Arazi koşulları çok sayıda köprü yapılmasını gerektirmişti.Spowodowało to powstanie znacznej liczby mostów.
Arazi battallıktı ve yağış hala sorun yaratıyordu.Mieliśmy pójść na spacer, lecz zaczął padać deszcz.
Açık arazide, özellikle su yakınlarında bulunur.Zazwyczaj w otwartym terenie w pobliżu wody.
Böylece, Strategikon, Pers oklarını kullanmaktan kaçınmak için düz arazide hızlı harçlarla saldırmayı önerir.Strategikon radził zatem walkę na równinnym terenie i szybką szarżę, aby uniknąć strzał Persów.
Bu arazilerde sarımsak iyi olur.Gleby tego rejonu to czarnoziemy.
Bu hayvan arazide yaşıyordu.Zwierzę to żyło w kredzie.
Hayvanat bahçesinin arazisi 4.25 hektar.Powierzchnia ZOO to 47 akrów.
Genelde arazisi ekilmeye müsaittir.Zazwyczaj na ich terenie dozwolone jest myślistwo.
Körfezin meydana gelmesinde kıyı gerisindeki arazi yapısının çok önemli rolü vardır.Podstawową rolę w procesie tworzenia wybrzeża wydmowego odgrywa wiatr.
Arazisi yaklaşık dört hektardır.Wielkość terytorium wynosi około trzech hektarów.
Mahallenin 15 bin dönüm arazisi vardır.Rodzina pozostała jednak właścicielami 15 000 akrów posiadłości ziemskich.
Bu arazi için bir yol haritası yoktur ... ve orayı keşfe çıkmak acı verebilir.Do żadnego z obiektów nie prowadzi szlak turystyczny, a odszukanie ich może przysporzyć trudności.
Ayrıca orduya ait arazi ve talimhanelerde kullanılabilirdi.Mógł być również nadawany także oddziałom wojskowym i miejscowościom.
Hithlum soğuk ve yağmurlu, buna karşın çok verimli bir araziydi.Był zimną, chłodną krainą, lecz również żyzną.
Yarışmanın yapıldığı arazi çok değişken olabilmektedir.Dystans, na którym rozgrywa się zawody może się nieznacznie różnić.
Arazide çölleşme tehlikesi bulunmaktadır.Obszar miasta jest zagrożony pustynnieniem.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.W sumie lasy zajmują około 30% powierzchni kraju.
Bu araziler MÖ 121'de Gallia Transalpina adı ile bir Roma eyaleti oldu.Prowincja powstała w 121 pp. n.e. jako Gallia Transalpina.
Bu göç Sekuanların arazilerine taciz etmek idi.Najprawdopodobniej sprowadzili je na ten kontynent konkwistadorzy.
III. Philipp eyrıca hükümdarlığı boyunca birçok küçük araziyi topraklarına ekledi.W czasie podbojów Filip przyłączył do królestwa wiele żyznych ziem.
Gezi motosikleti Arazi motosikletiŹródło: Świat Motocykli
Karaman Çiftliği arazisi, Cumhuriyet'in ilanından sonra Maliye hazinesine devredildi.Następnie – po likwidacji, w zasobach Agencji Własności Rolnej Skarbu Państwa.
Arazi dik yamaçlı derin vadilerle ayrılmıştır.Zbocza porozcinane głębokimi dolinami.
Tarım arazilerinde kaynakları olan nehirlerin gerçek kaynaklarını tespit etmek çok zordur.Na czystość wód rzeki istotny wpływ mają również spływy powierzchniowe z terenów rolniczych.
Ayrıca mürettebat arazideki kadar tank içinde rahat bulunamamaktadır.Załoga może również operować w określonym terytorium.
Köyün arazisi verimlidir ve çoğunlukla kara toprağın hakim olduğu bir arazidir.Teren jest płaski, w większości wykorzystywany jako grunty uprawne".
Yaklaşık beş bin dönümlük arazi alanı bulunmaktadır.W użyciu jest około 5000 lokalnych systemów walutowych.
Bariz bir şekilde ormanlık arazileri tercih eder ancak açık arazilerde de bulunur.Omarlicowaty ten preferuje siedliska leśne, ale spotykany jest też na terenach otwartych.
Köy arazisi, jeolojik olarak karmaşık bir yapı sergiler.Okolice wsi charakteryzują się bardzo złożoną budową geologiczną.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.Teren nie jest własnością prywatną.
