Eve gitmek ve ofiste işte kalmak arasında tereddüt etti.He wavered between going home and remaining at work in the office.
O, kalabalığın arasından geçti.He passed among the crowd.
O, kalabalığın arasından ite kalka geçti.He pushed his way through the crowd.
O kalabalığın arasında ağır ağır ilerledi.He cruised his way through the crowd.
En iyi jazz şarkıcıları arasındadır.He is among the best jazz singers.
O benim arkadaşlarımın arasında dahildir.He is included among my friends.
Kalabalığın arasında yolunu açtı.He elbowed his way through the crowd.
O onu kalabalığın arasında koşarken gördü.She glimpsed him running through the crowd.
Dünyadaki en büyük bilim insanları arasında sayılıyor.He is numbered among the greatest scientists in the world.
Yaşam ve ölüm arasında kaldı.He hovered between life and death.
O, doğru ile yanlış arasındaki farkı bilmiyor.He doesn't know the difference between right and wrong.
O birçok adaylar arasından başkan olarak seçildi.He was elected as chairman from among many candidates.
O, arazisini oğulları arasında dağıttı.He distributed his land among his sons.
O ,iş arkadaşları arasında popülerdir.He is popular among his colleagues.
O iki parti arasında aracılık yaptı.He mediated between the two parties.
Onlar arasında kuşak farkı var.There is a generation gap between them.
Onlar kalabalığın arasında kendilerine yol açtılar.They made their way through the crowd.
Onlar ağaçların arasındaki şu evde yaşarlar.They live in that house among the trees.
O, aceleyle çimlerin arasından geçti.She hurried across the lawn.
Aşk ve nefret arasında bir şey hissetti.She felt something between love and hatred.
Öğrenciler arasında çok popüler.She is very popular among the students.
O, bu günlerde onunla arasına mesafe koyuyor.She keeps him at arm's length these days.
Çalışmak ya da üniversiteye gitmek arasında karar veremiyorum.She can't make up her mind whether to get a job or to go on to college.
Diğer kızlar arasında popülerdir.She is popular with other girls.
O, birçok öğrenci arasından seçildi.She was chosen from among many students.
O, oğlanlar arasında çok popülerdir.She is very popular among the boys.
O, hayatını fakirlerin arasında çalışmaya adadı.She devoted her life to working among the poor.
Yüzünü ellerinin arasına sakladı.She buried her face in her hands.
Diğerlerinin arasında sivriliyor.She stands out from the rest.
Diğerleri arasında göze çarpıyor.She stands out from the rest.
Karı koca arasındaki ilişki aşka dayalı olmalıdır.The relationship between husband and wife should be based on love.
Annem yemekler arasında yememize karşı çıkar.Mother frowns upon us eating between meals.
Anne parayı çocukları arasında bölüştürdü.The mother divided the money among her children.
Nagoya Tokyo ve Osaka arasında yer almaktadır.Nagoya lies between Tokyo and Osaka.
Nagoya Tokyo ve Osaka arasındadır.Nagoya is between Tokyo and Osaka.
Ağaçlar arasında bir ev görüyorum.I see a house among the trees.
Zengin ve yoksul arasındaki uçurum daha da genişliyor.The gap between rich and poor is getting wider.
Onlar arasında belirgin bir fark var.There is a marked difference between them.
İkisinin arasında dikkate değer farklılıklar var.There are noticeable differences between the two.
Onlar arasında bağlantı yok.There is no connection between them.
Onlar arasındaki aralık daraldı.The gap between them has narrowed.
Bizim ve komşunun avlusu arasındaki sınırı işaretlemek için bir çit vardır.There is a fence marking the boundary between our yard and the neighbor's.
Trenler arasında uzun bir bekleme var.There is a long wait between trains.
Sendika ve yönetim arasındaki anlaşmazlık bir greve yol açabilir.The disagreement between the union and management could lead to a strike.
Pyongyang ve Washington arasında bir tür uzlaşmaya varılması zorunludur.It is essential that some kind of compromise be reached between Pyongyang and Washington.
Paul eli saçının arasında koştu.Paul ran his hand through his hair.
Bu görüşler arasında ikincisi önemlidir.Among these views, the second one is of importance.
Kuzenlerim arasında, bilirsiniz, en iri göğüsleri olan bir kız var.Among my cousins, you know, there's a girl with the most enormous breasts.
Romeo ve Juliet'te iki aile arasında kötü kan vardı.There was bad blood between the two families in "Romeo and Juliet".
Mrs. Bruce İngiltere ile Japonya arasında uçan ilk kadın pilottu.Mrs. Bruce was the first female pilot to fly between England and Japan.
O geceye kadar onların arasında herhangi bir kötü duygu yoktu.There had never been any ill-feeling between them until that night.
Habarovsk, Rus Uzak Doğusu'nun en büyük şehirleri arasındadır.Khabarovsk is among the largest cities of the Russian Far East.
Yazın, sıcaklık otuzla kırk santigrat arasında değişkenlik gösterir.In the summer, the temperature ranges from thirty to forty degrees Celsius.
O sağ ve sol arasındaki farkı bilmiyor.He does not know the difference between right and left.
Saldırganlığın en görünür formları genellikle av ve avcı arasında görülür.The most visible forms of aggression are often seen between prey and predator.
Bir köy ve bir kasaba arasındaki fark nedir?What's the difference between a village and a town?
Bununla şunun arasında seçim yap.Choose between this and that.
Bu iki fotoğraf arasındaki farkı buldun mu?Did you find the difference between these two photos?
Sis perdesinin arasından, kendi geleceğim gözüme ilişti.In looking through the mist, I caught a glimpse of my future.
Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.In America, the consumption of fast-food has tripled between 1977 and 1995.