arayış ile cümle
arayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekten de Korint, bir misilleme arayışındaydı.Корделія не бажала займатись підлабузництвом.
Böylece yeni bir yer arayışına başlandı.Vše začalo znovu hledáním vhodného místa.
Gözden çıkarma safhasında ise mağdur terk edilerek yeni arayışlara içine girilir.Když však vyjde z útrob, je zabit jedním z pochybovačů.
Ayrıca Goethe, Faust’un bilgi arayışını Gretchen trajedisi ile ilişkilendirmiştir.Kromě toho Goethův Faust spojuje touhu po vědění s tragédií Markétky.
Bu arayış geçmişten günümüze değin gelmektedir.Shrňme si naše dosavadní sledování.
İki saatte bir avlanmaya ya da yemek arayışına çıkarlar.Zhruba ve dvou měsících zkouší sama lovit.
İstikrar arayışları ise döviz piyasalarına müdahaleyi zorunlu kılmaktadır.Bezpečnostní předpisy požadují, aby zpětné vazby působily proti zvyšování výkonu.
Robert Fripp tekrar eleman arayışlarına başlar.Kostýmy vytvořil opět Robert Fletcher.
Onlar bir arayışta olmadılar.Na výslechu nebyli.
Su arayışı sırasında yine yerli halkın saldırısına maruz kalırlar.Při pokusech o přistání narazil na odpor domorodého obyvatelstva.
EllisLab şirketi ünlü framework projesini tamamen kapatacağını bildirmiş, yeni sahipler arayışına girmiştir.Compania Xerox a luptat activ pentru a preveni ca numele său să devină o marcă înregistrată generalizată.
Napoléon, kitlesel destek arayışını fakir köylülerde somutlaştırdı.Burghezia le-a revândut în loturi mici țăranilor.
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.Aceștia insistă încercând să demonstreze nemurirea Sufletului.
Yönetim Kurulu'nun oluşturulmasından sonra teknik direktör arayışları başlar.Astfel, acordă sfaturi tehnice Comitetului de conducere când acest lucru este necesar.
Kaçınılmaz bir şekilde Naruto'nun Sasuke'yi arayışı hız kazanır.Cu toate acestea, multe din acțiunile lui Naruto au ca scop găsirea lui Sasuke.
Bir arkadaş, sevgili ve eş arayışındadırlar.Este un bun și căutat companion.
Arayışı boşa gitti.Kérésük hiábavaló volt.
Bu arada arayışı sürmektedir.Ezt követően folytatják a keresést.
Bu deney enerji arayışında önemli bir noktaydı ve Fermi'nin tipik yaklaşımını gösterdi.Ez a kísérlet mérföldkő volt az energiakutatások terén, és jellemző volt Fermi éleselméjűségére.
İlk sezonda Jane'in Red John'ı arayışı ve cinayetleri çözmesi anlatılmaktadır.Egy alkalommal a rendőrség a segítségét kérte Red John, a sorozatgyilkos felkutatásában.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Moralla murhaa mukavasti.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.Sillä reissullaan hän tuli uskoon.
‘Köken’ arayışına karşıttır.”Väärä teko ”huutaa vastakohtaansa”.
Bunlar yazarın çok yönlü kişiliğinin ve içinde bulunduğu arayışın bir yansıması olarak değerlendirilebilir.Olisin kiinnostunut eräästä kirjan tekijästä, joka tunnetaan...
Uzun süren arayışların ardından repertuvar tamamlandı.Pitkän käräjöinnin jälkeen merkki uusittiin.
Bir tür sentez arayışında oldu.Siihen oli kiinnitetty sylinterimäinen näytesäiliö.
Müze, günümüzde, "daha genç, daha büyük ve daha iyi bir penis" için arayışlarını sürdürmektedir.Το μουσείο συνεχίζει να ψάχνει για ένα "νεότερο, μεγαλύτερο και καλύτερο" δείγμα.
Tkaçenko bundan sonra başka bir partner arayışına başladı.Υπό αυτές τις συνθήκες, ο Χμελνίτσκι άρχισε να ψάχνει για άλλο σύμμαχο.
Arayışı boşa gitti.Resten eftersøgtes forgæves.
Bu arada arayışı sürmektedir.Derfor skal den søges dér.
Her bir arayışta yakınlık ve ait olma arzusu vardır.Her vil man opleve en særlig nærhed og kontakt.
Görmüyor musunuz ki sizin bu mutluluk arayışınız, kendinizi mutsuz ve çaresiz hissetmenizin asıl nedenidir?Til hans store rædsel går det op for ham, at han selv er grunden til sine medmenneskers ulykke og lidelse.
1999 yazında küçük kasaba Michigan’nın dört erkeği bekaretlerini kaybetmek için arayışa başlamıştı.Sommeren 1999 ga fire puslete gutter fra Michigan seg i kast med sin misjon om å miste jomfrudommen.
Yunan astronomisi gök olaylarına akla yatkın fiziksel açıklamalar arayışıyla başlayıp şekillenmiştir.Gresk astronomi er preget fra starten av søken etter en rasjonell, fysisk forklaring etter himmelfenomener.
Böylece yeni bir yer arayışına başlandı.Han måtte lete etter et annet sted.
Baxter umutsuz bir sevgi arayışı içindeki bu kıza tutulur.Satie falt i håpløs kjærlighetssorg.
Babalar genellikle kızları on iki, on dört yaşlarına geldiklerinde koca arayışına girerlerdi.Ofte fant fedrene potensielle ektemenn til sine døtre allerede mens de var mellom tolv og fjorten år gamle.
Bu arada arayışı sürmektedir.De setter i gang med å lete.
Böylece yeni bir yer arayışına başlandı.Sekarang mulai mencari tempat baru.
Aşırı derecede göçebedirler ve sürekli olarak uygun yaşam alanı arayışı içindedirler.Mereka menjalani hidup abadi dengan makmur dan sempurna di alam baka.
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.Dan mereka mencoba untuk membebaskan diri dari Oblivion dengan konvergensi.
Yolculuk ve arayış bitmişti.Senda gurau dan olok-olokan sudah berakhir.
Müze, günümüzde, "daha genç, daha büyük ve daha iyi bir penis" için arayışlarını sürdürmektedir.Viện bảo tàng tiếp tục tìm kiếm "một dương vật trẻ hơn, lớn hơn và tốt hơn".
Genel göreliliğin kuantum sürümü için arayışı fiziğin en temel açık sorulardan birini giderir.Quá trình tìm kiếm một lý thuyết lượng tử cho hấp dẫn là một trong những câu hỏi mở căn bản nhất trong vật lý.
İlk Avrupa filosu, 1513'te Portekizlerin yeni bir baharat yolu arayışı yüzünden Malakka'dan gelen gemilerdi.Đội tàu châu Âu đầu tiên đã đến đây năm 1513 gồm bốn con tàu Bồ Đào Nha từ Malacca.
Siyah, beyazın taktik savaşından kaçınma arayışına 4...d5!? ile son verebilir.Sau 10.h4!, Đen cần ngăn chặn Tốt h của Trắng bằng 10...h5!.
Babalar genellikle kızları on iki, on dört yaşlarına geldiklerinde koca arayışına girerlerdi.Người cha luôn có ý tìm chồng cho con gái của mình khi cô con gái bước vào tuổi từ 12 đến 14 tuổi.
Arayışı boşa gitti.その警告も無駄になった。
P-51 bu duruma bir çözüm arayışıyla tasarlanmıştır.T-VISはこのような状況を解決する手法として考案されたものである。
Sihirli Kılıç: Camelot'u Arayış (İngilizce özgün adı: Quest for Camelot) 1998 ABD yapımı animasyon filmidir.『魔法の剣 キャメロット』(まほうのつるぎ キャメロット、原題:Quest for Camelot)は、1998年5月15日にアメリカ合衆国で公開されたアニメーション映画作品。
Yolculuk ve arayış bitmişti.と見せかけておどけて締めくくった。
IFFR, film yapımcılarının fon arayışı için CineMart'ı da ağırlamaktadır.CRTプロジェクタ プロジェクタ 日本液晶学会 How to build your own Home cinema projector?
İnsan bir varlık arayışı içerisindedir.人間の内面を探求するものだという。
Buna dair en titiz arayışımızın tek sonucu korku ve belirsizliktir.苦手・欠点 唯一はっきりと分かる欠点は高所恐怖症。
Onlar bir arayışta olmadılar.連中そっちは探さなかったんだ。
Bir tür sentez arayışında oldu.一部のスマートフォンに搭載されていた。
P-51 bu duruma bir çözüm arayışıyla tasarlanmıştır.R35就是在這樣的背景下開始研發的。
Faust'un bu arayışı Şeytan'ı (Mefistofeles) rahatsız etmektedir.梅菲斯特原指浮士德傳說中的「惡魔梅菲斯特」。
Rusya'ya karşı destek arayışı bunda önemli rol oynamıştır.在試圖營救史巴克的行動中,她扮演一個幫助很大的角色。
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.《漢書‧溝洫志》:“奏請穿鑿六輔渠,以益溉鄭國傍高卬之田。