Onun kız kardeşi ve ben kesinlikle iyi arkadaş olacağız.His sister and I will certainly become good friends.
Çinli bayan arkadaşlarımın onları disipline sokmamdan hoşlandıklarını biliyorum.I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
Çinli kadın arkadaşlarımın onları yola getirmemden zevk aldıklarını biliyorum.I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
Az önce bir trafik kazasında en iyi arkadaşımı kaybettim.I just lost my best friend in a traffic accident.
Genç arkadaşıma güzel bir hikaye anlat.Tell a beautiful story to my young friend.
Arkadaşım on yedi yaşındadır.My friend is seventeen.
Kız arkadaşının orgazm takliti yapmadığından nasıl emin olabilirsin?How can you be sure your girlfriend isn't faking her orgasms?
Çamaşır yıkarken oğlunun pantolonunun arka cebinde bir prezervatif buldu.While doing the wash she found a condom in the back pocket of her son's pants.
Sevgililer Gününü unuttuğu için erkek arkadaşıma kızgınım.I'm angry with my boyfriend for forgetting about Valentine's Day.
Yoksulluk ön kapını çaldığında sevgi arka kapıdan kaçar.When poverty knocks at your frontdoor, loves escapes through the backdoor.
Gelecek hafta arkadaşımı ziyaret etmek istiyorum.I want to visit my friend next week.
Bizim kız arkadaşımız, geçen hafta küçük bir kasabaya yolculuk etti.Our girlfriend traveled to a small town last week.
Bizim bir bayan arkadaşımız, geçen hafta küçük bir kasabaya bir seyahat yaptı.A woman friend of ours took a trip to a small town last week.
Arkadaşım geldi.My friend has arrived.
Arkadaşın şehri terk etti.Your friend left town.
Arkadaşlarımız parkta biraz yürüyüş yaptılar.Our friends took a walk in the park.
Arkadaşları benimle şehre gitti.His friends traveled to the town with me.
Arkadaşımla dışarı çıktım.I went out with my friend.
Kız arkadaşımın klitorisini bulamıyorum.I can't find my girlfriend's clitoris.
Arkadaşınız son zamanlarda ne yapıyor?What has your friend been doing recently?
Hiç param yok ve hiç arkadaşım da yok.I don't have any money and I don't have any friends either.
Onun bir sürü kız arkadaşı olmasına rağmen o hala bir oyuncu değil.Even though he's got a lot of girlfriends, he's still not a player.
Arkadaşım Hintlidir.My friend is Indian.
Arkadaşlarım dava sırasında yanımda durdu.My friends stood by me during the court case.
Oda arkadaşım Çince öğreniyor.My roommate is learning Chinese.
Vera, uyuşturucu alan onun eski en iyi arkadaşlarından bağını kesmek zorunda kaldı.Vera had to disassociate herself from her former best friends, who got into drugs.
Onlar arkalarında yüzlerce yaralı insan bıraktı.They left behind hundreds of wounded men.
Onlar ağaçların arkasından İngilizlere ateş etti.They shot at the British from behind trees.
O güvenilir bir arkadaştı.He was a trusted friend.
Onun diğer birkaç arkadaşı vardı.He had few other friends.
Artık orada az sayıda arkadaşı vardı.He had few friends there anymore.
Arkadaşının ölmekte olduğunu duymuştu.He had heard that his friend was dying.
Çok sayıda arkadaşından tavsiye istedi.He asked a number of friends for advice.
Tavsiye için, yakın arkadaşlarına güvenirdi.For advice, he depended on close friends.
O, bir arkadaşına çok yorgun ve güçsüz hissettiğini söyledi.He told a friend that he felt very tired and weak.
Başkan Taft arkadaşına sıcak bir veda mektubu yazdı.President Taft wrote a warm goodbye letter to his friend.
Arkadaşlarının kim olduğunu bilmek istiyorsan kendine bir hapis cezası al.If you want to know who your friends are, get yourself a jail sentence.
Hepimiz arkadaşız!We're all friends!
Burr arkadaşlarıyla vedalaştı.Burr told his friends goodbye.
İki grup arkadaşlar olarak buluştu.The two groups met as friends.
Kane başkanın eski bir arkadaşıydı.Kane was an old friend of the president.
Brown ve arkadaşları kaçmak zorunda bırakıldılar.Brown and his friends were forced to flee.
Onunla konuşmak için arkadaşları birer birer geldi.One by one, friends came up to speak to him.
Hamilton'un arkadaşlarından biri kuralları açıkladı.One of Hamilton's friends explained the rules.
Bay Clinton, o zamanlar Arkansas'ın valisiydi.Mr. Clinton was governor of Arkansas at the time.
Çişimi yapmam lazım, ama arkadaşların tamamen koridora üşüşüyorlar.I have to pee, but your friends are completely crowding the hallway.
Birçokları para için arkadaşlarına ihanet etti.Many betrayed their friends for money.
Arkadaşıma rastladım.I ran into my friend.
Arkadaşlara ihtiyacım var.I need friends.
Ben senin arkadaşlarını hiç sevmiyorum.I don't like your friends at all.
O benim arkadaşımdı.He was a friend of mine.
Yarın öğle yemeğinden sonra arkadaşlarla birlikte dışarı çıkacağız.Tomorrow I’ll go out with friends after having lunch.
İşlem sırasında arkadaşlarım yanımda durdular.My friends stood by me during the process.
Onun davranışı arkadaşlarının çoğunu hayal kırıklığına uğrattı.His behavior disappointed many of his friends.
O, kapının arkasına saklandı.He hid behind the door.
Ben arkadaşlarımla dışarı çıktım.I went out with my friends.
Arkadaşlarımla dışarı çıktım.It was with my friends that I went out.
Macedonya ve Bulgaristan arkadaş değildir.Macedonia and Bulgaria are not friends.
Bizim en iyi arkadaşımız bir doktordur.Our best friend is a doctor.
Kulağının arkasını kaşıdığımda,kedim mırıldanır.My cat purrs when I scratch behind his ears.