Birçok araziyi ve vakıfları devlet kontrolü altına aldı.وكانت معظم مؤسساته ونشاطاته مملوكة للدولة.
Sulu tarım yapılan arazi ise son derece azdır.البط البري هو خجول على الأقل.
Köyde orman arazisi bulunmazken 3514 dönümlük (3.514 km2) arazi kullanılmamaktadır.و نظرًا لعدم وجود الغابات في القرية، فإنه لا يتم استخدام مساحة 3.514 كيلومتر مربع.
Çünkü günümüzde Dearing Sokağı 226 numaralı bölge 19. yüzyılda 14 numaralı arazi olarak bilinmekteydi.تضمنت تلك الرواية 226 شارع ديرنج في الوقت الحاضر، لكن في بدايات القرن التاسع عشر كانت تلك قطعة الأرض رقم 14.
Arazi gelişimi sonucunda fillerin yaşadığı alanlar tarım ve yaşam alanlarına döndürülmektedir.يصبح المطر الذي يصب على الأرض التي يمكن استخدامها من قبل الناس للعمليات الزراعية وغيرها.
Arazisi 76 km²'dir.تبلغ مساحتها 76 كم².
Devlet köy arazisini vatandaşlara satmıştır.وكانت الحكومة تبيع الماء للأهالي.
V40 Cross Country, V40'ın arazi aracı versiyonudur.WD-40 تعني اختصار الماء ، الصيغة الأربعون.
Köyün arazisi genellikle yöreptir.تنتمي الأرض تقليدياً إلى العـِزب.
Evlek'in anlamı, sabanla bir geçişte işlenen arazı dilimdir.وإذن فذلك الذي يعنى بمولدي هو الذي يعنى بوفاتي.
Arazinin büyük bir kısmı Kodiak National Wildlife Refuge koruma alanıdır.نصف جزيرة كودياك هي عبارة عن محمية وطنية تسمى الملجأ الوطني للحياة البرية كودياك.
Bu kuyular tarım arazilerinde sulama amaçlı olarak kullanılmaktadır.وكل هذه إجراءات فعالة لوقف زحف الصحراء على الأراضي الزراعية.
Şehir, deniz kıyısında engebeli bir arazi üzerine kuruludur.كل قبيلة تسيطر على منطقة محددة في البحر.
Tarla arazilerinin yaklaşık %24'ünde buğday, %23'ünde arpa, kalanında ise diğer ürünler yetiştirilmektedir.ويتم زراعة القمح بنسبة 24% والشعير بنسبة 23% والنسبة الباقية فهي لمختلف الزراعات.
Ekilebilir arazimizin miktarı 2500 dekardır.تبلغ سعة ملعبه 2500 متفرجا.
Geri kalan arazisi tarıma elverişlidir.أما بقية المساحات من الأراضي فتستخدم مراعٍٍ.
Sonra da bu araziler Keltlerin yaşadığı bir bölge olmuştur.فوق ذلك هو برج يحتوي على الوحدات السكنية .
Mısır'da muhtemelen hizmetlerinin karşılığı olabilecek bir araziyle ödüllendirilmiştir.على أرض الواقع لم يتم إلا إنجاز مكتب لأفغانستان تبرعت بتكاليفه مصر.
Arazi yapısı dağlıktır, yüksek dağlar sebebiyle ilçede yapılacak tarım sınırlıdır.المشاهدة من أعلى الجبل محدودة بسبب الغطاء النباتي.
İlçe arazilerinde her türlü meyvecilik üretimi az da olsa yapılmaktadır.وتحتاج أشجار الفواكه في أولى سنواتها لقليل من التقليم.
Mahallenin arazileri özellikle son yıllarda sulanabilir hale getirilmiştir.وليس من الواضح ما إذا كان الجيش قد استفاد من هذا البند الخاص في العقود الأخيرة.
Arazinin büyük bölümü fındık tarımına ayrılmıştır.وحوّل الجزء الداخلي من الحصن إلى حقول قمح.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.فيمكنه أن يعطيهم لغيره، أو يبيعهم، أو يؤجرهم ، أو يورثهم.
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.وهنا كان العناية من قبل أقارب يعملون في زراعة البن.
Gallarte şehri düzlük bir arazide kurulmuştur.وجعلوا من مدينة كارلو معقلاً منيعاً.
Her arazinin, her tarlanın farklı bir İye’si vardır.كل محافظة لها خصوصيتها و الاذواق تختلف في كل منطقة .
Arazi yapısı: Genellikle düzlüklerden oluşur.الكنانة: تكون غالبا على الوسط، توضع فيها الأسهم.
Tarım arazisi yoktur.لا يسمح له بتملك أراضي زراعية.
Forum'un inşa edileceği arazi Augustus'un kendi mülküydü.O espaço que seria utilizado para construir o fórum já era propriedade de Augusto.
Makalede ağacın Albay Wiliam Henry Jackson'ın arazisinde yer aldığı belirtilmektedir.O artigo explica que a árvore havia sido localizada na propriedade do Coronel William Henry Jackson.
Bu arazilerde avcılık tümüyle yasaktır.Nesta zona é proibida a caça.
Dayısı ona İngiltere'de büyük arazileri hibe olarak vermişti.Seu tio então deu-lhe seus domínios em Champanhe.
Özel çiftlikler ve bireylerin bahçe arazileri tüm tarımsal üretimin yarısından fazlasını oluşturmaktadır.As fazendas privadas e hortas individuais respondem por mais da metade de toda a produção agrícola.
Rusya dünyadaki ekilebilir arazinin %10'una sahiptir.A Rússia possui 10% das terras aráveis do mundo.
Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardı ne de herhangi bir hayvan yaşıyordu.Além disso, não havia vegetação natural ou animais na montanha coberta de neve.
Oyumi Klanı kendi arazisini sürekli olarak yönetmiştir.O clã Oyumi governou seu território com estabilidade.
Park 1873 yılında eskiden Kan'ei-ji tapınağına ait bir arazide inşa edilmiştir.O parque foi fundado em 1873 em terras antigamente pertencentes ao templo de Kan’ei-ji.
Arazi, merkezi Punta Arenas'da olan XII Región'un idaresi altındadır.Região XII com quartel-general em Punta Arenas.
Arazan, Fas'ın Souss-Massa-Draâ bölgesindeki Taroudant şehrinde bulunan kırsal komün ve küçük bir kasaba.Arazan é uma cidade pequena e rural do município em Taroudant Província do Suss-Massa-Draa região de Marrocos.
Dagorlad Emyn Muil ve Cirith Gorgor arasında uzanan geniş, ağaçsız ve düz arazi.Dagorlad Era uma planície vasta e sem árvores entre os Emyn Muil e Cirith Gorgor.
Arazi maliyetinin 160 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.O custo do terreno foi estimado em 160 milhões de dólares.
Bölgenin kuzeyi, özellikle Cumbria ve kuzey Lancashire, genellikle kırsal arazilerdir.O norte (assim Lancashire do norte e Cúmbria) é geralmente rural.
Neredeyse ekilebilir araziler gıda bitkileri için kullanılır.Todas as terras aráveis são usadas virtualmente para as plantações de alimentos.
Sonuç karşı köşede bir yeniden görünen arazinin kenarına çaprazlama hareket eden aktif bölgelerdir.O resultado é que as áreas ativas que se movem através dos limites do campo reaparecem no outro lado.
Pamuk üretimi yapmak için arazi arayan yerleşimciler de geldi.Colonos também chegaram em busca de terra para as plantações de algodão.
Seben-Bolu yolu üzerindeki düz arazide kendilerine sonradan yayla edinmişlerdir.Porém, no lugar das fogueiras no chão, estabeleceram-se lareiras.
Fakat ağaç 15 numaralı arazinin üzerinde bulunmaktaydı.A árvore, no entanto, está localizada em uma parte do que era o Lote 15.
Bolvadin'in arazileri genellikle ovadır.As sentenças do dagbani são geralmente SVO.
Potter'ın ailesinin Manchester'da iki arazisi vardı.Seus pais tinham duas lojas de beleza em Detroit.
Engebeli arazi çok azdır.O dinheiro em si é um bem escasso.
Hükümdar bu arazilerden bazılarını ikta olarak da tahsis edebilirdi.Hitler pretendia eventualmente incorporar muitas destas áreas para o Reich.
Son sayılan şerit boyunca Svalbard, Franz Joseph Arazisi ve Severnaya Zemlya adlı bölgeler bulunur.Terras nesta faixa incluem Svalbard, a Terra de Francisco José e Severnaya Zemlya.
Helvetler böylece Sekuanlarla anlaşıp onların arazilerinden barışçıl olarak geçtiler.Os descontentes uniram-se para derrubá-los e na aliança se confundiram moderados com exaltados".
Düz arazilerde ise kısmen tarım yapılmaktadır.À semelhança daquilo que acontece atualmente, os terrenos são parcialmente agrícolas.
Mahallenin arazisi kıraç olup sulu tarım yapılamamaktadır.A cidade não está preparada para administrar o lixo produzido.
Uygulanmada köylüler kamuya ait traktörleri kendi arazilerinde de kullandı.Semelhante a ele, ambos controlam o tráfico em suas cidades.
Şiddetli bir güneş araziyi bir fırın gibi yakıp kavurur.Lançam grandes esguichos de fogo, como se fosse uma mangueira.
Akdağ Millî Parkı, 2000 yılında bu dağ etrafındaki araziler üzerinde kurulmuştur.Distrito desmembrado de Boca do Monte em 2000.
Irving 1835'de Tarrytown, New York'taki bakımsız bir kulübeyi ve onun nehir kenarındaki arazisini satın aldı.Em 1835, Irving comprou uma casa em Tarrytown.
Fakat bu arazilerde bulunan nüfusun çoğunluğu Platte Nehri güneyinde yaşamaktaydı.A maioria deles contava como estavam as coisas no Pólo Norte.