Ekilebilen % 45'lik verimli arazinin % 20'si sulanmaktadır.W przypadku okrętów podwodnych limit wynosił 45%.
Açık arazilerde bulunurlar.Funkcjonują na otwartym terenie.
Tüm araziler devlete aittir.Większość z nich jest własnością państwa.
Fakat bu sefer kendi arazilerini Haçlılar saldırıları altında kalmıştı.Tym razem jednak śledzili ich szarzy panowie.
Ekili-dikili arazi oranı %30'dur.Prawdziwe prawdopodobieństwo wynosi przecież 30%.
Bu da toplam arazimizin % 45’ne tekabül eder.Poprawny jest zatem wyłącznie zapis „53%”.
Toplam arazinin 500 000 km² sini buz kaplamıştır.Od około 15 milionów lat większą część kontynentu pokrywa lód.
Festival, Bouckaert çiftliğinin 350 dönüm arazisi üzerine kuruldu.Wychowywał się na 235-akrowej farmie swego dziadka.
Librettosunu Nezihe Araz yazmıştır.Na osobną uwagę zasługuje libretto.
Genelde köyün arazisi düzlüktür.Jak większość mieszkańców pustyni często czymś obrywa.
Petit Trianon, Fransa'da, Versay Sarayı arazileri üzerindeki küçük bir şatodur.Petit Trianon – klasycystyczny pałacyk w ogrodach Wersalu.
Mülki hudutları içerinde 42 000 dönüm arazi bulunur.42 tys. talarów został pokryty z kasy miejskiej.
Bu dağlık arazinin güneyinde ABD "Glacier Bay Ulusal Parkı" bulunmaktadır.Po amerykańskiej stronie szczyt leży na terenie Parku Narodowego Glacier Bay.
Köyümüzün yerleşim arazisi biraz yamaçtır.Havası ve suyu çok güzeldir.Okolica wsi jest prawie bezleśna - teren falisty, a gleby bardzo urodzajne.
GAZ-49, GAZ tarafından 1953-1972 yılları arasında üretilen bir hafif arazi kamyoneti modelidir.GAZ-AAA − lekki samochód ciężarowy produkowany przez firmę GAZ w latach 1934–1943.
Arazi şartlarında örneğin bir nehri geçebilmek için doğal bir yol bulmalı idi.W takim stanie oczekują na rozkaz, kiedy będą mogli przekroczyć rzekę.
Çamurlu arazilerde veya bataklıklarda yiyecek araştırırlar.Poszukuje pożywienia w zakrzewieniach lub na ziemi.
Bunlardan birçoğu Bizans Imparatorluğu arazilerine kaçtılar.Wielu z nich uciekło przed reżimem do Tanzanii.
2012 yılında Pawilony bölgesi için arazi kullanım sözleşmesi sona ermiştir.W 2012 wygasła umowa użytkowania gruntu pod pawilonami.
Köylülerin araziden yiyecek satmasına da izin verildi.Bönderna tilläts sälja överskottet från marken.
Köy arazisi 8 çiftlik yeridir.Byn består av åtta gårdar.
Stirling Üniversitesi, 1967'de şehir dışında bulunan bir park arazisinde kampüsü kurularak açılmıştır.University of Stirling öppnade 1967 på ett grönområde utanför staden.
Yaklaşık 1.000 km² tarım arazisi tahrip edildi.Utöver detta förstördes 1000 km² åkrar.
Churchill tankının kalın zırhı ve iyi arazi sürüş yeteneği vardı.Churchill hade tjockt pansar och god terränggående kapabilitet.
Azerbaycan'da arazinin mülkiyet hakkı hana aitti.AB Stockholmshem tog över förvaltningen av fastigheterna.
Kale düz toprak ve tepelik arazinin ikisini de içeriyordu, Doğu Asya’da ender görülen bir şey.Fästningen täcker både ett flackt område och ett kullrigt område, något som sällan syns i Östasien.
Günümüzde ise yapay adalar genellikle arazi ıslahı sonucu oluşturulmaktadır.Nu för tiden brukar konstgjorda öar skapas genom landvinning.
Bununla beraber Loch Torridon’da başka bir arazileri ve Londra’da bir evleri vardı.Dessutom ägde de ett annat residens i skotska Torridon samt en bostad inne i London.
Arazi sağlam bir topografyaya sahiptir.Regionen har en mycket varierad topografi.
Günümüzde "Galler" ülkesi olarak kabul edilen araziler Domesday kitabinda Cheshire ıcinde görülmektedir.Orten omnämns som Buterlei i Domesday Book.