Hayır, hayır, hayır, biz İngiliz aristokrasisinin davranışlarını gözlemliyoruz.Không, không, không, chúng tôi đang quan sát hành vi của các tầng lớp quý tộc Anh.
Hayır, hayır, hayır, biz İngiliz aristokrasisinin davranışlarını gözlemliyoruz.Neen, neen, neen wij merkten het gedrag van Britse aristocratie op.
Hayır, hayır, hayır, biz İngiliz aristokrasisinin davranışlarını gözlemliyoruz.Ne, ne, ne, díváme se na chování britské aristokracie.
Hayır, hayır, hayır, biz İngiliz aristokrasisinin davranışlarını gözlemliyoruz.Ne, ne, ne, opazujemo obnašanje Britanskega plemstva.
Hayır, hayır, hayır, biz İngiliz aristokrasisinin davranışlarını gözlemliyoruz.No, no. Observamos el comportamiento de la aristocracia británica.
Hayır, hayır, hayır, biz İngiliz aristokrasisinin davranışlarını gözlemliyoruz.Nu, nu, nu, observăm comportamentul aristocraţiei englezeşti.
Hayır, hayır, hayır, biz İngiliz aristokrasisinin davranışlarını gözlemliyoruz.Όχι, όχι, παρατηρούμε την συμπεριφορά της Βρετανικής αριστοκρατίας.
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Dla przypomnienia, Arystoteles powiedział -- nie jest płaska, głupku, jest kulą.
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Even snel, Aristoteles. Zijn ding was: "Ze is niet plat sukkel, ze is rond!"
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.In breve, Aristotele, lui diceva: "non è piatta, stupidi, è tonda".
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.빨리 살펴보죠. 아리스토텔레스가 한 말은 '바보들아, 지구는 평평한게 아니고 둥글다고.'였습니다.
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Nur kurz, Aristoteles' Ding war, es ist nicht flach, Dummkopf, es ist rund.
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Por ejemplo, rápidamente: Aristóteles, lo suyo era: "no es plana, idiota, es redonda".
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Să facem o recapitulare rapidă: Aristotel, zicea că nu e plat, prostule, e rotund.
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Secara singkat, Aristoteles, katanya, bumi itu tidak rata, namun bulat.
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Tôi sẽ nhắc lại thật nhanh: Aristotle, ý kiến của ông là "Nó không phẳng, đồ ngu, nó tròn."
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Très rapidement, Aristote, son truc c'était, elle n'est pas plate, idiot, elle est ronde.
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Само набързо - тезата на Аристотел е била: не е плоска, глупаци, кръгла е.
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.Только быстро: Аристотель, его идея была: "Она не плоская, бестолковый, она круглая".
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.ממש בקצרה, אריסטו, הקטע שלו היה, "הוא לא שטוח, טיפשים, הוא עגול".
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.بسرعة، أرسطو، حجته كانت، انها ليست مسطحة، غباء، انها مدورة.
Hızlıca, Aristotle, onun şeyi, bu düz değil aptal yuvarlak.裁判が控えていたガリレオは慎ましくする必要がありましたが
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daEra un om foarte bogat şi într-un fel, făcea parte din aristocraţia Marii Britanii.
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'da일종의 영국 귀족 계급 출신이었습니다 메릴본에서는 토요일 밤이 되면
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'dalid van de Britse aristocratie.
