arkadaşları ile cümle

arkadaşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Veya ailem olmayabilir, arkadaşlarım olmayabilir..Or what if I have no family or friends?
Harika. Yakın arkadaşlarımızın bazıları eşcinsel ve lezbiyen.- If one person should be able to do something, then everybody else should be able to do it.
Ailelerinin onları reddedeceğinden ya da arkadaşlarını kaybetmekten korkuyorlar.- (Finebros) A lot of people who are gay are afraid to admit it and afraid to come out.
Peki arkadaşlarınızdan birinin eşcinsel olduğunu öğrendiniz... arkadaşlığınıza devam eder miydiniz?Deal with it. (everyone laughs)
Anlaşılan benim arkadaşlarımı benden iyi tanıyorsun. daha önce söylediğim gibiYou seem to know my friends better than I do. Like I said before,
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJunPyo, then do you remember your friends? Are you joking? Tell me my name.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Some of my friends spoke as if I was coming to the woods on purpose to freeze myself.
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Give me the scraps that my school friends have turned their noses up at."
Bu konuşmadan kısa süre sonra ailem ve bazı arkadaşlarımla yemekteydik.Shortly after I saw that, we had some friends over for dinner with the family.
18 yaşındayken, erkek arkadaşlarım duygularını ifade edemiyorlardı.When, at 18, my male friends were unable to express their feelings...
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imagine trying to make friends covered with razor-sharp poisonous barbs.
Doğal koruma işi ile ilgilenen arkadaşlarım ile konuşuyordum, ve onlaraI was speaking to a lot of my friends in the conservation business, and they --
Ve arkadaşlarımdan biri dedi ki,And they said -- this one friend of mine said,
Arkadaşlarım baksın ve kıskançlıktan çatlasın.I want my friends to look and drool.
Leo, bunlar benim liseden arkadaşlarım.Leo, these are my friends from high school.
Gel gelelim, kısa bir süre sonra hasta uyanıp ailesi ve arkadaşlarıyla konuşmaya başlayacak.Yet in a short time, this patient would be awake and chatting with his family and friends.
Arkadaşları Herbie'yi son saatlerinde ziyarete geliyorlar.[Narrator]
"Ben hiç arkadaşlarım var," Mary "dedi."I have no friends at all," said Mary.
Ve merhameti en kolay şekilde dostlarımıza ve arkadaşlarımıza genişletebiliriz.And so, you wind up most easily extending compassion to friends and allies.
Yalnızca arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek istiyor.She only wants to spend time with her friends.
Ve onları, sefil komşularından ve arkadaşlarından neyin ayırdığını saptamaya çalışıyorlar.And they try to pinpoint what it is that sets them apart from their miserable neighbors and friends.
Arkadaşlarıyla geçirecekleri vakti.They sacrifice friend time.
Arkadaşlarının isimleri nedir?What are the names of your friends?
Diğerleriyse desteklerini almak için arkadaşlarıyla, aileleriyle birlikte olur.Others will turn to their friends, their family, looking for support.
Kışın beni ve arkadaşlarımı sıcak tuttu.Well, it kept me and my mates warm in the winter. Yeah.
Çok sevimliydin. senin arkadaşların sevimli değil midir? öyledirler, ama senin kadar değil.Isn't your friend funny too? Funny, but not like you.
Bu arkadaşların her birinin n adet terimi olacak, çünkü n adet sütununuz var. -And each of these guys are going to have n terms because you have n columns.
Bu, ödülü kazanan arkadaşlarımdan bir tanesi.Here's one of my fellow winners.
Arkadaşlarınızlay ve özellikle aile büyüklerinizleyken böyle davranın.Just be that way with your friends and particularly the older members of your family.
O parayı geri istiyorlar! Bu parayı alıp Wall Street'teki haydut arkadaşlarına vermek istiyorlar!They want it back, so they can give it to their criminal friends on wall street.
Çoğu arkadaşlarım hala Dışişlerindeydi.A lot of my friends were still in it.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.And with my Albanian friends, we tried to stop it, but we failed.
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım, Güvenlik Konseyi'nin etrafından dolandık.Me and my colleagues at Independent Diplomat went around the U.N. Security Council.
Ve arkadaşlarınla görüş.And meet your friends.
"Eğlenceli arkadaşlarının, bunlar."Amusing fellows, they are.
Bu da demek oluyor ki, arkadaşlarınızın çoğu tip A.That means most of your friends you link to are type A.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.And my family and friends had gathered there to hear me speak.
Sadece ırkçı dostlarımla konuşup bütün arkadaşlarının sana sırtını çevirmesini sağlayacağımYou need to wash up, / Here, / take a step inside my shower! /
Pavlov ve arkadaşları, böylesi koşullu tepkilerin zamanla ortadan kalkmasını araştırdılar.Pavlov and others studied the extinction over time of such conditioned responses.
Ayrıca, bununla ilişkili başka programlarda çalışan arkadaşlarımız da var.And then we have others working in these other related programs.
Benim güçlü arkadaşları olan bir adama ihtiyacım var.I need a man who has powerful friends. I need a million dollars in cash.
Paran, itibarın, ailen ve arkadaşların senden alındıktan sonra bir amacın kalmıyor.Money, reputation, family, friends all stripped away. The people talking about you.
Arkadaşlarımın yardımıyla ayakta kalırım.I get by with a little help from my friends.
Benim çok kuvvetli arkadaşlarım var!I have powerful friends!
Eğer öğrendiğim bir şey varsa, o da arkadaşlarımın yardımı sayesinde, yükseklere çıkabiliyorum.If there's one thing I've learned, it's that I get high with a little help from my friends.
Sonra bir akşam, Lagos'ta, Louis ve ben arkadaşlarımızla dışarı çıktık.Then one evening, in Lagos, Louis and I went out with friends.
Bunlar benim arkadaşlarım.These are my friends.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.I was going in the tunnels of Paris, on the rooftops with my friends.
Bunlar arkadaşlarımın yüzleriydi.I mean, these were the faces of my friends.
Anne, büyükanne, en yakın arkadaşları oradaydı. Hepsi de hikayeyi haykırmak istiyordu.There was the mother, the grandmother, the best friend -- they all wanted to shout the story.
"Şimdi birkaç saattir buradasın arkadaşlarınla tartışıp ne olduğunu anlamaya çalışıyorsun."You know, you've been here for a few hours trying to understand, discussing with your fellows.
Bu büyük ihtimalle geçtiğimiz yıl arkadaşların yazdığı 21 uygulamanın en küçük olanı.It's probably the smallest of the 21 apps that the fellows wrote last year.
Bu arkadaşları gördünüz mü?Have you seen these guys?
Onun da nüfuzlu arkadaşları var.He has powerful friends.
- Arkadaşların zevklerini hiç bilmiyorlarmış.- Your friends don't have much taste, do they?
Birkaç hafta önce, arkadaşlarımdan biri 8 yaşındaki oğluna bir oyuncak araba hediye etti.So a few weeks ago, a friend of mine gave this toy car to his 8-year-old son.
Buradaki arkadaşlarımla birlikte çalıştım.I worked with these friends of mine that I have here.
Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.I wish I had stayed in touch with my friends. Number three:
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.They talked about feeling better understood by their friends and family.
Arkadaşlarıma ve aileme daha yakın olduğumu hissediyorum."I feel closer to my friends and family."

İlgili Sayfalar