Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Eines Tages wird der Internationale Gerichtshof nach Zeugen suchen:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:En dag kommer den Internationella brottmålsdomstolen kommer att kräva vittnen:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Nekega dne bo Mednarodno kazensko sodišče poklicalo priče:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Pewnego dnia, Międzynarodowy Trybunał Karny będzie wzywał świadków.
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Suatu hari nanti Mahkamah Pidana Internasional akan memanggil saksi:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Un jour, la Cour pénale internationale lancera un appel à témoins:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:يومًا ما ستطلب المحكمة الجنائية الدولية شهودًا،
"Birisi ţerifi arayacaktýr."El a zis, "Păi, șeriful ar veni și ar bate la ușă..."
"Birisi ţerifi arayacaktýr."Er sagte "Naja, der Sheriff würde kommen und an die Tür klopfen..."
"Birisi ţerifi arayacaktýr."Ha detto, "Bene, lo sceriffo verrebbe e busserebbe alla porta..."
"Birisi ţerifi arayacaktýr."Han sa, "Tja, sheriffen skulle komma och knacka pĂĽ dĂśrren..."
"Birisi ţerifi arayacaktýr."다시 말했죠. "좋아요, 문을 열어 준 다음에
"Birisi ţerifi arayacaktýr."On povedal, "Nuž prišiel by šerif a
"Birisi ţerifi arayacaktýr."¿Y que pasa si abrís la puerta... ...y le decís, '¡Oye!
"Birisi ţerifi arayacaktýr."Δούλεψε!
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Así los machos saldrán en busca de hembras, se aparearán.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Deci masculii vor ieşi, vor căuta femele, se vor împerechea.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Die Männchen fliegen also raus, sie suchen nach Weibchen, sie verpaaren sich.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Die mannetjes zullen de wijfjes zoeken en ermee paren.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Então libertamos os machos, eles vão procurar as fêmeas e acasalar.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.I maschi andranno fuori in cerca di femmine, si accoppieranno.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.수컷들이 밖에 나가 암컷들을 찾아다니며
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Les mâles sortiront, iront chercher des femelles, ensuite ils s'accoupleront.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Så hannerne vil tage ud, de vil kigge efter hunner, de parrer sig.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Takže samečci budou hledat samičky a spáří se,
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Tehát a hímek kirepülnek, megkeresik a nőstényeket, párosodnak.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Vậy những con muỗi đực sẽ ra ngoài, chúng sẽ tìm những con cái, chúng sẽ giao phối.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Випущені самці шукатимуть на волі самок.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.И така, мъжките ще си търсят женски и ще ги оплодят.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.Мы выпускаем самцов, они ищут самок, спариваются.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.אז הזכרים יצאו לדרך, יחפשו את הנקבות,
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.إذن سيخرج الذكور وسيبحثون عن الإناث
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.交尾をするからです もし交尾が成功しても、子孫は残りません
Bunu arayacaksın.Det är bäst du ser fram emot det.
Bunu arayacaksın.Du solltest dich besser darauf vorbereiten.
Bunu arayacaksın.E' meglio che ti prepari.
Bunu arayacaksın.Fii pregatit!
Bunu arayacaksın.Glæd dig til det
Bunu arayacaksın.Jobb lesz, ha felkészülsz.
Bunu arayacaksın.Kau tunggu saja.
Bunu arayacaksın.Kijk er maar naar uit.
Bunu arayacaksın.기대하지.
Bunu arayacaksın.Sinun on parempi odottaa sitä.
Bunu arayacaksın.Teš sa na to.
Bunu arayacaksın.Těš se.
Bunu arayacaksın.Tu ferais mieux de t'y préparer.
Bunu arayacaksın.Zacznij się szykować!
Bunu arayacaksın.Πρέπει να προετοιμαστείς τότε.
Bunu arayacaksın.Е,времето ще покаже.
Bunu arayacaksın.Что ж, время покажет.
Bunu arayacaksın..כדאי לך לצפות לזה
Bunu arayacaksın.عليك ان تنظر الى الامام
Bunu arayacaksın.そんなに親しいの?
Eğer 'Atomatik Algıla' yı seçerseniz, KDE bilgisayarınızda otomatik olarak bir SOCKS uyarlaması arayacaktır.Če izberete samodejno zaznavo, potem bo KDE samodejno poiskal implementacijo SOCKS- a na vašem računalniku.
Eğer 'Atomatik Algıla' yı seçerseniz, KDE bilgisayarınızda otomatik olarak bir SOCKS uyarlaması arayacaktır.Hvis du vælger 'Autodetektér', så vil KDE automatisk søge efter en implementering af SOCKS på din computer.
Eğer 'Atomatik Algıla' yı seçerseniz, KDE bilgisayarınızda otomatik olarak bir SOCKS uyarlaması arayacaktır.Jos valitset automaattisen tunnistuksen, KDE yrittää etsiä SOCS - tukea tietokoneestasi.
Eğer 'Atomatik Algıla' yı seçerseniz, KDE bilgisayarınızda otomatik olarak bir SOCKS uyarlaması arayacaktır.Wenn Sie„ Autom. feststellen“ wählen, sucht KDE selbstständig nach einer SOCKS-Installation auf Ihrem Rechner.
Eğer 'Atomatik Algıla' yı seçerseniz, KDE bilgisayarınızda otomatik olarak bir SOCKS uyarlaması arayacaktır.Αν επιλέξετε Αυτόματη ανίχνευση, το KDE θα αναζητήσει αυτόματα για μια υλοποίηση SOCKS στον υπολογιστή σας.
Eğer 'Atomatik Algıla' yı seçerseniz, KDE bilgisayarınızda otomatik olarak bir SOCKS uyarlaması arayacaktır.אם תבחר באפשרות זו, KDE יחפש באופן אוטומטי יישום כלשהו של SOCKS במחשב שלך.
Eh ben onu arayacaktım söylemedim.Beh, non ho mai detto che stavo per chiamarla.