Ardından Yeşu İsrail halkıyla birlikte Gilgal'daki ordugaha döndü.Joshua returned, and all Israel with him, to the camp to Gilgal.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Then Ehud went forth into the porch, and shut the doors of the upper room on him, and locked them.
Ardından Penuel Kulesini yıkıp kent halkını kılıçtan geçirdi.He broke down the tower of Penuel, and killed the men of the city.
Ardından Yotam kardeşi Avimelekten korktuğu için kaçtı, gidip Beere yerleşti.Jotham ran away, and fled, and went to Beer, and lived there, for fear of Abimelech his brother.
Onun ardından İsrailin başına Piratonlu Hillel oğlu Avdon geçti.After him Abdon the son of Hillel the Pirathonite judged Israel.
Kimseyi kurtaramayan yararsız putların ardınca gitmeyin; çünkü onlar değersizdir.Don't turn aside to go after vain things which can't profit nor deliver, for they are vain.
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.He laid his body in his own grave; and they mourned over him, saying, "Alas, my brother!"
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.He settled his gaze steadfastly on him, until he was ashamed. Then the man of God wept.
Ardından Hamat-Sova üzerine yürüyerek orayı ele geçirdi.Solomon went to Hamath Zobah, and prevailed against it.
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Azariah the priest went in after him, and with him eighty priests of Yahweh, who were valiant men:
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.because they turned aside from following him, and wouldn't pay attention to any of his ways,
‹‹Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;"Or who shut up the sea with doors, when it broke forth from the womb,
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.He makes a path shine after him. One would think the deep had white hair.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.My times are in your hand. Deliver me from the hand of my enemies, and from those who persecute me.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Depart from evil, and do good. seek peace, and pursue it.
Kötü konuşuyor düşmanlarım ardımdan: ‹‹Ne zaman ölecek adı batası?›› diyorlar.My enemies speak evil against me: "When will he die, and his name perish?"
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Yes, they despised the pleasant land. They didn't believe his word,
Yaklaşıyor kötülük ardınca koşanlar, Yasandan uzaklaşıyorlar.They draw near who follow after wickedness. They are far from your law.
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,For at the window of my house, I looked out through my lattice.
Küstahlığın ardından utanç gelir, Ama bilgelik alçakgönüllülerdedir.When pride comes, then comes shame, but with humility comes wisdom.
Yürekten doğru olan yaşama kavuşur, Kötülüğün ardından giden ölümünü hazırlar.He who is truly righteous gets life. He who pursues evil gets death.
RAB kötü kişinin yolundan iğrenir, Doğruluğun ardından gideni sever.The way of the wicked is an abomination to Yahweh, but he loves him who follows after righteousness.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Pride goes before destruction, and a haughty spirit before a fall.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.He who follows after righteousness and kindness finds life, righteousness, and honor.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Don't be desirous of his dainties, since they are deceitful food.
Sedir ağaçlarıdır evimizin kirişleri, Tavanımızın tahtaları ardıçlar.The beams of our house are cedars. Our rafters are firs. Beloved
Bak, kış geçti, Yağmurların ardı kesildi,For, behold, the winter is past. The rain is over and gone.
Peçenin ardındaki yanakların Nar parçası sanki.Your temples are like a piece of a pomegranate behind your veil.
RAB şöyle diyor: ‹İsrail tahtı üzerinde oturan Davut soyunun ardı arkası kesilmeyecek.For thus says Yahweh: David shall never want a man to sit on the throne of the house of Israel;
Sonra Kuzey Kralı gidip Güney Kralının ülkesine saldıracak, ardından kendi ülkesine dönecek.He shall come into the realm of the king of the south, but he shall return into his own land.
Baskı gördü Efrayim, Ezildi yargı önünde, Çünkü bile bile boş şeylerin ardına düştü.Ephraim is oppressed, he is crushed in judgment; Because he is intent in his pursuit of idols.
Yayılıyor salgın hastalıklar önüsıra, Ardısıra da ölümcül hastalıklar.Plague went before him, and pestilence followed his feet.
