Ana içeriğe geç
Sözlük

arayacak ile cümle

arayacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Eh ben onu arayacaktım söylemedim.Bueno nunca le dije que la iba a llamar.
Eh ben onu arayacaktım söylemedim.Eh bien, je n'ai jamais dit que j'allais l'appeler.
Eh ben onu arayacaktım söylemedim.Nun, ich habe nie gesagt, ich würde sie anrufen.
Eh ben onu arayacaktım söylemedim.Yah aku tidak pernah mengatakan saya akan meneleponnya.
Eh ben onu arayacaktım söylemedim.Ну, я никогда не говорил, я собираюсь позвонить ей.
Eh ben onu arayacaktım söylemedim.كذلك لم أكن وقال كنت ذاهبا لدعوتها.
Gecikme oldu, seni arayacaktım. Biliyorum.C'č stato un ritardo, stavo per chiamarti.
Gecikme oldu, seni arayacaktım.Došlo k malému omeškaniu, chystal som sa ti zavolať.
Gecikme oldu, seni arayacaktım.Došlo k malému zpoždění, chystal jsem se ti zavolat.
Gecikme oldu, seni arayacaktım.Er is iets tussengekomen, Ik had je moeten bellen.
Gecikme oldu, seni arayacaktım.Имаше малко закъснение... Мислех да ти звънна утре.
Henüz değil. Arayacaklardır.Jeszcze nie zadzwonią
Henüz değil. Arayacaklardır.난 안 아직
İşte bu yüzden sen ve Louis Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.Ecco perchè tu e Louis cercherete Sir Paul insieme.
İşte bu yüzden sen ve Louis Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.Karena itu kamu and Louis akan mencari Paul bersama.
Kela’nın hizmet danışmanı sizi ayarlanan vakitte arayacaktır.När du har bokat en telefontid, ringer FPA:s servicerådgivare upp dig vid överenskommen tidpunkt.
Kela’nın hizmet danışmanı sizi ayarlanan vakitte arayacaktır.Если вы записались на приём по телефону, консультант Kela перезвонит вам в согласованное время.
Kela’nın hizmet danışmanı sizi ayarlanan vakitte arayacaktır.عندما تحجز موعد الإتصال الهاتفي، فإن إستشاري خدمات الكيلا سوف يتصل بك في الموعد المتفق عليه.
Kela’nın hizmet danışmanı sizi ayarlanan vakitte arayacaktır.عندما تحجز موعد الاتصال الهاتفي، فإن استشاري خدمات كيلا سوف يتصل بك في الموعد المتفق عليه.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Der Ausrotter kommt; da werden sie Frieden suchen, und wird keiner dasein.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Der opstår Angst; man søger Redning, men finder den ikke.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Det skal komme redsel, og de skal søke frelse, men der er ingen.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Förskräckelse skall komma, och när de söka räddning, skall ingen vara att finna.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Giungerà l'angoscia e cercheranno pace, ma pace non vi sarà
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.패망이 이르리니 그들이 평강을 구하여도 없을 것이라
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.La ruine vient! Ils cherchent le salut, et point de salut!
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Mereka ditimpa kesedihan dan putus asa, lalu mencari kedamaian, tetapi tidak mereka temukan
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Poguba prihaja, in iskali bodo miru, a ga ne bode.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Quando vier a angústia eles buscarão a paz, mas não haverá paz.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Rettegés jött el, s keresnek békét és nincs.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Sự hủy diệt đến! Chúng nó sẽ tìm sự bình an, nhưng tìm không được.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Sự hủy_diệt đến ! Chúng_nó sẽ tìm sự bình_an , nhưng tìm không được .
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Tulee hätä, ja he etsivät pelastusta, mutta sitä ei ole.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar."¡Viene la angustia! Buscarán la paz, pero no la habrá
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Vine prăpădul! -Ei caută scăpare, dar scăpare nu -i!
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Záhuba ide, a budú hľadať pokoj, ale ho nebude.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Zginienie przyszło; przetoż szukać będą pokoju, ale go nie będzie.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Zkažení přišlo, protož hledati budou pokoje, ale žádného nebude.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Ολεθρος επερχεται και θελουσι ζητησει ειρηνην και δεν θελει υπαρχει.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Идет пагуба; будут искать мира,и не найдут.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Погибел иде; Ще потърсят мир, но не ще има.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.קפדה בא ובקשו שלום ואין׃
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.الرعب آت فيطلبون السلام ولا يكون.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.毀 滅 臨 近 了 、 他 們 要 求 平 安 、 卻 無 平 安 可 得
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.毀滅臨 近 了 、 他 們 要求 平安 、 卻無 平安 可得
Ne zaman arayacaksın?Mikor fogsz hívni?
Ne zaman arayacaksın?Vous appellerez quand ?
Ne zaman arayacaksın?Αχ, πότε θα το κάνεις;!
Ne zaman arayacaksın?ااه ومتى؟
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.A v těch dnech hledati budou lidé smrti, ale nenaleznou jí, a žádati budou zemříti, ale smrt uteče od nich.
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.A v tých dňoch budú ľudia hľadať smrť, a nenajdú jej a budú si žiadať zomrieť, ale smrť utečie od nich.
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.În acele zile, oamenii vor căuta moartea, şi n'o vor găsi; vor dori să moară, şi moartea va fugi de ei.
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.그 날에는 사람들이 죽기를 구하여도 얻지 못하고 죽고 싶으나 죽음이 저희를 피하리로다
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.Og i de Dage skulle Menneskene søge Døden og ikke finde den, og attrå at dø, og Døden flyr fra dem.
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.Trong những ngày đó , người_ta sẽ tìm sự chết , mà không tìm được ; họ sẽ ước_ao chết đi mà sự chết tránh xa .
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.Trong những ngày đó, người ta sẽ tìm sự chết, mà không tìm được; họ sẽ ước ao chết đi mà sự chết tránh xa.
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.В те дни люди будут искать смерти, но не найдут ее; пожелают умереть, но смерть убежит от них.
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.И числото на воюващите конници беше двесте милиона; аз чух числото им.
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.І шукати муть в днї ті люде смерти, і не знайдуть її; і бажати муть вмерти, і втїкати ме смерть від них.
O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.ובימים ההם יבקשו בני אדם את המות ולא ימצאהו וישאלו את נפשם למות והמות יברח מהם׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arayacak ile cümle - Sayfa 6 - arayacak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App