arkadaşları ile cümle

arkadaşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, çılgın ateşin arkadaşlarıdırlar.But those who disbelieve and deny Our revelations are residents of Hell.
Sahiplerinde (ya da arkadaşları olan peygamberde) delilikten hiçbir şey olmadığını düşünmüyorlar mı?Have they not bethought themselves their companion is not mad?
Artık gerçekten, zulmedenler için, (geçmişteki) arkadaşlarının günahlarına benzer bir günah vardır.Those who do wrong will indeed come to the same end as their fellows (of old).
Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi.'But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Düşünmüyorlar mı ki, arkadaşları olan peygamberde deliliğin eseri yoktur.Have they not bethought themselves their companion is not mad?
Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Düşünmediler mi ki, o arkadaşlarında cinnetten eser yok.Have they not bethought themselves their companion is not mad?
Şu bir gerçek ki, zulmedenlerin, tıpkı arkadaşlarının günahları gibi günahları vardır.Those who do wrong will indeed come to the same end as their fellows (of old).
Arkadaşlarını çağırdılar, o da hançerini kapıp deveyi boğazladı.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Muhammed'de) delilik yoktur?Have they not bethought themselves their companion is not mad?
Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Onlar arkadaşlarında herhangi bir cinnet bulunmadığını hiç düşünmediler mi?Have they not bethought themselves their companion is not mad?
Şüphsiz ki, zulmedenlerin geçmiş arkadaşlarının payı gibi, dolgun bir azab payı vardır.Those who do wrong will indeed come to the same end as their fellows (of old).
Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Onlar en yakın arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çıkarıp deveyi kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiç bir delilik yoktur.Have they not bethought themselves their companion is not mad?
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da çekip (deveyi) kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Ve arkadaşlarına sevinç içinde dönecektir.And will return to his people full of joy.
Oysa arkadaşları arasında sevinçliydi;He lived rejoicing among his people,
"Ey mahpus arkadaşlarım!“O both my fellow-prisoners!
İki topluluk da birbirini görünce Musa'nın arkadaşları dediler ki: Mutlaka bize yetişecekler.And when the two groups saw each other, those with Moosa said, “They have caught us.”
"Ey benim zından arkadaşlarım!“O both my fellow-prisoners!
"Ey benim zından arkadaşlarım! Rüyanıza gelince: Bir taneniz rab edindiği kişiye şarap sunacak.“O my two fellow-prisoners!
Ey zindan arkadaşlarım!“O both my fellow-prisoners!
"Ey benim zindan arkadaşlarım!“O both my fellow-prisoners!
"Ey benim zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine yine şarap sunacak.“O my two fellow-prisoners!
Her iki topluluk birbirini görünce, Musa'nın arkadaşları, "İşte yakalanıyoruz," dediler.And when the two groups saw each other, those with Moosa said, “They have caught us.”
Şeytan kime arkadaş olursa o, arkadaşların en kötüsüne düşmüştür.Whosoever has Satan for a comrade, an evil comrade is he.
Düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Muhammed'de) delilik yoktur? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.Have they not reflected? No madness is in their comrade; he is naught but a plain warner.
Arkadaşlarında hiç bir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.No madness is in their comrade; he is naught but a plain warner.
Düşünmediler mi ki, o arkadaşlarında cinnetten eser yok. Apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir o.Reflect they not that in their companions there is no madness! he is naught but a manifest warner.
Arkadaşlarında hiç bir delilik yoktur.There is no madness in their companion (Muhammad SAW).
Geçmişlerini ve geleceklerini onlara güzel gösteren birtakım arkadaşları onlara atadık.We have assigned companions to them, who make what is before them and behind them seem fair to them.
Oysaki onun, "Bize gel!" diye doğruya ve güzele çağıran arkadaşları vardır."Say, "God's guidance is the only guidance.
Arkadaşlarımın ArkadaşlarıFriends of Friends
Benim Ağım ve ArkadaşlarımMy Networks and Friends
Siz ve arkadaşlarınızTimeline NameYou and your friends
Tüm Arkadaşları KaldırRemove All Friends
& Tüm Arkadaşları SilRemove all Friends
% 1 ögesinin Yanlış Arkadaşları:False Friends of %1:
Arkadaşlarınızın ağında ilginç birşeyler olduNameSomething interesting has happened in your friends network
Adres defterinizdeki arkadaşlarınızCommentFinds entries in your address book
Arkadaşları göster:Show friends:
Arkadaşları AlınGet Friends
Arkadaşlarınızı sınamak için eğlenceli sınav uygulaması. NameFun quiz applet to test your friends.
Facebook arkadaşları ve onların durumlarını gösterirNameShows Facebook friends and their status
Facebook ArkadaşlarıCommentFacebook Friends
Facebook arkadaşları veri motoruNameFacebook friends data engine
"Bu arkadaşlarımız göz göre göre öldü.“These friends of ours died so obviously.
Topluluktaki arkadaşlarım öldürüldü" dedi."My colleagues in the community were killed."
Ortak arkadaşlarımız sayesinde tanıştık ve hemen bir yakınlık hissettik.We met through mutual friends, and felt a connection immediately.
Khawari'nin ölümünden sonraki gün, okul arkadaşları bir yürüyüş düzenledi.The day after Khawari’s death, her fellow students called a march.
Ailelerimizi, arkadaşlarımızı hatta kendimize olan saygımızı dahi herşeyimizi kaybettik.Iranian journalist and detainee Behrouz Boochani has been one of their voices.
Arkadaşlarımdan ve aşkımdan ayrı, Kalbim hüzünle dolu.I am separated from friends, and love, My heart full of sadness, I’m lonely and sick.
İkili her yıl Adriyatik'i yatla boydan boya gezip, yanlarında arkadaşlarını da getiriyor.They travel by yacht all over the Adriatic each year and bring friends with them.
Göstericiler arkadaşlarının tutukluluk hallerinin yeniden incelenmesini talep etti.Protesters demanded that the detainment of their fellow fighters be re-examined.
Ardından damat, sağdıcı ve diğer arkadaşları gelinin evine kadar yanık meşaleler taşıyorlar.The groom, his best man and other friends then carry lit torches to the bride's house.
Hırvatların sadece %12'si arkadaşlarına ve %1'i de iş arkadaşlarına hediye alacak.Only 12% of Croatians will buy gifts for friends, and 1% for colleagues.
Müzisyen arkadaşları da sanatçıya saygılarını sundular.Fellow musicians paid tribute to him.

İlgili Sayfalar