Arka planda görülenVistül nehriyle birlikte Frombork Katedrali ve çevresindeki binalarFrombork Cathedral and neighbouring buildings, with Vistula lagoon in the background
Sekans sırasında arka planda Rammstein'ın " Feuer Frei " şarkısı çalıyor."Feuer Frei" by Rammstein plays in the background during the sequence.
Arka planda Meryem Ana kilisesinin bulunduğu ana meydanMain square with the church of Our Lady of the Rosary in the background
İç hat kapısında bir Boeing 737-300 Norwegian Air Shuttle ve arka planda kontrol kulesiA Boeing 737-300 of Norwegian Air Shuttle at a domestic gate; the control tower in the background
Arka planda Scandinavian Airlines ve KLM Boeing 737 ile Widerøe Dash 8Widerøe Dash 8 with Scandinavian Airlines and KLM Boeing 737 in the background
Mauna Loa arka planda püskürürken, Saddle Road'da trafik görülebilirTraffic is visible on Saddle Road as Mauna Loa erupts in the background
Arka planda çalan hoş bir gitar sesi vardı.Im Hintergrund erklang angenehmes Gitarrenspiel.
Arka plandaki kilisenin resimdeki önemi, sanat tarihçileri arasında tartışma konusudur.Die Bedeutung der Kirche im Hintergrund ist bei Kunsthistorikern umstritten.
Arka planda Chrysler Binası görülebilir.Wenig entfernt steht das Chrysler Building.
Kurtarıcı İsa heykeli de arka planda yer almaktadır.Eine Figur des auferstandenen Jesus Christus befindet sich auf dem Schalldeckel.
Arka planda başka bir kadın ise suyun içinde yıkanmaktadır.Da kommt plötzlich eine andere Frau aus dem Bad.
Bu durum, onun sahnede arka planda kalmasına yol açıyordu.Die Waffe lässt er am Tatort zurück.
Jessica ilk albümünü çıkarttığında bir yıldız olunca Ashlee onun arka plandaki dansçılarından biri olmuştu.À la suite du succès du premier album de sa sœur, Ashlee devient danseuse de fond pour elle.
Arka planda gösterilen kitaplar ise 1982'den önce yayınlanan kitaplardı.Par souci de vraisemblance, les livres placés en arrière-plan ont tous été publiés avant 1982,.
Sağ tarafta ise arka planda bir, ön planda ise iki kadın ağlamaktadır.Au premier plan à droite, deux grosses sagaies (iklwas) lancées par les Zoulous.
Arka plandaki kilisenin resimdeki önemi, sanat tarihçileri arasında tartışma konusudur.L'histoire de la construction de l'église a fait l'objet de discussions entre historiens.
Kendisi aslında kazazedelerin arka plandaki lideridir.Il semble être en fait complice avec les fantômes du lieu.
Sonuç olarak Johnson, Kennedy'nin başkanlığı döneminde arka planda kaldı.Le programme est définitivement annulé au début de la présidence de Kennedy.
Arka planda ise Jean Genet'in "Balkon" adlı oyununun provaları devam etmektedir.Il est inspiré de la pièce Le Balcon de Jean Genet.
Arka planda bir başka kadın ise yıkanmaya devam etmektedir.Detrás de éste, otro hombre intenta nadar.
Arka plandaki dağ Kvaløya'daki Middagstind.El monte del fondo es Middagstind en Kvaløya.
Potosi Potosí 'de bir sokak ve arka planda Cerro Rico.En su centro el Cerro Rico de Potosí y el Cerro Menor.
Resimde büyük bir dalga üç tekneyi tehdit ederken Fuji Dağı arka planda yükselmektedir.Rappresenta tre imbarcazioni minacciate da una grande onda con il Monte Fuji che sorge sullo sfondo.
Sonuç olarak Johnson, Kennedy'nin başkanlığı döneminde arka planda kaldı.Johnson compì il resto del mandato presidenziale di Kennedy muovendosi con cautela.
Bu durum, onun sahnede arka planda kalmasına yol açıyordu.Il suo intento è quello di impedire che lei si esibisca sul palcoscenico.
"Nowhere" adlı müzikte arka plandaki nakaratta "Yanmaani" (ヤンマーニ, Yanmāni ) adlı bir kelime tekrarlanır.В песне «nowhere» часто повторяется рефрен «Yanmaani» (яп.
Miz arka planda kalıyordu.Его жена остаётся на заднем плане.
Arka planda cephesi yapılıp bitirilmemiş "San Petronio Bazilikası".На площадь выходит неоконченный фасад базилики Сан-Петронио.
Arka planda, dışarının göründüğü bir pencere ve sandığa kıyafet yerleştirmekte olan iki hizmetçi vardır.На заднем плане картины справа изображены две служанки, занятые сундуком с нарядами.
Williams ve West'in görüntüleri ise arka planda yer aldı.Билли и Чарльз заканчивают Вест-Пойнт.
