arkadaşlık ile cümle
arkadaşlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Arkadaşlık kadar değerli bir şey yoktur.Nothing is as precious as friendship.
Duydum ki İngiliz insanlarla arkadaşlık kurmak zaman alıyor.I hear it takes time to make friends with the English people.
Ben onunla hâlâ arkadaşlık ettiğini duydum.I hear you are still associating with him.
Tom'la arkadaşlık etmemeni tavsiye ederim.I advise you not to keep company with Tom.
Totoro herkesle arkadaşlık yapar.Totoro makes friends with everyone.
Adam karısıyla arkadaşlık kurdu.The man took up with his wife.
Jim kızlarla arkadaşlık yapma sanatını biliyor gibi görünüyor.Jim seems to know the art of making friends with girls.
Bu oğlanlarla arkadaşlık ediyor musunuz?Do you make friends with these boys?
Senin hataların bile sana olan saygımı azaltmaz ve arkadaşlıkta önemli olan budur.Even your faults do not lessen my respect for you, and in friendship this is what counts.
İki arkadaş derin bir arkadaşlık bağı oluşturdular.The two friends have formed a deep bond of friendship.
Gerçek arkadaşlık bedelsizdir.True friendship is priceless.
Gerçek arkadaşlık paha biçilmezdir.True friendship is priceless.
Arkadaşlık özlemi çekiyorum.I long for company.
O kadın arkadaşlık istedi.He wanted female companionship.
İnsanlarla arkadaşlık kurma konusunda çok tutuk.He is very slow at making friends with anybody.
Gerçek arkadaşlık paradan daha değerlidir.Real friendship is more valuable than money.
Hiçbir şey arkadaşlıktan daha değerli değildir.Nothing is more valuable than friendship.
Tom'un Mary'ye arkadaşlık teklif edecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to ask Mary out.
Arkadaşlık sihirdir.Friendship is magic.
Arkadaşlık ve mutluluk ayrılamazlar.Friendship and happiness cannot be separated.
Aşk ve arkadaşlık birbirini dışlar.Love and friendship are mutually exclusive.
Gerçek bir arkadaşlık paradan daha değerlidir.A true friendship is more valuable than money.
Onu seviyorum ama o bizimkinin yalnızca arkadaşlık olduğunu söylüyor.I love her, but she says ours is just friendship.
O bana bir arkadaşlık isteği gönderdi.She sent me a friend request.
O ona bir arkadaşlık isteği gönderdi.He sent her a friend request.
O, arkadaşlık isteğimi reddetti.She refused my friend request.
Arkadaşlık isteğimi reddetti.He refused my friend request.
Biraz arkadaşlık ister misiniz?Would you like some company?
Facebookdaki arkadaşlık isteğini kabul ettiğin için teşekkür ederim.Thanks for accepting my friend request on Facebook.
Hiçbir şey arkadaşlıktan daha önemli değil.Nothing is more important than friendship.
Tom gibi insanlarla arkadaşlık etmem.I don't associate with people like Tom.
Sadece Tom'a arkadaşlık etmek için geldim.I just came along to keep Tom company.
Tom ve Mary birbirlerinin arkadaşlıklarından hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom and Mary seem to be enjoying each other's company.
Ona orada arkadaşlık edecek birini istiyor.She wants somebody to accompany her there.
Benim özel yeteneğim, her zaman, her yerde, herkesle bir arkadaşlık kurabilmemdir.My special talent is that I can form a friendship at any time, anywhere, and with anyone.
Diğer ülkelerden insanlarla arkadaşlık yapmak ilginçtir.Making friends with people from other countries is interesting.
Yalnız olmak kötü bir arkadaşlıktan iyidir.Better alone than in bad company.
Arkadaşlık web sitesini kullanmayı denedin mi?Have you tried using a dating website?
Tom ve Mary birbirlerinin arkadaşlıklarından hoşlanırlar.Tom and Mary enjoy each other's company.
Arkadaşlık ister misiniz?Would you like company?
Arkadaşlık aşktan daha mı önemli?Is friendship more important than love?
Sana selam teklif ediyorum ve aramızdaki arkadaşlık yoluyla barış olabilir mi.I bid you greetings and may there be peace through fellowship between us.
Bu, aşk ve arkadaşlık hakkında bir hikâyedir.This is a story about love and friendship.
Tom'la arkadaşlık kuracağım.I'll take it up with Tom.
Neden sadece benimle arkadaşlık kurmadın?Why didn't you just take it up with me?
Sana arkadaşlık edebilir miyim?Can I keep you company?
Bana kim arkadaşlık ederdi?Who would keep me company?
Sana arkadaşlık edebilirim.I can keep you company.
Onlarla arkadaşlık kuracağım.I'll take it up with them.
Onunla arkadaşlık kuracağım.I'll take it up with him.
Şirket politikası, farklı mevkilerdeki meslektaşları arkadaşlık etmekten men ediyor.Company policy precludes fraternization between co-workers.
Erdem haricinde hiçbir şey arkadaşlıktan daha mükemmel değildir.With the exception of virtue, nothing is more excellent than friendship.
Tom yeni arkadaşlıklar kurmaktan korkar.Tom is afraid to make new friends.
Arkadaşlık bilezikleri yapmayı severim.I love to do friendship bracelets.
Arkadaşlık, dünyadaki en değerli şeydir.A friendship is the most valuable thing in the world.
Gelip sana arkadaşlık edeceğim.I'll come over and keep you company.
Fadıl sevgi ve arkadaşlık arıyordu.Fadil was seeking love and companionship.
Arkadaşlıkları devam etmedi.Their friendship did not last.
Gerçek arkadaşlık yoktur.True friendship does not exist.
Leyla, Sami'yle arkadaşlık etti.Layla kept Sami company.