ardına ile cümle
ardına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
14
ORT. KELİME
Ardından, Hollywood kapıları kendisine ardına kadar açılmıştır.Nuo tada boulingo klubai pradėjo atsidarinėti vienas po kito.
Ama Kildani ordusu kralın ardına düşerek Eriha ovalarında ona yetişti. Sidkiyanın bütün ordusu dağıldı.갈대아 군사가 왕을 쫓아가서 여리고 평지에 미치매 왕의 모든 군사가 저를 떠나 흩어진지라
Ama Kildani ordusu kralın ardına düşerek Eriha ovalarında ona yetişti. Sidkiyanın bütün ordusu dağıldı.А халдейската войска преследва царя та го стигна в ерихонските полета; и цялата му войска се разбяга от него.
Ama Kildani ordusu kralın ardına düşerek Eriha ovalarında ona yetişti. Sidkiyanın bütün ordusu dağıldı.וירדפו חיל כשדים אחר המלך וישגו אתו בערבות ירחו וכל חילו נפצו מעליו׃
Ama Kildani ordusu kralın ardına düşerek Eriha ovalarında ona yetişti. Sidkiyanın bütün ordusu dağıldı.فتبعت جيوش الكلدانيين الملك فادركوه في برية اريحا وتفرقت جميع جيوشه عنه.
Ama Kildani ordusu kralın ardına düşerek Eriha ovalarında ona yetişti. Sidkiyanın bütün ordusu dağıldı.迦 勒 底 的 軍 隊 追 趕 王 、 在 耶 利 哥 的 平 原 追 上 他 . 他 的 全 軍 都 離 開 他 四 散 了
Ama Kildani ordusu kralın ardına düşerek Eriha ovalarında ona yetişti. Sidkiyanın bütün ordusu dağıldı.迦勒底 的 軍隊 追 趕王 、 在 耶利哥 的 平原 追上 他 . 他 的 全軍 都 離開 他 四 散了
Askerlerine bak! Kadın gibi hepsi. Kapıların ardına kadar düşmana açık. Ateş yiyip bitirmiş kapı sürgülerini.Ímé, a te néped asszonynép te benned, földednek kapui tárva kitárulnak gyûlölõidnek, tûz emészti meg záraidat!
Askerlerine bak! Kadın gibi hepsi. Kapıların ardına kadar düşmana açık. Ateş yiyip bitirmiş kapı sürgülerini.너의 중 장정들은 여인 같고 너의 땅의 성문들은 너의 대적 앞에 넓게 열리고 빗장들은 불에 타도다
Askerlerine bak! Kadın gibi hepsi. Kapıların ardına kadar düşmana açık. Ateş yiyip bitirmiş kapı sürgülerini.Se, Folket i dig er som Kvinder, vidåbne for Fjenden er Portene ind til dit Land, Ild fortæred dine Slåer.
Askerlerine bak! Kadın gibi hepsi. Kapıların ardına kadar düşmana açık. Ateş yiyip bitirmiş kapı sürgülerini.הנה עמך נשים בקרבך לאיביך פתוח נפתחו שערי ארצך אכלה אש בריחיך׃
Askerlerine bak! Kadın gibi hepsi. Kapıların ardına kadar düşmana açık. Ateş yiyip bitirmiş kapı sürgülerini.هوذا شعبك نساء في وسطك. تنفتح لاعدائك ابواب ارضك. تأكل النار مغاليقك.
Askerlerine bak! Kadın gibi hepsi. Kapıların ardına kadar düşmana açık. Ateş yiyip bitirmiş kapı sürgülerini.你 地 上 的 人 民 、 如 同 婦 女 . 你 國 中 的 關 口 、 向 仇 敵 敞 開 . 你 的 門 閂 、 被 火 焚 燒
Askerlerine bak! Kadın gibi hepsi. Kapıların ardına kadar düşmana açık. Ateş yiyip bitirmiş kapı sürgülerini.你 地上 的 人民 、 如同 婦女 . 你 國中 的 關口 、 向 仇敵敞開 . 你 的 門閂 、 被 火焚 燒
Bağımsız Diplomat, birbiri ardına üç Kosova başbakanına ve'독립 외교관'은 이 후 세 명의 코소보 총리와 다자 협상팀의
Bağımsız Diplomat, birbiri ardına üç Kosova başbakanına veהדיפלומטיה העצמאית בסופו של דבר ייעצה לשלושה ראשי-ממשלה רצופים בקוסובו
Bağımsız Diplomat, birbiri ardına üç Kosova başbakanına veانتهى الديبلوماسي المستقل ، إلى تقديم الاستشارات إلى 3 رؤساء وزراء متعاقبين في كوسوفو
Bağımsız Diplomat, birbiri ardına üç Kosova başbakanına ve多国間交渉に参加する交渉団にもアドバイスしました
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Efra'im blir undertrykt, knust ved dom; for han fant for godt å følge menneskers bud.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Efraim er undertrykt, Retten knust; frivilligt løb han efter Fjenden.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Efraim está oprimido e quebrantado no juízo, porque foi do seu agrado andar após a vaidade.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Efraim este asuprit, zdrobit în judecată, căci a urmat învăţăturile cari -i plăceau.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Efraim è un oppressore, un violatore del diritto, ha cominciato a inseguire le vanità
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Efraim je potlačen, potrt vsled sodbe, ker se mu je ljubilo hoditi po postavi človeški.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Efraim je utisknutý, zlomený súdom, lebo volí chodiť za ľudským prikázaním.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Efraim lider förtryck, och hans rätt våldföres, ty han har tagit sig till att vandra efter tomma stadgar.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Efraín es oprimido y quebrantado en el juicio, porque quiso andar en pos de las vanidades
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Éphraïm est opprimé, brisé par le jugement, Car il a suivi les préceptes qui lui plaisaient.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Ephraim leidet Gewalt und wird geplagt; daran geschieht ihm recht, denn er hat sich gegeben auf Menschengebot.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Ép - ra-im bị hà_hiếp , bị nghiền nát trong sự đoán xét , vì nó đã bằng_lòng theo điều răn của loài_người .