Jessica ilk albümünü çıkarttığında bir yıldız olunca Ashlee onun arka plandaki dansçılarından biri olmuştu.عندما أصبحت جيسيكا سمبسون نجمة بعد إطلاق أول ألبوم لها، أصبحت آشلي واحدة من الراقصات الاحتياطيات لها.
Arka planda Temsilciler İtalyan Temsilciler Meclisi binası.هل تقصد المدينة؟ مدينة البندقية الإيطالية.
Modern Yunan ikonografik geleneğinde Demetrius arka planda yer alan Beyaz Kule ile birlikte tasvir edilir.O convenção iconográfica grega moderna representa Demétrio com a "Grande Torre Branca" ao fundo.
Arka plandaki kilisenin resimdeki önemi, sanat tarihçileri arasında tartışma konusudur.Ainda hoje, a sua inclusão na pintura impressionista é discutida pelos historiadores de arte.
Arka plandaki siyahlı kadın iki çocukla birliktedir.O enredo do vídeo gira em torno de duas crianças que estão juntos.
Arka planda Matarazzo Binası ile Alexandre Mackenzie Binası (Hafif Bina).Edifício Alexandre Mackenzie (Prédio da Light) com o Edifício Matarazzo ao fundo.
Serinin diğer eserlerinde olduğu gibi arka planda Fuji Dağı görülmektedir.Podobnie jak na wszystkich pracach z serii, w tle znajduje się góra Fudżi.
Bu durum, onun sahnede arka planda kalmasına yol açıyordu.Była tam bowiem w stanie stanąć na podium.
Savaş'tan sonra işine devam etmeye çalıştı ama savaş Almanya ekonomisini yıpratıp bilim arka planda kalmıştı.Wierzy w to do samego końca, choć wojna zabrała jej dzieci i zrujnowała ją finansowo.
Özel olarak, arka plandaki karanlık madde dağılımı tekrar yapılabilir.I synnerhet kan bakgrundsfördelningen av mörk materia rekonstrueras.
Arka planda Chrysler Binası görülebilir.Interiördetalj Chrysler Building syns i bakgrunden.
Bir kadın arka planda konuşmaktadır.Ön Nólsoy ses i bakgrunden.
Serinin diğer eserlerinde olduğu gibi arka planda Fuji Dağı görülmektedir.Як і всі інші гравюри з цієї серії, є пейзажем гори Фуджі.
Arka planda ise New York manzarası görünmektedir.На обкладинці — фотографія Нью-Йорка.
Fakat bir satır arka plandan arınmış.Зробивши попередній ескіз, він зосередився на задньому плані.
Lecter, arka plandaki sesten Kolnas'ın restoranındaki kuşların sesini fark eder.Ten však uslyší v pozadí ptáky z Kolnasovy restaurace.
Arka planda pempe nane şekeri desenleri kullanıldı.V přízemí byla prodejna cukrovinek Orion.
Arka planda ise Çin motifleri gösterilmiştir.De partea cealaltă se găseau pozițiile chineze, la rândul lor putenic fortificate.
Koyu duman bulutları arka planda yükselen bir kötülük önsezisidir.Brâul undat reprezintă răul Crișul Negru, care străbate zona.
Arka planda gösterilen kitaplar ise 1982'den önce yayınlanan kitaplardı.Textele ei vor apărea în cele câteva cărți publicate de autoare după 1989.
Ayrıca psikozun tipine ve arka planda yatan zihinsel hastalığa göre belirtiler ve yoğunlukları değişebilir.Attól függően, hogy a száj, vagy fej melyik irányában terjed, változó tünetek lehetségesek.
Arka planda Chrysler Binası görülebilir.A háttérben a Radisson-SAS hotel látható.
1990 sonrasında ise doğanın arka planda olduğu foto-gerçekçi bir yoruma gitti.Később visszatért a realista-naturalista megfogalmazású életképekhez.
Arka plandaki siyahlı kadın iki çocukla birliktedir.Toisen vanhemman selässä on kyydissä kaksi poikasta.
Arka planda, duvarda gölge yüzünden karanlık görünen bir adamın portresi asılı duruyor.Η πρώτη διακρίνεται σε ένα πορτρέτο που κρέμεται στον τοίχο πίσω από τις ανθρώπινες μορφές.
Arka plandaki siyahlı kadın iki çocukla birliktedir.Her har det titlen En Negerpige med to Børn.
Miz arka planda kalıyordu.U-redaksjonen stod bak.
Arka planda ortada bulunan bir volkan ve quetzaldan (özgürlüğü sembolize eden yerel bir kuş) oluşmaktadır.Det er en framside (brukersiden) og en bakside (utvikler- og selskapsiden).
Arka planda ise bir silüet beliriyor: bu bayanın eve gelen kocası.Mimpi adalah sebagai berikut: ada jalan menuju rumah.
Orochimaru'nun arka plandaki işlerini yürütmekteydi.Đây cũng là một trong các lí do cậu phản bội Orochimaru về sau.