arkadaşları ile cümle

arkadaşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
O zaman bütün arkadaşlarım "Belki ben de gidip bunu yapmalıyım" dedi.And then all of my friends said, "Maybe I should go do that, too."
Biliyorsunuz arkadaşlarına, "Çetede aldığım şu paraya bakın" diyecekti."Hey, look at all the money I got in the gang."
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.I've deserted my friend. My dad. And myself.
Yıllık toplantılarından önce bazı arkadaşlarıyla yemek yiyecekler.He's having dinner with some of them before the annual meeting
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .He wrote letters in which he bragged about his ability to beat his friends at dice games.
Neyse ki, Brazilyalı arkadaşlarım çoğu yardım etmek için hazırdı.And fortunately, my Brazilian friends were more than ready to help.
Ve Brezilyalı arkadaşlarımdan anladığım kadarıyla basmakalıp konuşan bir adam olduğudur.And what I understand from my Brazilian friends is that this guy is just a cliche machine.
Oksitosin size arkadaşlarınız ve ailenizle fiziksel temas kurmanız için zorlar.Oxytocin makes you crave physical contact with your friends and family.
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Compared to your regular friends, they are boring and dull, right?
Buradaki öznel yükseklik -- bu arkadaşların değişik noktalarda gördüğünüz boyları.This is the subjective height -- the height you saw of these guys at various points.
Mutlu çocuklar, mutlu aileler, mutlu iş arkadaşları.Happy kids, happy families, happy colleagues.
O çizgiye göre, eğer arkadaşlarınız obez ise, sizin obez olma riskiniz %45 daha fazladır.It says that, if your friends are obese, your risk of obesity is 45 percent higher.
Şişman arkadaşlarınızı suçlayın."Blame your fat friends." (Laughter)
"Arkadaşlarınız kilo mu alıyor?"Are your friends gaining weight?
Arkadaşlarınızın birbirini tanıyıp tanımadığı sadece onların değil sizin genlerinize de bağlıdır.Whether your friends know each other has not just to do with their genes, but with yours.
Arkadaşlarını sık sık bu aygıtlarla haylazca hileler yaparak şaşırtırdı.Keen on mischievous pranks, Franklin would often shock his friends with these machines.
Bu takım arkadaşlarımızın geceleri hayalini kurduğu şey.This is what our teammates, we dream of at night.
Bütün arkadaşlarıma en sevdikleri TEDTalk'u altı kelime ile ifade etmelerini rica etmeye başladım.So I started asking all my friends, please take your favorite TED Talk and put that into six words.
Şimdi çok yakın arkadaşlarımda dahil... ...kim olursa olsun bunu kabul etmiyorum.Now I don't admit to that to anybody but my very close friends.
Bu yüzden, hayattaki en iyi arkadaşlarım kitaplarda okuduğum karakterlerdi.So my best friends in life were the characters I read about in books.
Bu karakterler benim arkadaşlarım oldu.And so these characters would become my friends.
Ya da arkadaşlarınızın işyerleri -- daha geniş düşünüyoruzOr maybe the workplace of your friends -- here we're forward thinking.
Ancak o öyle düşünmüyordu ama iş arkadaşları müdahalede bulundular ve şöyle dediler:He did not think so, however, but his coworkers did an intervention and they said,
Ekip arkadaşlarım bu teknolojiyi üretti.And our team members developed this technology.
Bu kağıt parçasında Lakotalı arkadaşlarımdan ve ailemden öğrendiğim şekliyle tarih bulunmaktadır.On this piece of paper is the history the way I learned it from my Lakota friends and family.
Karavanda yaşamaktan, kanepemde arkadaşlarımla olmaya zıpladım ve tekrar yazmaya başladım.I alternated between living in a van and couch surfing with friends. And I started writing again.
Yalnızım, ama ıssız değil - en yakın arkadaşlarımı benimle beraber kalbimde taşıdığım sürece.I am alone, but not lonely, as long as I bring my best friends in here in my heart.
Veya evlerimiz, eğer çocuk aileleriyle veya arkadaşlarıyla evde eğitim görmek istiyorsa.Or at home, if that's what they choose, to be educated with their families or friends.
Yakın ailemiz iyi arkadaşlarımız, sakin bir mahallemiz vardı.We had close family, good friends, a quiet street.
Üyeliğinizi ailenizle, arkadaşlarınız ve iş arkadaşlarınızla paylaşabilir, kiraya verebilirsiniz.You can choose to shareshare to family, friends and associates.
Arkadaşlarının önerdiği her şeyi denedi.He tried everything his friends suggested.
Şimdi de arkadaşlarımı mı kaybetmem gerek?I need to lose my friends too now?
Hepsi arkadaşları ve akrabaları olmasına rağmen önemli değil.Even though it was all their relatives and friends, it didn't matter.
Onlar bizim takım arkadaşlarımızdı !They were our teammates!
O anda arkadaşlarımın ne düşündüğünü hatırlıyorum.And I remember looking at the guys thinking,
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.And so you have this question: what does this lead to issues like war crimes?
Sen ve senin üzgün arkadaşların bile tüküremez.You and your sorry lot aren't even worth spitting on.
O sadece arkadaşlarına yardım ediyordu.He was just helping his friends.
Süperman, Wonder Woman ve arkadaşları Cebbar, Nura, Cami gibi ikonlarla takım olacaklar.Superman, Wonder Woman and their colleagues will be teaming up with icons Jabbar, Noora,
Paris'te sadece çingene arkadaşları var.He only has gypsy friends in Paris.
Bu yüzden TED arkadaşlarımdan bazılarını kelimelerimi okumakla görevlendirmeye karar verdim.So I've decided to recruit some of my TED friends to read my words aloud for me.
Twitter arkadaşlarımdan biri sadece ayak parmaklarıyla yazabiliyor.One of my Twitter friends can type only with his toes.
Arkadaşların seni bekliyor.Your friends are waiting. Oh my.
Burada arkadaşlarımla beraber yaptığım harici bir su kaynağını görüyorsunuz,Here is an outside water fountain that
Kardeşlerim, yoldaşlarım ve arkadaşlarım ben başka türlü konuşmak için buradayım.Brothers and Sisters, Comrades and Friends, I'm here to tell you differently.
- Arkadaşların,How lucky... your friends are....
- Çok şanslı. -- Ha? - Senin gibi bir arkadaşları var. .- Yok canım.Huh?? Your friends, they're lucky to have a friend like you..
Veya, sahip olduğum arkadaşlarımın değerini bilmeye çalışıyorum da diyebiliriz.Or rather, one can say that I try to take good care of the friends I have.
Arkadaşlarımdan birini, hamileydi.One of my friends was pregnant.
Arkadaşlarımız deli olduğumuzu düşünüyor.Our friends think we're mad.
Ama arkadaşlarım gibi, ben de bu işiBut like my friends, I can do that really well on Facebook,
Bu doktora sonrası eski arkadaşlarımdan, Rockefeller ÜniversitesindenBu doktora sonrası eski arkadaşlarımdan, Rockefeller Üniversitesinden
Bisiklet arkadaşlarımı resmin sonunda bana biraz endişeyle bakarken görebilirsiniz.You can see my fellow riders at the end of the picture, looking at me with some concern.
Takımdaki diğer arkadaşlarına, bisiklet ekibindeki, ve en önemlisi, kendine karşı sevgi ve saygı.love and respect to other fellow members in your team, in your biking team, and most importantly,
Bu isim Schumann'ın bayan arkadaşlarından birinin soyadından geliyor.That comes from the last name of one of Schumann's female friends.
Ve arkadaşlarından birine mesaj atıp diyor ki:Now, he texts one of his friends and says, you know,
arkadaşları Şevanya, Hodiya, Kelita, Pelaya, Hanan,and their brothers, Shebaniah, Hodiah, Kelita, Pelaiah, Hanan,
‹‹Ben yanıtlayayım seni Ve arkadaşlarını.I will answer you, and your companions with you.
Düşünmediler mi ki arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?Have they not bethought themselves their companion is not mad? He is only a plain admonisher.
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.

İlgili Sayfalar