Onlara, ‹‹Ardımdan gelin›› dedi, ‹‹Sizleri insan tutan balıkçılar yapacağım.››He said to them, "Come after me, and I will make you fishers for men."
Onlar da hemen ağlarını bırakıp Onun ardından gittiler.They immediately left their nets and followed him.
Hemen tekneyi ve babalarını bırakıp İsanın ardından gittiler.They immediately left the boat and their father, and followed him.
İsa dağdan inince büyük bir kalabalık Onun ardından gitti.When he came down from the mountain, great multitudes followed him.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››But Jesus said to him, "Follow me, and leave the dead to bury their own dead."
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.When he got into a boat, his disciples followed him.
İsa kalkıp öğrencileriyle birlikte adamın ardından gitti.Jesus got up and followed him, as did his disciples.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.He who doesn't take his cross and follow after me, isn't worthy of me.
İsa bunu bildiği için oradan ayrıldı. Birçok kişi ardından gitti. İsa hepsini iyileştirdi.Jesus, perceiving that, withdrew from there. Great multitudes followed him; and he healed them all,
Büyük halk toplulukları da Onun ardından gitti. Hasta olanları orada iyileştirdi.Great multitudes followed him, and he healed them there.
Erihadan ayrılırlarken büyük bir kalabalık İsanın ardından gitti.As they went out from Jericho, a great multitude followed him.
İsa onlara, ‹‹Ardımdan gelin›› dedi, ‹‹Sizleri insan tutan balıkçılar yapacağım.››Jesus said to them, "Come after me, and I will make you into fishers for men."
İsa adamla birlikte gitti. Büyük bir kalabalık da ardından gidiyor, Onu sıkıştırıyordu.He went with him, and a great multitude followed him, and they pressed upon him on all sides.
İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler.He went out from there. He came into his own country, and his disciples followed him.
Petrus Ona, ‹‹Bak, biz her şeyi bırakıp senin ardından geldik›› demeye başladı.Peter began to tell him, "Behold, we have left all, and have followed you."
Sonra onlar tekneleri karaya çektiler ve her şeyi bırakıp İsanın ardından gittiler.When they had brought their boats to land, they left everything, and followed him.
O da kalktı, her şeyi bırakıp İsanın ardından gitti.He left everything, and rose up and followed him.
Yolda giderlerken bir adam İsaya, ‹‹Nereye gidersen, senin ardından geleceğim›› dedi.As they went on the way, a certain man said to him, "I want to follow you wherever you go, Lord."
Bir başkasına, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. Adam ise, ‹‹İzin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.He said to another, "Follow me!" But he said, "Lord, allow me first to go and bury my father."
Siz Onun egemenliğinin ardından gidin, o zaman size bunlar da verilecektir.But seek God's Kingdom, and all these things will be added to you.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen, öğrencim olamaz.Whoever doesn't bear his own cross, and come after me, can't be my disciple.
Petrus, ‹‹Bak, biz her şeyimizi bırakıp senin ardından geldik›› dedi.Peter said, "Look, we have left everything, and followed you."
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.He came out, and went, as his custom was, to the Mount of Olives. His disciples also followed him.
Onun söylediklerini duyan iki öğrenci İsanın ardından gitti.The two disciples heard him speak, and they followed Jesus.
Yahyayı işitip İsanın ardından giden iki kişiden biri Simun Petrusun kardeşi Andreastı.One of the two who heard John, and followed him, was Andrew, Simon Peter's brother.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.A great multitude followed him, because they saw his signs which he did on those who were sick.
Petrus, ‹‹Ya Rab, neden şimdi senin ardından gelemeyeyim? Senin için canımı veririm!›› dedi.Peter said to him, "Lord, why can't I follow you now? I will lay down my life for you."
İsa, ‹‹Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?›› dedi. ‹‹Sen ardımdan gel!››Jesus said to him, "If I desire that he stay until I come, what is that to you? You follow me."