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Ép-ra-im bị hà hiếp, bị nghiền nát trong sự đoán xét, vì nó đã bằng lòng theo điều răn của loài người.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Israël wordt verpletterd en gebroken door zijn vonnis, omdat zij vastbesloten was afgoden te volgen.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.I w tobie, o Judo! Efraim żniwo położył, gdym Ja zaś przywrócił pojmany lud mój.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.에브라임은 사람의 명령 좇기를 좋아하므로 학대를 받고 재판의 압제를 당하는도다
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.raim el van nyomva, összetörve az ítélettõl, mert tetszett néki követni az [emberi] rendelést!
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Sorrettu on Efraim, loukattu hänen oikeutensa, sillä hän tahtoi vaeltaa ihmiskäskyjen mukaan.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Utištěn jest Efraim, potřín soudem, však sobě libuje choditi za rozkazem.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Κατεδυναστευθη ο Εφραιμ, συνετριβη εν τη κρισει διοτι εκουσιως υπηγε κατοπιν προσταγματος
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Ефрем е насилван, поразен е в съдбата, Защото помисли за добре да следва суетните идоли;
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Угнетен Ефрем, поражен судом; ибо захотел ходить вслед суетных.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.עשוק אפרים רצוץ משפט כי הואיל הלך אחרי צו׃
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.افرايم مظلوم مسحوق القضاء لانه ارتضى ان يمضي وراء الوصية.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.以 法 蓮 因 樂 從 人 的 命 令 、 就 受 欺 壓 、 被 審 判 壓 碎
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.以法 蓮 因 樂從 人 的 命令 、 就 受 欺壓 、 被 審判 壓碎
Belki farketmişsinizdir, 100x olunca da noktadan sonra 3'ler ve 6'lar birbiri ardına sıralanıyor.Læg mærke til, at når vi ganger det med 100, står 3'erne og 6'erne ovenover hinanden.
Belki farketmişsinizdir, 100x olunca da noktadan sonra 3'ler ve 6'lar birbiri ardına sıralanıyor.x는 0.363636...이죠 그리고 100을 곱하면 36이 모두 같이 나열되죠
Belki farketmişsinizdir, 100x olunca da noktadan sonra 3'ler ve 6'lar birbiri ardına sıralanıyor.X de 100 X, isso. as partes repetição cancelará
Belki farketmişsinizdir, 100x olunca da noktadan sonra 3'ler ve 6'lar birbiri ardına sıralanıyor.Και προσέξτε πως όταν πολλαπλασιάζουμε με 100, τα τριάρια και τα εξάρια πάλι στοιχίζονται μεταξύ τους.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Dann sage ich: "Hier ist Ihr Beweis." Das hat mir geholfen, schon viele Leute hinter Gitter zu bringen.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Eu digo: "As provas estão aqui". Isso tem-me ajudado a pôr muita gente por detrás das grades.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Ik zeg: "Hier is het bewijs." Daardoor heb ik een hoop mensen achter de tralies gekregen.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Jeg siger, "Dette er beviset." Og det har hjulpet mig med at sætte mange mennesker bag tremmer.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.전 말합니다. "이게 증거야." 그리고 그 증거는 많은 사람들을 투옥할 수 있도록 해줍니다.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Le spun: "Uite dovezile". Asta m-a ajutat să pun după gratii pe mulţi.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Odpowiadam: "Oto dowody". To one pomogły umieścić tylu za kratkami.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Tôi nói, "Đây bằng chứng đây." Và nó đã giúp tôi đưa nhiều người ra hầu toà.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Y yo les digo, "Aquí tienen la evidencia". Y esto ha ayudado a poner a muchas personas tras las rejas.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.І я кажу: "Ось докази". І вони допомогли мені кинути за ґрати багатьох людей.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Я отвечаю: "Вот доказательства". Они помогли посадить за решётку очень многих людей.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.ואני אומר " הנה ההוכחה." וזה עזר לי לשים אנשים רבים מאחורי סורג ובריח.
İlgili Sayfalar