkadaşları güldü.Tom's friends laughed.
Tom nufuzlu arkadaşları olan biri.Tom is well connected.
Arkadaşlarınıza değer verin.Cherish your friends.
Tüm arkadaşlarım video oyunları oynamayı sever.All my friends like playing videogames.
Belki onlar arkadaşlar.Maybe they're friends.
Biz arkadaşları ayırdık.We parted friends.
Arkadaşlarını uyar.Warn your friends.
Tom'un arkadaşları var.Tom has friends.
Teşekkür ederim arkadaşlar.Thank you, my friends.
Teşekkürler arkadaşlar.Thank you, my friends.
Sakin olun arkadaşlar.Calm down, guys.
Bir çok iyi arkadaşlarımız var.We have many good friends.
Ortak arkadaşlarımız var.We have friends in common.
Yeni deneyimler ve yeni arkadaşlar hayatınızı zenginleştirecek.New experiences and new friends are going to enrich your life.
O, Wilber'in arkadaşları için bir barmendi.He was a bartender for Wilber's friends.
Boston'da arkadaşların var mı?Do you have friends in Boston?
Tom sık sık arkadaşlarıyla şarkı söyler.Tom often sings with his friends.
Tom arkadaşlarına elveda dedi.Tom said goodbye to his friends.
Keşke arkadaşlarla geçirmek için daha fazla zamanım olsaydı.I wish I had more time to spend with friends.
Arkadaşlarımla zaman geçirmekten hoşlanıyorum.I like spending time with my friends.
Verdiğimiz partiden bütün arkadaşlarına bahset.Tell all your friends about the party we're having.
Burada sen arkadaşlarının arasındasın.Here you are among your friends.
Siz Jim'in arkadaşları olmalısınız.You must be Jim's friends.