Siz arkadaşlar onu benim için yapardınız, değil mi?You guys would do that for me, wouldn't you?
Tom'un arkadaşlarının çoğundan daha akıllısın.You're brighter than most of Tom's friends.
Tom'un arkadaşlarının çoğundan daha gevezesin.You're more talkative than most of Tom's friends.
Tom'un arkadaşlarının çoğundan daha uzunsun.You're taller than most of Tom's friends.
Tom ve ben en iyi arkadaşlarız.Tom and I are best friends.
Tom ve ben Mary'nin sınıf arkadaşlarıyız.Tom and I are Mary's classmates.
Tom ve ben ruh arkadaşlarıyız.Tom and I are soul mates.
Tom ve ben en iyi arkadaşlar olduk.Tom and I became best friends.
Tom ve ben uzun süredir yakın arkadaşlarız.Tom and I have been close friends for a long time.
Tom ve ben çocukluğumuzdan beri iyi arkadaşlarız.Tom and I have been good friends since we were kids.
Tom ve ben en iyi arkadaşlardık.Tom and I used to be best friends.
Tom ve ben yakın arkadaşlardık.Tom and I used to be close friends.
Tom ve Mary benim sınıf arkadaşlarım.Tom and Mary are my classmates.
Tom ve Mary arkadaşları ile birlikte dans etmeye gitmeyi severler.Tom and Mary like to go dancing with their friends.
Tom muhtemelen arkadaşlarından bazılarıyla dışarıda içki içiyor.Tom is probably out drinking with some of his friends.
Tom arkadaşlarını etkilemeye çalıştı.Tom tried to impress his friends.
Tom, Mary'nin arkadaşlarını kıskanıyor.Tom is jealous of Mary's friends.
Onlar çabucak en iyi arkadaşlar oldular.They quickly became best friends.
Tolstoy, gerçek arkadaşların birbirlerine güvenmelerini söyledi.Tolstoy said that true friends must trust each other.
Aferin arkadaşlarım.Well done, my friends.
Beni destekledikleri için arkadaşlarıma ve aileme teşekkür etmek istiyorum.I want to thank my friends and family for supporting me.
Siz arkadaşlar nereye gidiyorsunuz?Where are you guys going?
Tom ve Mary en iyi arkadaşlar oldular.Tom and Mary became best friends.
Tom ve Mary kısa sürede iyi arkadaşlar oldular.Tom and Mary soon became best friends.
Tom arkadaşlarının onun olduğunu düşündüğü kadar zengin değil.Tom isn't as rich as his friends think he is.
Tom arkadaşlarının kendisinin ağladığını görmesini istemiyordu.Tom didn't want his friends to see him cry.
Onun arkadaşları kıskançtı.Her friends were jealous.
Arkadaşların kıskanacaktır.Your friends will be jealous.
Tom arkadaşlarından birinin ehliyetini görmesini istemedi.Tom didn't want any of his friends to see his driver's license.
Şu anki ya da eski erkek arkadaşlarınla ilgilenmiyorum.I'm not interested in your current boyfriend or ex-boyfriends.
Herhangi biriniz arkadaşlarımdan biriyle çıkmakla ilgilenir misiniz?Would either of you be interested in going on a blind date with one of my friends?
Batman ve Robin arkadaşlar.Batman and Robin are friends.
Git ve arkadaşlarınla oyna.Go and play with your friends.
Üzülmeyin. Yeni arkadaşlar edineceksiniz.Don't worry. You'll make new friends.
Bostonlu arkadaşların da istenilenden daha çok bu gece partime gelecekler.Your friends from Boston are more than welcome to come to my party tonight, too.
Buradaki birçok kişi Tom'un en iyi arkadaşları olduğunu düşünüyorlar.Many people here consider Tom their best friend.
Siz arkadaşlar Tom'u gördünüz mü?Have you guys seen Tom?
Tom'un hâlâ Boston'da kalan arkadaşları olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom still has any friends left in Boston?
Paramın çoğunu elbiselere, müziğe, filmlere ve arkadaşlarla çıkmaya harcarım.I spend most of my money on clothes, music, movies and going out with friends.
O beni bütün arkadaşlarıyla tanıştırdı.He introduced me to all his friends.
Tom Mary'yi bütün arkadaşlarına tanıştırdı.Tom introduced Mary to all his friends.
Tom beni bütün arkadaşlarına tanıştırdı.Tom introduced me to all his friends.
Tom Mary'nin kendisini bütün arkadaşlarıyla tanıştırmasını istedi.Tom wanted Mary to introduce him to all her friends.
Siz arkadaşlara bir şey yaptım.I made you guys something.
Tom'un tüm dünyadan arkadaşları var.Tom has friends all over the world.
"Tom ve Mary çıkıyorlar mı?" "Hayır, onlar sadece iyi arkadaşlar.""Are Tom and Mary dating?" "No, they're just good friends."
"Tom ve Mary çıkıyorlar mı?" " Hayır, sadece iyi arkadaşlar.""Are Tom and Mary dating?" "No, they're just good friends."
Tom çalışma arkadaşlarıyla iyi geçinmez.Tom doesn't get along with his coworkers.
Tom arkadaşlarımın önünde beni utandırdı.Tom embarrassed me in front of my friends.
Tom ve ben eskiden oda arkadaşlarıydık.Tom and I used to be roommates.
Tom, odanın ortasındaki büyük bir masanın etrafında arkadaşlarıyla birlikte oturdu.Tom sat with friends around a big table in the center of the room.
Sen Tom'un arkadaşlarından birisi değil misin?Aren't you one of Tom's friends?
Onun birçok kadın arkadaşları vardır.He has a lot female friends.
Erkek kardeşlerinin arkadaşlarından herhangi biri bekar mı?Are any of your brother's friends single?
Kız kardeşinin arkadaşlarından herhangi biri bekar mı?Are any of your sister's friends single?
"Tom ne yapıyor?" "Sanırım arkadaşlarına mesaj çekiyor.""What is Tom doing?" "I think he's texting his friends."
Tom'la tanıştığımda bazı arkadaşlarla bir partideydim.I was at a party with some friends when I met Tom.
Siz arkadaşlar Tom'un evine gittiniz mi?Have any of you guys been to Tom's house?
Sen kolayca arkadaşlar edinir gibi görünüyorsun.You seem to make friends easily.
Tom şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar.Tom car-pools with friends to save on parking fees in the city.