O, arkadaşlarıyla takılmak için dersten kaçtı.She skipped class to hang out with her friends.
Eğer arkadaşların köpründen atlarsa sen de atlar mısın?If your friends jumped off a bridge, would you?
O, sahte arkadaşlar ve utanmaz kadınlarla çevrili bir masada oturuyor.He sits at a table, surrounded by false friends and shameless women.
Hayvanlar bizim arkadaşlarımızdır.Animals are our friends.
İyi geceler, arkadaşlarım.Good night, my friends.
Arkadaşlarımızı ziyaret edeceğiz.We will pay our friends a visit.
Arkadaşlar her zaman birbirlerine yardım etmek için hazırlıklıdırlar.Friends are always prepared to help each other.
Tom'un ve senin arkadaşlarının nereye gittiğini biliyor musun?Do you know where Tom and your friends went?
Tom'un ve sizin arkadaşlarınızın nereye gittiğini biliyor musunuz?Do you know where Tom and your friends went?
Bütün arkadaşlarım Tom'u sever.All my friends like Tom.
Arkadaşlarımın hepsi Tom'u sever.All of my friends like Tom.
Okuldan geldim, sonra arkadaşlarımla dışarı çıktım.I came back from the school, then I went out with my friends.
Tom arkadaşlarıyla birlikte parkta olabilir.Tom might be in the park with his friends.
Tom arkadaşlarıyla birlikte olabilir fakat olduğunu sanmıyorum.Tom could be with his friends, but I don't think he is.
Tom'un arkadaşlarıyla birlikte olduğuna dair bir ihtimal var ama olduğunu sanmıyorum.There's a possibility that Tom is with his friends, but I don't think he is.
Ben yeni arkadaşlar edinmeye çalışıyorum.I'm working on making new friends.
Mary oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşmak istemiyor.Mary doesn't want to share her toys with her friends.
Tom arkadaşlarının yardımıyla çiti boyadı.Tom painted the fence with the help of his friends.
Tom arkadaşlarına ev ödevlerinde yardım etti.Tom helped his friends with their homework.
Tom benim en eski arkadaşlarımdan biri.Tom is one of my oldest friends.
Keşke daha fazla yakın arkadaşlarım olsa.I wish I had more close friends.
Bazı arkadaşlarım iyi İngilizce konuşurlar.Some of my friends speak English well.
Tom kibirli ve iş arkadaşlarının hepsinden daha iyi olduğunu düşünüyor.Tom is arrogant and thinks that he's better than all of his coworkers.
"Tom'un TV gösterisi , "Tom ve arkadaşları"'nı gördün mü?Have you seen Tom's TV show, "Tom and Friends"?
Arkadaşlarımla buluştum.I met my friends.
Arkadaşlarınıza Tatoeba'dan bahsedin.Tell your friends about Tatoeba.
Emily ve Melanie yakın arkadaşlardır.Emily and Melanie are close friends.
Şimdilik bu kadar, arkadaşlar.That's all for now, folks.
Arkadaşlar edindin mi?Have you made friends?
Bu insanlar arkadaşlarımız.These people are our friends.
Arkadaşlarım var.I have friends.
Arkadaşlarına yardım etmek istedi.She wanted to help her friends.
Arkadaşlarına yardımcı olmak istedi.He wanted to help her friends.
Siz arkadaşlara odamın dışında kalmanızı kaç kez söyledim.How many times have I told you guys to stay out of my room?
Tom gibi arkadaşlarla takılmamanızı size kaç kez söyledim.How many times have I told you not to hang out with guys like Tom?
Siz arkadaşlar ne kadar ödüyorsunuz?How much are you guys paying?
Siz arkadaşlar ne kadar harcadınız?How much did you guys spend?
Günaydın, arkadaşlar, bu "Hayat acıdır!" programı.Good morning, friends, this is the programme "Life is pain!".
Sen ve Tom çocukluk arkadaşlarısınız, değil mi?You and Tom were childhood friends, right?
Merhaba, ben arkadaşları arıyorum.Hi, I'm looking for friends.
Siz arkadaşlar noel için ne aldınız?What did you guys get for Christmas?
Bütün arkadaşlarım Fransızca konuşurlar.All my friends speak French.
Tom'un davranışlarının onun iş arkadaşları üzerinde çok olumsuz etkileri vardı.Tom's behaviour had very negative effects on his workmates.
Yeni arkadaşlar edinmek istemiyorum!I don't want to make new friends!
Tom'un arkadaşlarından herhangi biriyle tanıştın mı?Have you met any of Tom's friends?
Tüm aileme ve arkadaşlarıma, mutlu bir 2014 yılı dilerim.Happy 2014 to all my family and friends.
Şu adamlar senin arkadaşların mı?Are those guys your friends?
Siz arkadaşların bir şeye ihtiyacı var mı?Do you folks need anything?
Siz arkadaşlar aynı okula mı gidiyorsunuz?Do you guys go to the same school?
Siz arkadaşları tekrar gördüğüme sevindim.I'm glad to see you guys again.
Mary tüm arkadaşlarına nişan yüzüğünü gösterdi.Mary showed all her friends her engagement ring.
Siz arkadaşlar ne istiyorsunuz?What do you guys want?
Siz arkadaşlar neden buradasınız?Why are you guys here?
Siz arkadaşlar aile gibisiniz.You guys are like family.
Siz arkadaşlar gerçekten iyi arkadaşlarsınız, değil mi?You guys are really good friends, aren't you?
Siz arkadaşlar gidin ve eğlenin.You guys go and have a good time.
Siz arkadaşlar gerçekten eldivenler giyiyor olmalısınız.You guys should really be wearing gloves.
Siz arkadaşlar gerçekten kasklar giyiyor olmalısınız.You guys should really be wearing helmets.
Siz arkadaşlar gerçekten güvenlik gözlükleri takıyor olmalısınız.You guys should really be wearing safety glasses.
Siz arkadaşlar gerçekten mayo giyiyor olmalısınız.You guys should really be wearing swimsuits.