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daUn samedi soir à Marylebone,
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daY si Ud. participaba en la vida intelectual de la época
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daהיה חלק מאצולת בריטניה. בלילות ימי שבת במרילבון,
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'daجزء من الطبقة الأرستقراطية في بريطانيا، وفي ليلة يوم أحد في ماريليبون،
İngiltere aristokrasisinin içindeydi. bir cumartesi gecesi Marylebone'da土曜日の夜には メリルボンの彼の家で 当時の知識階級を集めた ソワレ(夜会)が開かれていました
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.Aristotle nói một bi kịch là khi người anh hùng đối mặt với bản chất thật của mình.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.Arisztotelész szerint a tragédia az a pillanat, amikor a hős szemtől szembe kerül az identitásával.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.아시다시피 아리스토텔레스는 말했습니다, 비극이란 영웅이 자신의 자아와 마주치는 순간이라고요.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.Ni vet, Aristotele säger att tradegi är momentet när hjälten möter hans egna sanna identitet.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.Ştiţi, Aristotel spune că o tragedie este acel moment cînd eroul ajunge faţă în faţă cu propria sa identitate.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.Wg Arystotelesa tragedia to moment, w którym bohater staje twarzą w twarz ze swą tożsamością.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.Ξέρετε, ο Αριστοτέλης λέει ότι η τραγωδία είναι η στιγμή που ο ήρωας αντιμετωπίζει την αληθινή του ταυτότητα.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.Понимаете, Аристотель сказал что трагедия это тот момент когда герой становится лицом с самим собой.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.אתם יודעים, אריסטו אמר שטרגדיה היא הרגע שבה הגיבור נוכח, פנים מול פנים, לזהות האמיתית שלו.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.كما تعلمون، يقول أرسطوالمأساة هي اللحظة التي يأتي البطل وجهاً لوجه مع هويته الخاصة.
İşte Aristo der ki trajedi kahramanın gerçek kimliğiyle yüzyüze geldiği o andır.「悲劇とは 自分の真の人間性と向き合う時である」 (笑)
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Asadar iata-l pe judecatorul Scalia contestand premisa lui Aristotel a opiniei majoritatii.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Así que ahí lo tienen al juez Scalia enfrentando la premisa aristotélica de la opinión mayoritaria.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Di sini kita punya Hakim Scalia yang menentang pemikiran Aristoteles dan pendapat mayoritas.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Dus dat zegt rechter Scalia in strijd met de Aristotelische aanname van de meerderheidsvisie.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Ecco qui il giudice Scalia che combatte la premessa aristoteliana dell'opinione della maggioranza.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Il y a donc le juge Scalia qui s'en prend à la prémisse aristotélicienne de l'opinion majoritaire.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Så der har I Dommer Scalia, da han prøver kræfter med det aristoteliske præmis for flertallets holdning.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Takže tu máme soudce Scaliu zpochybňujícího Aristotelův předpoklad většinového mínění.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Tehát Scalia bíró megtámadta a többségi vélemény arisztotelészi premisszáját.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Vậy nên bạn có thẩm phán Scalia nói về tiên đề Aristotle của ý kiến số đông.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Zatem mamy sędziego Scalię kwestionującego Arystotelesową przesłankę o opinii większości.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Έτσι λοιπόν έχουμε το Δικαστή Σκαλία να αμφισβητεί τον Αριστοτελικό συλλογισμό της πλειοψηφικής άποψης.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Вот как судья Скалиа атакует положение Аристотеля, на который опиралось мнение большинства.
İşte Yargıç Scalia'nın genel kanaati etkileyen Aristo önermesini ele alış şekli.Ето го съдия Скалия, говорещ за аристотеловата предпоставка за мнението на мнозинството.
Kararlarımızı nasıl vermeliyiz? Platon mu, Aristo mu, Kant mı, yoksa Mill mi?Wie sollten wir unsere Entscheidungen treffen? ist es Plato, Aristoteles, Kant oder Mill?
Lester'ların bir tür aristokrat olduğunu düşünebiliriz.우리는 그들이 귀족층이라고 추측할 수 있습니다.
Lester'ların bir tür aristokrat olduğunu düşünebiliriz.היינו חושבים אולי שיש איזה סוג של אריסטוקרטיה לסטרית.
Lester'ların bir tür aristokrat olduğunu düşünebiliriz.لفكرنا ربما بنوع ارستقراطي من اللستريين
Lester'ların bir tür aristokrat olduğunu düşünebiliriz.レスターは社会の様々な階層に 属しています