arasından ile cümle

arasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Onların arasından kimilerini kâhin ve Levili olarak seçeceğim›› diyor RAB.耶和華 說 、 我 也 必從 他 們中間取 人 為 祭司 、 為利 未 人
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Chi ne farà di simile a questo o ne porrà sopra un uomo estraneo sarà eliminato dal suo popolo»
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Degene die een dergelijke zalf bereidt en uitgiet over iemand die geen priester is, zal worden verstoten."
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Den, der tilbereder lignende Salve eller anvender den på en Lægmand, skal udryddes af sin Slægt.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Kdo by koli udělal mast podobnou, a neb mazal by jí cizího, vyhlazen bude z lidu svého.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Kdor ga ponaredi ali kdor od njega da tujcu, bodi iztrebljen iz ljudstva svojega.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››무릇 이와 같은 것을 만드는 자나 무릇 이것을 타인에게 붓는 자는 그 백성중에서 끊쳐지리라 하라
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Ktobykolwiek uczynił taką maść, a namazałby nią kogo obcego, wytracony będzie z ludu swego.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Ktokoľvek by spravil podobnú masť a kto by z nej dal na cudzieho, vyťatý bude zo svojho ľudu.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››O homem que compuser um perfume como este, ou que com ele ungir a um estranho, será extirpado do seu povo.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Oricine va face un untdelemn ca el, sau va unge cu el pe altul, va fi nimicit din poporul lui.``
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Quiconque en composera de semblable, ou en mettra sur un étranger, sera retranché de son peuple.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Valaki ahhoz hasonló kenetet csinál, vagy azzal idegent ken meg, kitöröltessék az õ népe közül.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Wer ein solches macht oder einem andern davon gibt, der soll von seinem Volk ausgerottet werden.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››οστις συνθεση ομοιον αυτου η οστις βαλη εξ αυτου επι αλλογενη, θελει εξολοθρευθη εκ του λαου αυτου.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››Който направи подобно нему, или който тури от него на чужденец, ще бъде изтребен из людете си.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››кто составит подобное ему или кто помажет им постороннего, тотистребится из народа своего.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››איש אשר ירקח כמהו ואשר יתן ממנו על זר ונכרת מעמיו׃
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››كل من ركّب مثله ومن جعل منه على اجنبي يقطع من شعبه.
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››凡 調 和 與 此 相 似 的 、 或 將 這 膏 膏 在 別 人 身 上 的 、 這 人 要 從 民 中 剪 除
Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››凡調 和 與此 相似 的 、 或將這膏膏 在 別人 身 上 的 、 這人 要 從民 中 剪除
Onun için deli olan onca adamın arasından beni seçti.Elle m'a choisi parmi 100 hommes prêts à tuer pour elle. - Han, han.
Onun için deli olan onca adamın arasından beni seçti.Férfiak százai közül, akik öltek vona érte, épp engem választott.
Onun için deli olan onca adamın arasından beni seçti.M-a ales pe mine dintr-o sută de bărbaţi care erau gata să ucidă pentru ea.
Onun için deli olan onca adamın arasından beni seçti.اختارتني من بين مئات الرجال كانوا مستعدين ليقتلوا من أجلها
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.eikä tuo sitä ilmestysmajan ovelle, Herralle uhrattavaksi, se mies hävitettäköön kansastansa.
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.회막 문으로 가져다가 여호와께 드리지 아니하면 그는 백성 중에서 끊쳐지리라
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.mà chẳng đem đến tại cửa hội mạc đặng dâng cho Ðức Giê-hô-va, thì người đó sẽ bị truất khỏi dân sự mình.
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.mà chẳng đem đến tại cửa hội mạc đặng dâng cho Ðức_Giê - hô-va , thì người đó sẽ bị truất khỏi dân_sự mình .
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.и не приведет ко входу скинии собрания, чтобы совершить ее Господу,то истребится человек тот из народа своего.
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.ואל פתח אהל מועד לא יביאנו לעשות אתו ליהוה ונכרת האיש ההוא מעמיו׃
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.ولا يأتي بها الى باب خيمة الاجتماع ليصنعها للرب يقطع ذلك الانسان من شعبه.
