Ana içeriğe geç
Sözlük

arayan ile cümle

arayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve muhtemelen 10 dakika falan oradaydık, ta ki müdürler 911'i arayana kadar.وكنا هناك لمدة تبلغ ربما 10 دقائق قبل أن يقرر المدراء أن يطلبوا النجدة.
Ve muhtemelen 10 dakika falan oradaydık, ta ki müdürler 911'i arayana kadar.我哋喺裹度大概有10分鐘 經理就決定要打911報警喇
Ve muhtemelen 10 dakika falan oradaydık, ta ki müdürler 911'i arayana kadar.警察に通報されました (笑)
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.A film alapja egy színdarab egy transz- vesztitáról, aki szeretetet keresett.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.A Mučivá láska byla založená na hře o tomto drag queen, který v podstatě hledal lásku.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.Basato sulla storia di una drag queen che essenzialmente cercava l'amore.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.Bazował na sztuce o drag queen szukającej miłości.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.C'était un film adapté d'une pièce sur un travesti à la recherche de l'amour.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.Den byggde på en pjäs om en dragqueen som sökte kärlek.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.H "Ερωτική Τριλογία" ήταν βασισμένη σ' ένα θεατρικό για μια ντραγκ κουίν που ουσιαστικά έψαχνε γι' αγάπη.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.'금지된 습관'은 여장남자가 사랑을 찾는 내용의 연극을 토대로 만들어졌죠
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.Und dieser Film basierte auf einem Stück über eine Drag Queen, die im Prinzip nach Liebe sucht.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.Và "Torch Song Trilogy" dựa trên một vở kịch về một gã giả gái đang khao khát tìm kiếm tình yêu.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.Y esta película se basaba en una obra de teatro sobre un travesti que esencialmente estaba buscando el amor.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.Снятый по одноимённой пьесе, он рассказывает историю трансвестита в поисках любви.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.שהיה מבוסס על מחזה שבעקרון, עסק במלכת דראג שמחפשת אהבה.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.وكان الفلم مبنياً على دور رجلٍ يمثل شخصية رجل بزي امرأة تبحث عن الحب.
Ve "Torch Song Triology" sevgiyi arayan bir kantocu hakkında bir oyunu anlatıyordu.愛とリスペクトが 映画のテーマです
Villadayken seni arayan kişi... ...babam mıydı?A hívás, amit a villában kaptál, az apám volt?
Villadayken seni arayan kişi... ...babam mıydı?L'appel que tu as eu à la villa était-il... de mon père ?
Villadayken seni arayan kişi... ...babam mıydı?Το τηλεφώνημα που έλαβες, μήπως ήταν από... τον πατέρα μου;
Villadayken seni arayan kişi... ...babam mıydı?المكالمة التي تلقيتها في المنزل هل كانت من والدي؟
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Dacă spui, "E un elefant în cameră," nu e unul adevărat, căutând farfuria cu arahide pe masă.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.누군가 "이 방에 코끼리가 있어," 라고 말하면 테이블에 놓인 땅콩을 찾고 있는 진짜 코끼리는 없습니다.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Les métaphores vous pénètrent en effleurant votre esprit logique.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Nếu bạn nói, "có một con voi trong phòng" thì không phải là một thực tế, khi tìm đĩa đậu phộng trên bàn.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Se dite "C'è un elefante nella stanza", non c'è davvero un elefante che cerca le noccioline sul tavolo.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Si uno dice, "Hay un elefante en la habitación", no es que de hecho haya uno, buscando maníes en la mesa.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Zegt een Engelsman 'er is een olifant in de kamer', dan staat daar geen beest op zoek naar pindanootjes.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.אם אתה אומר, "יש פיל בחדר," אין בעצם אחד אמיתי, שמביט בקערת הבוטנים על השולחן.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.فإذا قلت بوجود فيلٍ في الغرفة؛ فذلك لا يعني بالضرورة وجود فيل يتجول باحثاً عن طبق فول سوداني على الطاولة.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.本物の象がいて 机の上の ピーナッツの皿を探しているのではありません 隠喩は 論理的な思考を飛び越えて 直に感じられるものです
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][a medrét kereső folyó álmát kell hogy álmodjuk,] [a világait álmodó Nap álmát kell hogy álmodjuk.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][dobbiamo sognare i sogni di un fiume che cerca il proprio letto,] [del sole che sogna i suoi mondi.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][kita harus bermimpi tentang sungai yang mencari jalurnya] [tentang matahari yang memimpikan dunianya.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][강물이 제 길을 찾아가는 꿈을 꾸고,] [자기 세상을 꿈꾸는 해를 꿈꿔야 한다.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][musíme snít sen o řece hledající svůj směr,] [o slunci snící své světy.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][Musimy śnić sny o rzece szukającej swego biegu] [O słońcu śniącym o swych światach.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][nous devons rêver de rêves d'une rivière cherchant son lit,] [du soleil rêvant ses mondes.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]♪ să visăm visele unei ape căutându-și albia, ♪ ♪ unui soare visându-și cuvintele. ♪
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]soñemos sueños activos de ríos buscando su cauce, sueños de sol soñando sus mundos.
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][Temos que sonhar os sonhos de um rio em busca do seu curso,] [sonhos do sol a sonhar os seus mundos.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][we moeten de droom dromen van een rivier die haar weg zoekt,] [van een zon die droomt over haar werelden.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][wir müssen Träume träumen von einem Fluss, der seinen Lauf sucht,] [von der Sonne, die ihre Welten erträumt.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][Θα ονειρευτούμε τα όνειρα του ποταμού που ψάχνει το δρόμο του,] [του ήλιου που ονειρεύεται τους κόσμους του.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][будем видеть сны о реке, ищущей русло,] [о солнце, сочиняющем мир.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.](трябва да сънуваме сънищата на река търсеща своя път,) (както и слънцето сънуващо своите думи.)
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]עלינו לחלום את חלומות הנהר המחפש את נתיבו, ואת חלומות השמש החולמת את עולמותיה.
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][يجب أن نحلم أحلام نهر يسعى إلى مجراه،] [وبالشمس تحلم بالأكوان].
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]自らの世界を夢見る 太陽の夢を
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.Bine, pacat, le-as fi spus ca este asul de pica.
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.Bueno, qué lastima, les hubiera dicho que era el as de espadas.
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.Ik had ze gezegd dat het schoppenaas was.
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.좋아요. 아, 아쉽네요. 그분이 생각한 카드가 스페이드 에이스라고 말할 수 있었는데.
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.OK, c'est dommage, je leur aurais dit que c'était l'as de pique.
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.Ok, das war schade. Ich hätte gesagt, es war Pik Ass.
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.Ok, è un peccato però, gli avrei detto che era l'asso di spade.
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.OK, sajnálom. Megmondtam volna neki, hogy ez volt az adu ász.
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.OK, szkoda, powiedziałbym im, że to był as pikowy.
Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim.Tiếc nhỉ. Tôi đang định nói với người đầu dây bên kia đó là con át bích.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arayan ile cümle - Sayfa 22 - arayan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App