O bir zamanlar onu tanıyordu ama onlar artık arkadaş değiller.He once knew her, but they are no longer friends.
Onun pek çok arkadaşı var.He has quite a few friends.
Arkadaşlarımız arasında Sırplar, Hırvatlar ve Müslümanlar var.Among our friends, there are Serbs and Croats and Muslims.
O bütün sınıf arkadaşlarıyla samimi.He is on speaking terms with his classmates.
Sınıf arkadaşlarına ayak uydurmaya çalışıyor.He tries to keep abreast of his classmates.
O, sınıf arkadaşlarından herhangi biri kadar akıllıdır.He is as clever as any of his classmates.
O başka bir sınıf arkadaşı kadar hızlı koşar.He runs as fast as any other classmate.
O tüm sınıf arkadaşlarıyla uyum içindedir.He is in harmony with all his classmates.
Sınıf arkadaşlarının hepsiyle iyi anlaşıyor.He is in harmony with all his classmates.
O, arka kapıdan gizlice içeri süzüldü.He sneaked around to the back door.
Onun bu şehirde birkaç arkadaş var.He has a few friends in this town.
O, Şikago'ya uçtu, orada bir arkadaşını gördü.He flew to Chicago, where he happened to see a friend.
O, adı Jack olan arkadaşımdır.He is my friend whose name is Jack.
O, bloktaki yeni bir çocukla çabucak arkadaş oldu.He quickly made friends with the new boy on the block.
O, ağacın arkasına saklandı.He hid behind the tree.
O, o gece arkadaşı Jesse Jackson'la toplantı hakkında konuşuyordu.He was chatting with his friend Jesse Jackson about the meeting that night.
O kimin arkadaşı?Whose friend is he?
O, onu kapının arkasına sakladı.He hid it behind the door.
O, kapının arkasında duruyordu.He was standing behind the door.
O, bana her gece çiçek getiren çok romantik bir erkek arkadaş.He's a very romantic boyfriend who brings me flowers each night.
O, arkadaşlarına karşı zorbalık yapardı.He used to bully his friends.
O bazı arkadaşlarına yazıyor.He is writing to some friends of his.
O, çadırının oldukça arkasındadır.He is way behind on his rent.
Tanıştığı herkesle arkadaş olur.He makes friends with everybody he meets.
Yolda yürürken eski bir arkadaşına denk geldi.While walking down a street, he ran into an old friend of his.
Bana onun geniş bir arkası olduğu söylendi.I am told he has a broad back.
Sınıf arkadaşları tarafından alay edildi.He was made fun of by his classmates.
Sınıf arkadaşları ile iyi geçinir.He is on good terms with his classmates.
Kendini sınıf arkadaşlarının alayına maruz bıraktı.He exposed himself to the ridicule of his classmates.
Arkadaşını uğurlamak için yurt dışına gitti.He went to the airport to see his friend off.
O asla arkasına bakmadı.He never looked back.
O, arkadaşlarına ihanet edecek son kişidir.He is the last person to betray his friends.
Binanın arkasına gitti.He went to the back of the building.
Köpeğine iyi bir arkadaş buldu.He found a good companion in his dog.
O, arkasında izleyen köpeği ile yürüyüşe çıktı.He went out for a walk, with his dog following behind.
Omzunun üzerinden arkasına baktı.He looked back over his shoulder.
O, kapının arkasında kendini sakladı.He hid himself behind the door.
O kapıyı onun arkasından kapattı.He shut the door behind him.
Onun hiç konuşacak arkadaşı yok.He has no friends to talk with.
Parkta yürürken eski arkadaşına rastladı.He came across his old friend while walking in the park.
Kendisi bir arkeolog'un yardımcısıdır.He is an archeologist's assistant.
O bir arkeologun asistanıdır.He is an archeologist's assistant.
Onun Diyette sayısız arkadaşları var.He has numerous friends in the Diet.
O bana iyi bir arkadaş olmuştur.He has been a good companion to me.
O, arkadaşlarıyla tenis oynayacak.He will play tennis with his friends.
Başı beladaki arkadaşını bırakamadı.He could not forsake his friend in trouble.
Muhtaç arkadaşlarına asla sırtını dönmez.He never turns his back on a friend in need.
Kallben iyi bir arkadaştır.He was a good fellow at heart.
Onun eşi, çocukları ve arkadaşları yok.He has no wife, no children and no friends.
Gerçekten güvenebileceğim tek arkadaş.He is the only friend I can really trust.
O benim eski bir arkadaşım.He is an old friend of mine.
O benim en iyi arkadaşım.He is my best friend.
O benim sınıf arkadaşım.He is my classmate.
O, erkek kardeşimin bir arkadaşıdır.He's a friend of my brother's.
O benim eski arkadaşım.He is my old friend.
O benim arkamda durdu.He stood behind me.
O benim iş arkadaşımdır.He is my working mate.
O tam benim arkamdaydı.He was just behind me.
O, benim en iyi arkadaşlarımdan biridir.He is one of my best friends.
O en iyi arkadaşlarımdan biri.He is one of my best friends.