Ana içeriğe geç
Sözlük

ark ile cümle

ark kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun birkaç arkadaş var.He has few friends.
O, arkadaşına üç kağıt yaptı.He played a trick on his friend.
Arkadaşlarına İngilizce öğretir.He teaches English to his friends.
Arkadaşlarına yazmakla çok meşgul.He is very busy writing to his friends.
Arkadaşları tarafından kahkahalarla gülünecek.He will be laughed at by his friends.
O, bir arkadaşını ziyaret etti.He dropped in on a friend.
Arkadaşının defterini kopyalamakla meşguldü.He was busy copying his friend's notebook.
Arkadaşının arabasını birkaç günlüğüne ödünç aldı.He borrowed his friend's car for a few days.
Birkaç günlüğüne arkadaşının arabasını ödünç aldı.He borrowed his friend's car for a few days.
Birkaç arkadaşı ve biraz parası vardı.He had few friends and little money.
O, arkadaşını uğurlamak için istasyondaydı.He has been to the station to see his friend off.
Arkadaş edinme sanatını bilir.He knows the art of making friends.
Arkadaş edinmeyi zor buldu.He found it hard to make friends.
O,bütün arkadaşları tarafından saygı görürdü.He was looked up to by all his friends.
Onlardan bazıları benim arkadaşlarım.Some of them are my friends.
Onlar arkalarında bir ses duydular.They heard a noise behind them.
Onlar kasabaya taşındıklarında arkadaş edinmeyi kolay buldular.When they moved to the town, they found it easy to make friends.
Onlar arkaya arkaya üç yıl Japonya Kupasını kazandılar.They won the Japan Cup three years in succession.
Onlar iyi arkadaş kaldı.They remained good friends.
Onun arkasından ona gülerler.They laugh at him behind his back.
Onlar, caddenin karşısındaki yeni komşuları ile arkadaş oldular.They have made friends with their new neighbors across the street.
Onlar bizim en sevgili arkadaşlarımız.They are our dearest friends.
Onlar benim sınıf arkadaşlarım.They are my classmates.
Onlar benim arkadaşlarım.They are my friends.
Bana her şeyde arka çıktılar.They backed me up in everything.
Anlaşmazlığı giderdiler ve tekrar arkadaş oldular.They made up and became friends again.
Onlar arkadaş kaldı.They remained friends.
O, onun zengin yeni bir erkek arkadaşı olduğunu öğrendiğinde rahatladı.He was relieved when she informed him that she had a rich new boyfriend.
O bir arkadaştan daha çok bir tanıdık.She is more an acquaintance than a friend.
O bir erkek arkadaş bulmuş gibi görünüyor.She seems to have found a boyfriend.
O birkaç arkadaşı var gibi görünüyor.She appears to have few friends.
O, birçok arkadaşı var gibi görünüyor.She appears to have many friends.
Ona bakacak hiçbir arkadaşı ya da akrabası yok.She doesn't have any friends or relatives to take care of her.
Çok az sayıda samimi arkadaşı var.She has very few close friends.
Onun birkaç mektup arkadaşı var.She has a few pen pals.
Onun çok erkek arkadaşı var ama bu özel.She has many boyfriends, but this one is special.
Birçok tanıdığı vardı ama, hiç arkadaşı yoktu.She had plenty of acquaintances, but no friends.
O, çok sayıda arkadaşı var gibi görünüyor.She appears to have a lot of friends.
Onun arkasından böyle bir şey söyleme!Don't say such a thing behind her back.
Aslında ailesi onun arkadaşları hakkında hiç bir şey bilmiyordu.Her family, as a matter of fact, knew nothing about her friends.
Babası onun arkadaşları ile kasabaya gitmesine asla izin vermedi.Her father never let her go to town with her friends.
O, arkadaşları kadar müziğe düşkün.She as well as her friends is fond of music.
Onun arkadaşı bir şarkıcıdır.Her friend is a singer.
Arkadaşları ona Ned diyor.Her friends call him Ned.
Daireyi arkadaşlarıyla paylaştı.She shared the apartment with her friends.
Onun bir sürü erkek arkadaşı var.She has too many boyfriends.
Kyoto'da çok fazla arkadaşı yok.She does not have many friends in Kyoto.
O, sınıf arkadaşı ile evlendi.She married her classmate.
O kahve içerken futbol oyunu hakkında arkadaşlarıyla sohbet etti.She chatted with her friends about the football game over coffee.
Bu kasabada çok arkadaşı yok.She doesn't have many friends in this town.
O hızla arkaya döndü.She turned around quickly.
O, birinin arkasına dokunduğunu hissetti.She felt someone touch her back.
O, partide Tom'la arkadaş oldu.She made friends with Tom at the party.
Partide beni arkadaşları ile tanıştırdı.She introduced me to her friends at the party.
İlk kez arkadaşlarına ihanet etti.She betrayed her friends for the first time.
Erkek arkadaşı için bir süveter örüyor.She is knitting a sweater for her boyfriend.
O benim kız arkadaşım.She is my girlfriend.
O, sınıf arkadaşlarına yetişmek için çok çalışmak zorunda kaldı.She had to study hard to catch up with her classmates.
O arka sokaklarda doğup büyüdü.She was born and brought up on the backstreets.
Evin arkasında bırakılan kedisini düşündü.She thought of her cat left behind at home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod