Bu arazi halkım için kutsaldır.This land is sacred to my people.
Tom bir zamanlar çok araziye sahipti.Tom once owned a lot of land.
Tom birkaç akre araziye sahiptir.Tom owns several acres of land.
Tom arazisini geri istiyordu.Tom wanted his land back.
Arazi güzel yeşil çimlerle kaplıdır.The field is covered in nice green grass.
O araziye ihtiyacımız var.We need that land.
Yıldızlar sessiz arazilerin üstünde parlıyordu.The stars were shining over the silent fields.
Belediye arazinin satışına izin verdi.The city hall authorized the sale of the land.
O ağaç Tom'un arazisinin üzerinde.That tree is on Tom's property.
Gökdelenler ve çok katlı binalar çok verimli bir arazi kullanımıdır.Skyscrapers and multi-story buildings are a very efficient use of land.
Görünüşe göre, bütün bu arazi Tom'a ait.Apparently, all this land is owned by Tom.
Tom bu araziyi 2013'te aldı.Tom bought this piece of land in 2013.
Ben Boston yakınlarında biraz arazi satın aldım.I've bought some land near Boston.
Üç yıl önce arazimde çeşitli meyve ağaçları diktim.I planted various fruit trees on my property three years ago.
Tom ve arkadaşları arazisindeki her ağacı keserek devirdiler.Tom and his friends chopped down every tree on his property.
Arazinizdeki ağaçların kaç tanesi meyve ağaçlarıdır?How many of the trees on your property are fruit trees?
Sami'nin uçağı araziye düştü.Sami's plane crashed in the field.
Sami'nin cesedi Leyla'nın arazisine gömüldü.Sami's body was buried on Layla's property.
Sami, Kahire'nin güneyinde yüzlerce dönüm araziye sahiptir.Sami owns hundreds of acres of land south of Cairo.
Sami'nin cesedi Leyla'nın arazisindedir.Sami's body is on Layla's property.
Su araziyi sular.Water irrigates the land.
Çiftçinin büyük miktarda arazisi var.The farmer has a large amount of land.
Bu arazi ona aittir.This land is hers.
Bu arazi Tom'undur.This land is Tom's.
Tom'un sınıfı geçen pazartesi bir arazi gezisine çıktı.Tom's class went on a field trip last Monday.
Gerilla bahçeciliği, başka bir kişinin arazisinde izinsiz bahçecilik yapmaktır.Guerrilla gardening is gardening on another person's land without permission.
Tom arazinin kenarında durdu.Tom stood on the edge of his farmland.
Arazilerini kaybettiler.They lost their land.
İstanbul'un hemen yamacında epey arazisi var.He owns a lot of land just outside of Istanbul.
Yanni, Cezayir'de daha fazla arazi satın alıyordu.Yanni was buying more land in Algeria.
Banka araziyi ele geçirdi.The bank took possession of the land.
Ziri araziyi bankadan satın aldı.Ziri purchased the land from the bank.
İşte, bu evlerin olduğu yerler, ekilebilir arazi idi.Here, where these houses are, it used to be farmland.
"TRT İstanbul Radyosu'nun arazisi geçmişte Ermeni mezarlığıydı"."TRT İstanbul Radyosu'nun arazisi geçmişte Ermeni mezarlığıydı".
Karzai herhangi bir arazi ya da mülk sahibi de değildir.Karzai does not own any land or property.
Bu arazi için bir yol haritası yoktur ... ve orayı keşfe çıkmak acı verebilir.There's no road map for that territory ... and exploring it can be painful.
Alternatif olarak Galatasaray'a yeni bir arazi önerildi.A new piece of land was suggested to Galatasaray as an alternative.
Forum'un inşa edileceği arazi Augustus'un kendi mülküydü.The land the Forum was to be built on was already owned by Augustus himself.
İkinci aşama, 2010'dan önce bir araziye gönderilmeyi içeriyor.Phase two involves sending a lander before 2010.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.He was reasonably well off, owning a house, land, and at least two horses.
Bu sırada Alman hükümeti yapıyı ve araziyi satın aldı.Meanwhile, the German government acquired the building and the site.
Rusya dünyadaki ekilebilir arazinin %10'una sahiptir.Russia possesses 10% of the world's arable land.
Oyumi Klanı kendi arazisini sürekli olarak yönetmiştir.The Oyumi clan governed their territory stably.
Kredi eksikliği, eski devlet tarım arazilerini satma çabalarını engellemektedir.Lack of credit is hampering efforts to sell former state farmland.
Bu kısa hat bugünün Knesset ve İncil Hayvanat Bahçesi arazisinden geçmekteydi.This short line passed in today's Knesset and Biblical Zoo area.
28 Nisan 1355'te tarikatın lideri Goswin von Herike, yeni araziler tahsis etti.In April 28, 1355, the Order’s master Goswin von Herike allocated new land areas.
K32, kullanıcı arazisinde 64 bitlik uygulamaları çalıştırabilir.K32 can run 64-bit applications in userland.
1967'de Morris ilk arazi sanatı örneği olan Steam'i yarattı.In 1967 Morris created Steam, an early piece of Land Art.
İngiliz yerleşimcilerin ikinci etkisi arazi ve su kaynaklarını kendilerine ayırmaları olmuştur.The second consequence of British settlement was appropriation of land and water resources.
Bu volkanların çoğunda arazi (İng. relief) 1 km'den az gösterir.Most of these volcanoes exhibit relief of less than 1 km.
Arazi, bir çatı üstü gibi düz idi.The terrain was as flat as a roof top.
Genç bir kovboy, açık bir arazide izole halde bulunan bir bankayı soymak ister.A young cowboy robs an isolated bank on the prairie.
Köylüler için geçici evler inşa ettiler ve çiftlik arazisini temizlediler.They built temporary homes for the villagers and cleared the farm land.
Bikini Atolü'nde Bikini, Eneu, Nam ve Enidrik adaları arazinin %70'inden fazlasını oluşturmaktadır.Within Bikini Atoll, Bikini, Eneu, Namu and Enidrik islands comprise just over 70% of the land area.
Arazide çölleşme tehlikesi bulunmaktadır.The area is in danger of desertification.
Fury, "büyülü bir kıyamet" ile tahrip edilen bir araziye sahip olacaktı.Fury would have featured a land ravaged by a "magical apocalypse".
Park 1873 yılında eskiden Kan'ei-ji tapınağına ait bir arazide inşa edilmiştir.The park was established in 1873 on lands formerly belonging to the temple of Kan'ei-ji.
İlerideki arazi manialarına bakmaz.I don't even watch fucking EastEnders.
Ariovistus da bu arazilere kendi kabilesinden olan 120,000 kişinin yerleşmesini sağladı.Ariovistus settled the land with 120,000 of his people.
Tarım, Asya'nın sıcak ve nemli bölgelerinde arazi kullanımının büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.Agriculture constitutes a high portion of land usage in warm and humid areas of Asia.