arkadaşları ile cümle

arkadaşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdi, arkadaşlarını çağırıyor.Now, there he is calling to his friends.
Kurululmuş lahana cipsi yapın çok lezzetliler, kızım ve arkadaşları buna bayılıyor.Have dehydrated kale chips which are so delicious my teenage daughter and her friends love them.
Ben daima arkadaşlarımı cesaretlendiriyorum:I always encourage my friends:
İşte benim kahverengi arkadaşlarıma tavsiyem.Here's my advice to my brown friends. (Laughter)
Bütün bunları yapmaya o kadar odaklanmıştım ki arkadaşlarımı ve ailemi ihmal ediyordum.I was so focused on doing all these things that I was neglecting my friends and family.
"Onların yararına karar verirsem arkadaşlarım mutlu olacaklar.""My friends will be happy if I rule in their favor."
Uyuşturucuyla cebelleşen arkadaşlarım daha önce de oldu.I've seen friends struggle with drugs before.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.No one in their generation has spoken English.
Çoğumuzun yapacağını yaptım ve bunu bazı iş arkadaşlarım üzerinde denedim.I did what most of us do -- I tried it on some colleagues.
Arkadaşlarına saygı duymayı öğrenmeliler.They need to learn to respect their schoolmates.
Şimdi buradaki arkadaşları sıfırlamak istiyorum.Now, I just want to zero out these guys right here.
Kilonuzu arkadaşlarınıza twitter aracılığı le gönderiyorsunuz ve onlar size çeki düzen veriyor.You can Tweet your weight to your friends, and they can keep you in line.
Bu bilgileri arkadaşlarımla paylaşabilir, doktoruma verebilirim.I can share that with my friends, with my physician.
Arkadaşlar vardır, ve ARKADAŞLARIM vardır.There are friends, and there are FRlENDS.
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.I brought my scientific colleagues and sustainability practitioners into the prison.
Eşimle, arkadaslarımla, insanlarla olan ilişkimi düşündüm.And I thought about my relationship with my wife, with my friends, with people.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Every trip to the store, or to church or to a friend's house occasions a walk.
Matematikteki arkadaşlarıma ilk söylediğimde "Saçmalama.When I first told it to my friends in mathematics they said, "Don't be silly.
Arkadaşlarımın 20 yılını aldı.It took my friends 20 years.
En yakın arkadaşlarımdan bazıları kitaplardır.Some of my best friends are books.
Bir gece önce kamp yaptık ve Tibetli arkadaşlarım dışarıda uyuyacağımızı söyledi.And the night before, we camped, and my Tibetan friends said, "We are going to sleep outside."
Tanrı'dan, arkadaşlarımıza iyi bakmasını dileyelim.- Let's just ask God to take care of our friends.
Beni ve arkadaşlarımı öldürmek istedin.Bring me all the way up here just to blow me and my friends up?
Ve bu da tüm arkadaşları.And these are all of his friends.
Bu söylemi, arkadaşlarınızdan, ailenizden, medyadan ve okuldan yıllardır duyuyorsunuz.You have heard that phrase uttered by your friends, family, schools and the media for decades.
Arkadaşlarımın yanında normal bir çocuk olabildim.I was able to be a normal kid with my friends.
Çocukken, kız kardeşlerim ve arkadaşlarım benimle dalga geçerlerdi, George değil.As a boy, I was teased by my sisters and by schoolboys, but not by George.
Son olarak, Emma ailenizi seçemeyeceğini ancak arkadaşlarınızı seçebileceğinize inanıyordu.Last but not least, Emma believed that you can't pick your family, but you can pick your friends.
Arkadaşlarınızdan şişeye dokunmadan ya da şişeyi devirmeden parayı almalarını isteyin.Challenge your friends to remove the note but without touching the bottle or knocking it over.
Arkadaşlarınızdan balonu yalnızca bardağı kullanarak kaldırmalarını söyleyin.Challenge your friends to lift the glass just using the balloon.
Arkadaşlarınıza tamam deyin.Announce that the coin has flipped.
Arkadaşlarımın çoğu Japonca alıyordu.Most of my friends were taking Japanese.
Fakat arkadaşlarım bilmiyordu.But my colleagues didn't know.
Deri kıyafetlerimizi, dudak kremlerimizi, hatta bazen erkek arkadaşlarımızı.Leather gear, chapstick, sometimes even boyfriends.
Erkek arkadaşlarınızı mı?Boyfriends?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?I said, "Remember when we'd leave a really bad message on our ex-boyfriend's answering machine?
Proton Stüdyoları'ndan arkadaşlarımın bu animasyonu Büyük Patlama'ya dışarıdan bakışı gösteriyor.This animation from my friends at Proton Studios shows looking at the Big Bang from the outside.
Şimdiden eski arkadaşlarımla buluşacağım için heyecanlandım.I am already excited about meeting my old school mates.
Şey, burada olduğuna göre, arkadaşlarınla biraz vakit geçir.Well since you are here, spend some time with friends.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.He had friends in high places who assured him that he was of great value to the economy.
Bu benim çalışmam değil, ama MIT'deki çok iyi arkadaşlarımın çalışmaları.So, this isn't my work, but it's work of good friends of mine at MlT.
Bunun hayatlarını mahvettiğini ve arkadaşlarının rahatsız ettiğini söylemiştim.So I told you that it ruins people's lives and that their friends bug them.
Diğer takımlar ise, takım arkadaşlarına harcayanlar.Other teams, we give them money to spend on their dodgeball teammates.
Arkadaşlarınıza haber verin.We have...
Layma'nın arkadaşları arasında müslüman bir polis kadın da vardı.Among Leymah's friends was a policewoman who was Muslim.
Sonra arkadaşlarımı getirip, yerel amatörlere işlerin nasıl yapıldığını gösterecektik.Then I'd bring my friends, and we'd show local amateurs how it's done.
Henüz bilmiyorum, ama eminim Necmettin ve arkadaşları, zaten kafalarında planlamışlardır bile.Well I don't know yet, but I'm sure Najmuddin and his friends, they have it already in mind.
Ahmet tam burada arkadaşlarıyla futbol oynarken öldürüldü.He was killed right here while he was playing football with his friends.
Hatta dün, arkadaşlarım bizim evdeydi ve ayrılmak istediklerindeEven yesterday, I had my friends visiting me at home and when they wanted to leave,
Arkadaşlarımız koşuşurken Hamid yerde yatıyordu.Hamid went to the ground while our other friends ran away.
İlkokuldan arkadaşları gelmişti.The pupils from his preparatory school arrived.
Şimdi sen ne düşünüyorsun? Hamid'in arkadaşları İsrail'den daha çok nefret etmez mi?Now, don't you think that Hamid's friends will hate the Israelis more and more?
Öyle görünüyordu ki, komşularımız ve arkadaşlarımız içinIt seemed that for our neighbors and friends,
Oh Ha Ni'nin arkadaşlarıyız.We are Oh Ha Ni's friends.
Araba müziğini arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.Automobile music, you can share with your friends.
Bay Yamana'nın arkadaşlarından biri tarafından yapılmıştı.It was sculpted by one of Mr. Yamana 's friends.
'Ben size arkadaşlarının diyordun her kelimeyi duydum.''I heard every word you fellows were saying.'
Arkadaşlarınla gelmeni söylemiştim.I told you to take a friend.
Arkadaşlarım beni sevmiyor.The boys call me faggot."
Şöyle demişti: "Arkadaşlarına iyi davran.She said, "Be good to your friends.

İlgili Sayfalar