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.若 不 帶 到 會 幕 門 口 獻 給 耶 和 華 、 那 人 必 從 民 中 剪 除
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.若不帶 到 會幕 門口 獻給 耶和華 、 那人 必 從民 中 剪除
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Consegui avaliar num instante, no meio dos destroços, por onde escapar.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Enseguida me di cuenta de cómo usar los escombros para salir de ahí.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Jag kunde ögonblickligen se hur jag skulle klara mig genom spillrorna.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Jeg kunne hurtigt se, hvordan jeg skulle undgå vragresterne.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Pystyin pelastautumaan hetkessä- -ja pakenemaan rojun keskeltä.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Sono riuscito a valutare l'esatto istante per uscirne vivo correndo fra le macerie.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.W jednej chwili oszacowałem, w którą stronę uciekać.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Μπόρεσα να αξιολογήσω άμεσα πού να πατήσω για να ξεφύγω.
Oradan kurtulmak için enkazın arasından nereden kaçacağımı anında değerlendirdim.Я сразу сумел понять, куда надо бежать, чтобы выбраться оттуда.
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.거기 이르거든 님시의 손자 여호사밧의 아들 예후를 찾아 들어가서 그 형제 중에서 일어나게 하고 데리고 골방으로 들어가서
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.Sesampainya engkau di sana carilah Yehu anak Yosafat dan cucu Nimsi. Ajaklah dia sendirian ke sebuah kamar
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.ובאת שמה וראה שם יהוא בן יהושפט בן נמשי ובאת והקמתו מתוך אחיו והביאת אתו חדר בחדר׃
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.واذا وصلت الى هناك فانظر هناك ياهو بن يهوشافاط بن نمشي وادخل واقمه من وسط اخوته وادخل به الى مخدع داخل مخدع
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.到 了 那 裡 、 要 尋 找 寧 示 的 孫 子 、 約 沙 法 的 兒 子 耶 戶 。 使 他 從 同 僚 中 起 來 、 帶 他 進 嚴 密 的 屋 子
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.到了 那 裡 、 要尋 找 寧示 的 孫子 、 約沙法 的 兒子 耶戶 。 使 他 從 同僚 中 起來 、 帶 他 進嚴 密 的 屋子
Orta Batının ağır sanayisinin arasindan캘리포니아의 실리콘 밸리로
Orta Batının ağır sanayisinin arasindanמהכלכלה של איזור התעשייה הכבדה בצפון ארה"ב
Orta Batının ağır sanayisinin arasindanبمرحلة تنقلية من الحزام الاقتصادي في الوسط الغربي (اقتصاد زراعي وحيواني)
Orta Batının ağır sanayisinin arasindanカリフォルニアのシリコンバレー経済への転換は
Öyleyse, 4 duvarın arasından çıkmak, o konuşmayı yapmak, niçin bu kadar zor?Alors pourquoi sortir d'un placard, avoir cette conversation, est-il si difficile ?
Öyleyse, 4 duvarın arasından çıkmak, o konuşmayı yapmak, niçin bu kadar zor?Entonces, ¿por qué salir del armario, por qué tener esa conversación, por qué es tan difícil?
Öyleyse, 4 duvarın arasından çıkmak, o konuşmayı yapmak, niçin bu kadar zor?Warum ist sich zu bekennen, warum ist dieses Gespräch so schwer?
Öyleyse, 4 duvarın arasından çıkmak, o konuşmayı yapmak, niçin bu kadar zor?Защо излизането от който и да е килер, защо воденето на онзи разговор е толкова трудно?
O zaman arasından seçecek 8 kişi kalır.그러니까 8명 중에 한 명을 선택해야 합니다.
O zaman arasından seçecek 8 kişi kalır.Assim apenas temos oito pessoas por quem podemos escolher.
O zaman arasından seçecek 8 kişi kalır.A więc będziemy mieli tylko osiem osób do wyboru.

İlgili Sayfalar