Erkek kardeşimin yakın bir arkadaşıdır.He is a close friend of my brother.
Onun özel arkadaşım olduğunu sanmıştım.I thought he was my special friend.
O benim arkadaşım değil.He is no friend of mine.
O benim arkadaşlarımın arasında dahildir.He is included among my friends.
O benim arkadaşım.He is my friend.
O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.He stuck his pencil behind his ear.
Başarabilmesinin sebebinin arkadaşlarının yardımından kaynaklandığını hissetti.He felt that the reason he was able to succeed was because of his friends' help.
O, arabasını binanın arkasına parketti.He parked his car behind the building.
Kendi hayatı riske atarak arkadaşını kurtardı.He saved his friend at the risk of his own life.
Ona tavsiyede bulunacak hiç arkadaşı yok.He has no friends to advise him.
O, yeni bisikletini arkadaşlarına göstermek için istekliydi.He was eager to show off his new bicycle to his friends.
O benim yakın arkadaşımHe is my close friend.
O benim yakın arkadaşım.He is my close friend.
Onun arkadaş canlısı bir doğası var.He has a friendly nature.
Kalabalıkta arkadaşını gözden kaybetti.He lost sight of his friend in the crowd.
Arka kapıyı kapatmayı düşünemeyecek kadar sarhoştu.He was too drunk to remember to shut the back door.
Dünyanın her yerinde arkadaşları vardı.He had friends all over the world.
O eski arkadaşını görmek için gitmiş olmalı.He must have gone to see his old friend.
Suçu arkadaşlarına attı.He fixed the blame on his friends.
İnsanlarla arkadaşlık kurma konusunda çok tutuk.He is very slow at making friends with anybody.
Birisiyle arkadaş olmada çok yavaş.He is very slow at making friends with anybody.
Mağazanın arkasındaki karanlık bir köşede gözden kayboldu.He disappeared into a dark corner at the back of the shop.
Sen hariç burada az sayıda arkadaşı var.He has few friends here except you.
Şimdilik arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He is living with his friend for the time being.
Planı iş arkadaşlarıyla birlikte yaptı.He made the plan along with his colleagues.
O ,projeyi iş arkadaşlarıyla birlikte planladı.He planned the project along with his colleagues.
O ,iş arkadaşları arasında popülerdir.He is popular among his colleagues.
Onun arkasından kapıyı sessizce kapadı.He closed the door quietly behind him.
O, hastanede olan bir hasta arkadaşı ziyaret etti.He visited a sick friend who was in the hospital.
Onun kafasının arkasında gözleri var.He has eyes at the back of his head.
Ona arkadaşları tarafından saygı gösterilir.He is looked up to by his friends.
O, onlar onu görmesinler diye çalılıkların arkasına saklandı.He hid in the bushes so that they would not see him.
O onlardan arkadaşının intikamını aldı.He avenged his friend on them.
O, arkadaşlarının cinayetiyle kızdırıldı.He was angered by the murder of their comrades.
Kız arkadaşı ile Cumartesi günleri buluşmaktadır.He meets his girlfriend Saturdays.
Onun sırrını arkadaşlarına söyledi.He betrayed her secret to his friends.
Tebessümün arkasında üzüntüsünü sakladı.He hid his sadness behind a smile.
Her gün hasta arkadaşını görmeye geliyor.He comes to see his sick friend day after day.
O, çok iyi bir arkadaş değildir.He is not very good company.
O benden daha az sayıda arkadaşa sahip.He has fewer friends than I.
O gerçekten hoş bir arkadaş fakat ondan hoşlanmıyorum.He's quite a nice fellow but I don't like him.
Ona arkadaşları tarafından Ted denilirdi.He was called Ted by his friends.
Arkadaşından ödünç para aldı.He borrowed money from his friend.
O, arkadaşları tarafından terkedildi.He was deserted by his friends.
Onun birkaç arkadaşı var.He has a few friends.
Arkadaşları tarafından ona gülündü.He was laughed at by his friends.
O, arkadaşından yardım istedi.He turned to his friends for help.
O, arkadaşlarını kıskanıyordu.He was the envy of his friends.
O, arkadaşıyla tokalaştı.He shook hands with his friend.
O benim bir arkadaşım ve ona öyle davranırım.He is a friend and I treat him as such.
O, yardım için arkadaşına başvurdu.He turned to his friend for help.
O, arkadaşlarına karşı cömerttir.He is generous to his friends.
O, arkadaşının terfisini kıskanıyordu.He was envious of his friend's promotion.
Arkadaşının tavsiyesini dinlemedi.He took no notice of his friend's advice.
O, arkadaşının hayatını kurtardığı için bir kahraman olarak kabul edildi.He was regarded as a hero for saving his friend's life.
Arkadaşını polislerden sakladı.He hid his friend from the police.
O, arkadaşını yolcu etmek için istasyona gitti.He went to the station to see his friend off.
O enerjilerini arkadaşına yardım etmeye yoğunlaştırdı.He concentrated his energies on helping his friend.
O, arkadaşını ziyaret etti.He paid a visit to his friend.
O güvenirliğini kaybetti çünkü bir arkadaşına ihanet etti.He lost his credibility because he betrayed a friend.