Ana içeriğe geç
Sözlük

arayı ile cümle

arayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bir f1 arayın.llamar a este "f1".
Bu bir f1 arayın.اسمي هذه f1
Bu bir f1 arayın.これを f2 と呼びましょう。
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Abbiamo dovuto trovare e misurare il più grande coccodrillo vivente.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.A trebuit să găsim şi să măsurăm cei mai mari crocodili care trăiesc azi.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.우리는, 오늘날까지 살고 있는 악어들 중 가장 큰 녀석을 찾아야 하고 길이를 재 보아야 합니다.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Meidän täytyi löytää ja mitata suurimpia yhä elossa olevia krokotiileja.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Musieliśmy znaleźć i zmierzyć największe współczesne krokodyle.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.On devait trouver et mesurer les plus grands crocodiles vivants de nos jours.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Tenemos que encontrar y medir los cocodrilos más grandes vivientes de hoy.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Vi måtte finde og måle den største krokodille der lever i dag.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.We moesten de grootste krokodillen die nu leven, vinden en meten.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Wir mussten die größten heute lebenden Krokodile finden und messen.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Нам пришлось найти и измерить крупнейших крокодилов, живущих сегодня.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Трябваше да открием и измерим най-големите крокодили, живеещи днес.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.היינו צריכים למצוא ולמדוד את התנינים הגדולים ביותר החיים היום.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.كان علينا أن نجد ونقيس التماسيح الأضخم والتي تعيش اليوم.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.見つけて計測する必要がありました ボートと同じほどの大きさです
Bu her şeyi bir çözüm arayın.Allt detta är en lösning (sockerlösning)
Bu her şeyi bir çözüm arayın.Celé se to jmenuje roztok.
Bu her şeyi bir çözüm arayın.Celé to nazývame roztok.
Bu her şeyi bir çözüm arayın.Kami menyebutnya semua ini solusi.
Bu her şeyi bir çözüm arayın.이 모두를 통틀어 용액이라고 불러요
Bu her şeyi bir çözüm arayın.Llamamos a todo esto una solución.
Bu her şeyi bir çözüm arayın.Tutta questa è chiamata soluzione.
Bu her şeyi bir çözüm arayın.We noemen dit hele ding een oplossing. ("Solution")
Bu her şeyi bir çözüm arayın.Wir nennen dieses ganze Ding eine Lösung.
Bu her şeyi bir çözüm arayın.Цялото това нещо се нарича разтвор.
Bu her şeyi bir çözüm arayın.つまい、溶解には「溶媒」と「溶質」がある。
Bu iş modeli arayışına... ...bu gerçek arayışına "müşteri geliştirme" denir.비즈니스 모델을 탐색하고 진실을 탐색하는 이 과정을 바로 '고객개발'이라고 하며
Bu iş modeli arayışına... ...bu gerçek arayışına "müşteri geliştirme" denir.To poszukiwanie modelu biznesowego.
Bu iş modeli arayışına... ...bu gerçek arayışına "müşteri geliştirme" denir.Цей пошук бізнес-моделі.
Bu iş modeli arayışına... ...bu gerçek arayışına "müşteri geliştirme" denir.وهي البحث عن نموذج العمل. وهذا البحث عن الحقيقة يسمى تطوير العميل،
Bu iş modeli arayışına... ...bu gerçek arayışına "müşteri geliştirme" denir.事実を探索することを顧客開発と呼んでいます 顧客開発は探索と実行の2つのパートから 成り立っています
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.Aceasta este o discutie despre minunile naturii iar conferinta per ansamblu este despre urmarirea fericirii.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.Buổi thảo luận này ta đã nói về các kì quan tự nhiên và cuộc hội thảo lớn hơn là về sự kiếm tìm hạnh phúc.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.Cette session concerne les merveilles naturelles et la conférence principale aborde la recherche du bonheur.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.Dette foredrag handler om naturlige vidundere, og den større konference handler om jagten på lykke.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.Dieser Vortrag handelt von natürlichen Wundern und im größeren Zusammenhang vom Streben nach Glück.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.이번 세션의 주제인 자연의 신비와 이 모임에 궁극적인 목표인 행복해 지는 길을
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.Questa sessione è sulle meraviglie naturali e la conferenza, più in generale, è sulla ricerca della felicità.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.Ta sesja jest o cudach natury, a większość konferencji -- o pogoni za szczęściem.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.Η συνεδρία αυτή είναι για τα θαύματα της φύσης, και ολόκληρο το συνέδριο έχει θέμα την επιδίωξη της ευτυχίας.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.Этот рассказ о чудесах природы, а основная конференция о стремлении к счастью.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.המפגש הנוכחי עוסק בפלאי הטבע, והכנס בכללו עוסק ברדיפה אחר האושר.
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.تتحدث هذه المحاضرة عن عجائب الطبيعة و يتحدث المؤتمر ككل عن السعي وراء السعادة
Bu kısım, doğal harikalar üzerine ve daha büyük olan konferans ise mutluluk arayışı üzerine.そして 会議の大きなテーマは幸福の追求です その2つを関連づけ自然最大の奇跡である ヒーリングについて話しましょう
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.¡Buscad a Jehovah mientras puede ser hallado! ¡Llamadle en tanto que está cercano
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Buscai ao Senhor enquanto se pode achar, invocai-o enquanto está perto.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.,,Căutaţi pe Domnul cîtă vreme se poate găsi; chemaţi -L, cîtă vreme este aproape.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Cercate il Signore, mentre si fa trovare, invocatelo, mentre è vicino
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Cherchez l`Éternel pendant qu`il se trouve; Invoquez-le, tandis qu`il est près.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Etsikää Herraa silloin, kun hänet löytää voidaan; huutakaa häntä avuksi, kun hän läsnä on.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Hãy tìm kiếm Ðức Giê-hô-va đang khi mình gặp được; hãy kêu cầu đang khi Ngài ở gần!
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Hãy tìm_kiếm Ðức_Giê - hô-va đang khi mình gặp được ; hãy kêu_cầu đang khi Ngài ở gần !
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Hľadajte Hospodina, dokiaľ ho možno najsť! Volajte na neho, dokiaľ je blízko!
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Hledejte Hospodina, pokudž může nalezen býti; vzývejte ho, pokudž blízko jest.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Iščite GOSPODA, dokler ga morete najti, kličite ga, dokler je blizu!
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Kembalilah kepada TUHAN selama masih dapat; berserulah kepada-Nya selama Ia dekat
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Keressétek az Urat, a míg megtalálható, hívjátok õt segítségül, a míg közel van.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod