arayış ile cümle

arayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.En busca de la fe.
Bu da otomobil üreticilerini alternatif arayışlara itti.Esta actitud llevó a la gente a enviar diseños alternativos.
Müttefik arayışı içerisinde, III. Leon, Hazarların Hanı Bihar'a elçi gönderdi.En busca de aliados, León III el Isaurio envió una embajada a Bihar, khagan de los jázaros.
İki yanındaki zeytin dalları İsrail'in barış arayışlarını simgeler.Dawkins escucha a las personas de ambos lados del Conflicto israelo palestino.
Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı coşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.Pese a las cambiantes temáticas, sus obras siempre enfatuzaron la realidad y la felicidad de la vida.
Robert Fripp tekrar eleman arayışlarına başlar.Robert McCall è quindi costretto a tornare in azione.
Anlam arayışın kendisindedir.La ricerca del significato.
Ama sadece şunu söyleyebilirim, ruh arayışı olan bir tecrübe oldu ve Artpop tarzının tam tersi."E sapevo di aver bisogno che qualcosa di potente accadesse nell'animo di Luke».
Mart 2015'te Spears yeni yayımlanacak olan stüdyo albümü için müzik arayışında olduğunu bildirdi.A marzo del 2015, la Spears ha dichiarato che stava registrando del materiale per il suo nuovo album.
Özellikle kaybolan, yitirilen zamanın arayışı üzerine.Alla ricerca del modello perduto.
Zihninizi arayışla rahatsız etmeyin.Non vantarti della tua conoscenza.
Popta yeni arayışlar ve sanatçılar ortaya çıkarken "Yaz Yaz Yaz" ile ortalığı kasıp kavurdu.I prosciutti si pulivano e si consumavano una volta arrivata l'estate.
Böylece metot, hakikat arayışı olmaktan öte hakikatin kendisi konumunda olmuştur.Nella favola si è seguitato il verisimile più che il vero.
New Line Cinema'nın öyküyü kabul etmesinden sonra oyuncu arayışları başlar.Мы готовы начать съёмки, как только New Line Cinema даст знать.
Bu grup yem arayışında bazen daha küçük gruplara bölünür.В поисках пищи группы часто делятся на более мелкие подгруппы.
İlkbahar ve yaz aylarında kuşlar gün içinde dönem dönem aktif olur ve besin arayışında şakımaları duyulur.Весной и летом птицы в течение дня активны на рассвете и во время охоты поют песни.
Böylece yeni bir yer arayışına başlandı.Тогда они начинают искать себе новую квартиру.
Krala karşı müttefik arayışındaki isyancı baronlar Fransız Prensi Louis’den yardım isterler.Король Испании, против которого взбунтовались бароны, просит помощи французского короля.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.Мы тогда пытались разобраться в вопросах веры.
Ama sadece şunu söyleyebilirim, ruh arayışı olan bir tecrübe oldu ve Artpop tarzının tam tersi."Это почти как если бы искусство имитировала жизнь, или жизнь имитировала искусство».
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Безукоризненно исполненная загадка убийства.
İki yıllık arayışının ardından bir grup ile canlı müzik yapmaya başladı.وبعد عامين من السعى فقد بدأت بالعمن مع مجموعة موسيقية حية.
Kanıt Arayışının Erken Bitimi: Kişiler, işe yarar gözüken ilk alternatifte karar kılmaya yatkındır.إنهاء مبكر للبحث عن الأدلة: يميل الناس لقبول البديل الأول الذي يبدو وكأنه قد يعمل.
Babalar genellikle kızları on iki, on dört yaşlarına geldiklerinde koca arayışına girerlerdi.وعادة ما يبدأ الآباء البحث عن أزواج لبناتهم عندما يصلوا إلى سن ما بين اثني عشر وأربعة عشر.
Osmanlı Devleti'nin parçalanma sürecinde yeni bir ulusal kimlik arayışına girdi.بعد تفتت الدولة العثمانية سعى للبحث عن هوية قومية جديدة.
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.وبعث إليه صندل رسله من طريقه فقتلهم فأغذ إليه السير وقاتله ثمانية أيام.
Bu arayış sırasında Deniz'i geçip Fok Klanı'nın adalarına ulaşır.Sua busca o conduz através do mar até às misteriosas ilhas do Clã da Foca.
Mart 2015'te Spears yeni yayımlanacak olan stüdyo albümü için müzik arayışında olduğunu bildirdi.Em março de 2015, Spears disse estar gravando novo material para seu próximo álbum.
Onlar bir arayışta olmadılar.Não nos deixaram pesquisar.
Zihninizi arayışla rahatsız etmeyin.Não procure o teu interesse.
Bunun üzerine Göktürkler yeni bir müttefik arayışına başlamışlardı.Em seguida fizeram outro quick-turned" e partiram para a terceira onda.
Buffy daima kötüleri yenip dünyayı kurtarma çabasında, ama Angel her zaman affedilme arayışındadır.Com pena, Jody solta-o na floresta, mas ele teima sempre em voltar.
Müze, günümüzde, "daha genç, daha büyük ve daha iyi bir penis" için arayışlarını sürdürmektedir.Het museum zet haar zoektocht naar "een jongere, grotere en betere" voort.
Kayı Obası, bir yandan da göç edecek bir yurt arayışındadır.Maar diep in de aarde roert zich een wezen dat ruzie zoekt.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Ze plegen een schijnbaar perfecte moord.
Böylece yeni bir yer arayışına başlandı.Men moest op zoek naar een nieuwe plek.
Faust'un bu arayışı Şeytan'ı (Mefistofeles) rahatsız etmektedir.Faust sluit een pact met de duivel (Mefistocles).
Yolculuk ve arayış bitmişti.De start en finish waren in Ieper.
Bunun üzerine Göktürkler yeni bir müttefik arayışına başlamışlardı.Daarna begon hij aan een inhaalrace en werd hij derde.
Resmi site IMDb'de 0433442 Rotten Tomatoes'da Arayış Box Office Mojo'da ArayışRott am Inn telt 4.032 inwoners. zie abdij Rott am Inn
1960 ve 70'li yıllar Arif Sağ için müzikte arayış yılları oldu.De jaren 1907 en 1908 waren zijn artistieke wonderjaren.
"BABAMIN SESİ VE ANNEMİN ŞARKISI'NDA EV VE SES ARAYIŞI".In het 'Liedboek, zingen en bidden in huis en kerk' (uitg.
Belgesel tarzında çekilmiş olan bu film, söz konusu arayışın yarı kurgusal olarak anlatılmasına dayanır.De reden daarvoor wordt gaandeweg een dergelijke film duidelijk middels de found footage.
Hemen yeni vokal arayışlarına gidildi ve Blood Has Been Shed' den Howard Jones' la görüşmelere başlandı.Zespół szybko zaczął szukać nowego wokalisty i w końcu znalazł Howarda Jonesa z Blood Has Been Shed.
Sukhánuraktih paramá jaeviivrttih: Canlıların en temel içgüdüsü mutluluk arayışıdır.Sukhánuraktih paramá jaeviivrttih: Głębokie pragnienie szczęścia jest najważniejszą skłonnością istot żywych.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Zawsze pragnął popełnić morderstwo wyjątkowe, doskonałe.
Zihninizi arayışla rahatsız etmeyin.Nie włamuj się do umysłów.
Hikâye cücelerin efsanevi çekicini bulma arayışlarıyla devam eder...Dziewczyny postanawiają więc odnaleźć legendarne przedmioty.
Kayıt şirketi arayışları Knowles ailesini de etkiledi.Pomysł podobnego wyglądu zasugerowała Knowles.
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.De avslagna tuvorna (som väl orsakats av iskilar) samlade han sedan i åtta väldiga stackar.
Film, Kral Arthur efsanesi ve Kutsal Kâse arayışını hicivsel olarak işler.Filmen är löst baserad på legenden om Kung Arthur och dennes sökande efter den heliga Graalen.
Sihirli Kılıç: Camelot'u Arayış (İngilizce özgün adı: Quest for Camelot) 1998 ABD yapımı animasyon filmidir.Det magiska svärdet - kampen om Camelot är en amerikansk animerad film från 1998.
Yolculuk ve arayış bitmişti.Början och slutet har gått förlorat.
Büyük gruplar yiyecek arayışı için daha küçük gruplara bölünür ve uyumak için tekrar bir araya gelir.I en del arter delar sig flocken i mindre grupper vid letandet efter föda och förenar sig före natten igen.
Bu grup yem arayışında bazen daha küçük gruplara bölünür.Vid födosöket delar sig flocken ibland i mindre grupper.
Arayışlar 19 Eylül'de son buldu.Останній раз телефонував 9 серпня.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.І він задумує ідеальне вбивство.
Zihninizi arayışla rahatsız etmeyin.Намагайся не нав'язувати своєї думки.
Eşi Ted'den kendini bulma arayışını sebep göstererek ayrılmıştır.Таким чином, Тед покинув компанію за власним бажанням.
Böylece yeni bir yer arayışına başlandı.А потім потрібно буде шукати нові території.

İlgili Sayfalar