Ana içeriğe geç
Sözlük

arayacak ile cümle

arayacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.وفي تلك الايام سيطلب الناس الموت ولا يجدونه ويرغبون ان يموتوا فيهرب الموت منهم.
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.在 那 些 日 子 、 人 要 求 死 、 決 不 得 死 . 願 意 死 、 死 卻 遠 避 他 們
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.在 那些 日子 、 人 要 求死 、 決不得死 . 願意 死 、 死卻遠避 他們
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Azt feleltem, "Boldog lesz. Majd felhív mobilon."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim."Ela estará feliz. Ligar-lhe-á pelo telemóvel."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.I-am spus, "Ea va fi fericită. Te va suna pe telefonul mobil."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Ich sagte, "Sie wird glücklich sein. Sie wird Sie auf dem Handy anrufen."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Ik zei: 'Ze zal gelukkig zijn. Zij zal je opbellen op je mobiele telefoon.'
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Io gli ho detto:" Sarà felice. Ti chiamerà al cellulare."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.J'ai dit, "Elle sera heureuse. Elle vous appellera sur le téléphone portable."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Jeg sagde, "Hun vil være glad. Hun vil ringe til dig over mobilen."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim."그녀가 매일 전화하도록 하겠습니다. 허락하면 그녀가 매우 행복해할 겁니다."라며 설득했죠
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Le dije: "Ella estará feliz. Lo llamará a su móvil".
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Obiecałem, że będzie szczęśliwa i zadzwoni na komórkę.
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Řekl jsem, "Bude v pohodě. Bude vám volat na mobil."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Sanoin: "Hänestä tulee onnellinen. Hän soittaa sinulle kännykkään."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Saya bilang,"Dia akan bahagia, dia akan menelpon ke telepon seluler anda."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Tôi nói "Bà ấy sẽ hạnh phúc. Bà ấy sẽ gọi cho ông qua di động."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Του είπα "Θα είναι χαρούμενη. Θα σου τηλεφωνεί στο κινητό".
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Отвърнах, "Ами, ще бъде щастлива. Ще ти се обажда по мобилния телефон."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Я сказав. "Їй буде добре. Вона тобі зателефонує на мобільний".
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.Я сказал: "Она будет счастливой. Она позвонит вам на мобильник."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.אמרתי לו "היא תהיה מאושרת. היא תתקשר לטלפון הנייד שלך."
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.فقلت: "ستكون سعيدة. ستهاتفك على هاتفك النقال"
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.彼女は出発した時にはただのお婆さんでしたが
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.我話:「佢會開心生活, 每日同你喺電話傾偈。」
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Akkor segítségül hívnak engem, de nem hallgatom meg: keresnek engem, de meg nem találnak.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Allora mi invocheranno, ma io non risponderò, mi cercheranno, ma non mi troveranno
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Alors ils m`appelleront, et je ne répondrai pas; Ils me chercheront, et ils ne me trouveront pas.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Atunci mă vor chema, şi nu voi răspunde; mă vor căuta, şi nu mă vor găsi.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Dann werden sie nach mir rufen, aber ich werde nicht antworten; sie werden mich suchen, und nicht finden.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Da skal de kalle på mig, men jeg svarer ikke; de skal søke mig, men ikke finne mig.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Då skall man ropa till mig, men jag skall icke svara, man skall söka mig, men icke finna mig.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Da svarer jeg ej, når de kalder, de søger mig uden at finde,
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Então a mim clamarão, mas eu não responderei; diligentemente me buscarão, mas não me acharão.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız."Entonces me llamarán, y no responderé; me buscarán con diligencia y no me hallarán
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.그 때에 너희가 나를 부르리라 그래도 내가 대답지 아니하겠고 부지런히 나를 찾으리라 그래도 나를 만나지 못하리니
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Silloin he minua kutsuvat, mutta minä en vastaa, etsivät minua, mutta eivät löydä.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Tedaj me bodo klicali, pa jim ne odgovorim, skrbno me bodo iskali, a ne najdejo me:
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Tedy mię wzywać będą, a nie nie wysłucham; szukać mię będą z poranku, a nie znajdą mię.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Tehdy volati budou ke mně, a nevyslyším; ráno hledati mne budou, a nenaleznou mne.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Vtedy budú volať na mňa, ale sa neohlásim; budú ma pilne hľadať, skoro za rána, ale ma nenajdú,
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.τοτε θελουσι με επικαλεσθη, αλλα δεν θελω αποκριθη επιμονως θελουσι με εκζητησει, αλλα δεν θελουσι με ευρει.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Тогава те ще призоват, но аз няма да отговоря, Ревностно ще ме търсят, но няма да ме намерят.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.Тогда будут звать меня, и я не услышу; с утра будут искать меня, и не найдут меня.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.אז יקראנני ולא אענה ישחרנני ולא ימצאנני׃
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.حينئذ يدعونني فلا استجيب. يبكرون اليّ فلا يجدونني.
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.那 時 、 你 們 必 呼 求 我 、 我 卻 不 答 應 、 懇 切 的 尋 找 我 、 卻 尋 不 見
O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.那時 、 你 們必 呼 求我 、 我 卻 不 答應 、 懇切 的 尋 找我 、 卻尋 不 見
"Selma topu nerede arayacak diye?"Jetzt kommt Sally zurück in den Raum, und sie will mit dem Kugel spielen.
"Selma topu nerede arayacak diye?"Lalu Sally kembali ke ruangan itu dan dia ingin bermain dengan bolanya.
"Selma topu nerede arayacak diye?"Sally sa vráti do izby a chce sa hrať s loptou.
"Selma topu nerede arayacak diye?"Όταν η Σάλλη γυρίζει στο δωμάτιο, θέλει να παίξει με τη μπάλα.
"Selma topu nerede arayacak diye?"Салли возращается и хочет играть в мяч
"Selma topu nerede arayacak diye?"الآن تعود "سالي" إلى الغرفة وتريد أن تلعب بكرتها
Şimdi küçük kız kardeşinize sorarsanız: "Selma topu nerede arayacak diye?"Donde buscará Sally su balón? si tu hermana tiene 3 años dirá:
Şimdi küçük kız kardeşinize sorarsanız: "Selma topu nerede arayacak diye?"Waar gaat Sally voor de bal zoeken?
Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.폴 경을 함께 찾는거다
Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.Vil opsøge sir.
Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.Zameteš se mnou?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod