arasına ile cümle

arasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sinekler iştahla bacaklarının arasına toplanıyordu.Wygłodniałe muchy szalały wokół jego nóg.
Sinekler iştahla bacaklarının arasına toplanıyordu.Мухи жадно жужжали вокруг его ног.
Sinekler iştahla bacaklarının arasına toplanıyordu.Мухите бръмчаха гладно около краката му.
Sinekler iştahla bacaklarının arasına toplanıyordu.הזבובים חגו ברעב מסביב לרגליו.
Sinekler iştahla bacaklarının arasına toplanıyordu.حلَّق الذباب جائعاً حول ساقيه.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.A rozptýlim ťa medzi národy a rozoženiem ťa po zemiach a celkom vypracem tvoju nečistotu z teba.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.Bo cię rozproszę między pogany, i rozwieję cię po ziemiach, i uprzątnę do końca nieczystość twoję z ciebie.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.És eloszlatlak téged a pogányok közé, és szétszórlak a tartományokba, s véget vetek tisztátalanságodnak.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.Espalhar-te-ei entre as nações e dispersar-te-ei pelas terras; e de ti consumirei a tua imundícia.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.Ik zal u verspreiden onder de volken, u over de hele wereld uiteenjagen en afrekenen met uw goddeloosheid.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.In razkropim te med poganske narode in razženem te po deželah in docela odpravim nesnažnost tvojo iz tebe.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.Jeg vil sprede dig blandt Folkene og udstrø dig i Landene og tage din Urenhed fra dig;
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.Jeg vil sprede dig iblandt folkene og strø dig omkring i landene, og jeg vil ta bort fra dig all din urenhet.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.내가 너를 열국 중에 흩으며 각 나라에 헤치고 너의 더러운 것을 네 가운데서 멸하리라
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.Minä hajotan sinut pakanain sekaan ja sirotan sinut muihin maihin ja poistan sinusta saastaisuutesi.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.Nebo rozptýlím tě mezi pohany, a rozženu tě po krajinách, a do konce vyprázdním nečistotu tvou z tebe.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.Te dispersaré entre las naciones y te esparciré por los países. Así eliminaré de ti tu impureza
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.ti disperderò fra le nazioni e ti disseminerò in paesi stranieri; ti purificherò della tua immondezza
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.И рассею тебя по народам, и развею тебя по землям, и положу конец мерзостям твоим среди тебя.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.Ще те разпръсна между народите и разсея по страните, та ще изчистя от тебе като с огън нечистотата ти.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.והפיצותי אותך בגוים וזריתיך בארצות והתמתי טמאתך ממך׃
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.وابددك بين الامم واذريك في الاراضي وازيل نجاستك منك.
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.我 必 將 你 分 散 在 列 國 、 四 散 在 列 邦 . 我 也 必 從 你 中 間 除 掉 你 的 污 穢
Sizi uluslar arasına dağıtıp ülkelere süreceğim. Sizdeki ruhsal kirliliğe son vereceğim.我 必將 你 分散 在 列國 、 四 散 在 列邦 . 我 也 必從 你 中 間 除掉 你 的 污穢
- Söyle bakalım. Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Apontámos para a grelha 8, pois segundo as leituras termográficas, a grelha 9 continha ferrite.
- Söyle bakalım. Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.- Azért a 8-as kockát céloztuk, mert az infrakép vasferritet jelzett a 9-esen.
- Söyle bakalım. Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.On voulait atterrir dans le secteur 8 parce que le 9 est un champ de ferrite.
- Söyle bakalım. Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.We mikten op raster 8 omdat we wisten dat raster 9 ferriet was.
- Söyle bakalım. Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Целехме сектор 8, защото термографиките показваха... че сектор 9 е железен ферит.
Şu an konuşamıyorum. Karı koca arasına girecek tipte bir adam değilim.اسمعي، أنا لست الرجل الذي يحاول أن يفرق بين زوج و زوجته
Tablonun ismi 'Alaca Karanlıkta Yürüyüş'. Bu eser, 1830-1835 arasına tarihleniyor.Jmenuje se Procházka za soumraku a jeho dokončení se datuje mezi roky 1830 a 1835.
Tablonun ismi 'Alaca Karanlıkta Yürüyüş'. Bu eser, 1830-1835 arasına tarihleniyor.Эта картина называется "Прогулка в сумерках" и была создана где-то между 1830 и 1835 годами.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Así que el avión aterrizó entre los edificios y se detiene frente a este pequeño cartel.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.A zatem, samolot wylądował pomiędzy budynkami i zatrzymał się naprzeciwko tego niewielkiego billboardu.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Das Flugzeug landete also zwischen den Gebäuden und kam vor dieser kleinen Plakatwand zum halten.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Het vliegtuig landde tussen de gebouwen en kwam tot stilstand voor dit kleine reclamebord.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.비행기는 빌딩들 사이에 착륙했고 이런 광고판 정면에 멈춰 섰습니다.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.L'avion a atterri entre les immeubles et s'est finalement arrêté en face de ce petit panneau d'affichage.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Máy bay hạ cánh giữa những tòa nhà và dừng lại trước tấm biểm quảng cáo này.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Și avionul a aterizat între clădiri și s-a oprit de tot în fața acestui mic afiș.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.И така, самолетът се приземи между сградите и спря точно пред този малък билборд.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Когда самолет приземлился между зданиями, он остановился прямо напротив вот этого щита.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Отож, літак приземлився між будівлями і остаточно зупинився навпроти цього маленького рекламного щита.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.אז המטוס נחת בין שני בניינים והגיע לעצירה מלאה מול שלט חוצות קטן.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.وهبطت الطائرة وسط المباني وتوقفت بالضبط أمام هذه اللافتة الصغيرة. "فائز"
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.この小さな看板の前で完全停止しました (笑い)
Uzun otların arasına saklanmakÀ l’abri des hautes herbes
Uzun otların arasına saklanmakA magas fű rejtekében
Uzun otların arasına saklanmakGömd i det höga gräset
Uzun otların arasına saklanmakI skjul i det høje græs
Uzun otların arasına saklanmakNascondersi nell’erba alta
Uzun otların arasına saklanmakPiilossa korkeassa heinikossa
Uzun otların arasına saklanmakPtaki ukryte w wysokiej trawie
Uzun otların arasına saklanmakSchovávaná ve vysoké trávě
Uzun otların arasına saklanmakÚkryt vo vysokej tráve
Uzun otların arasına saklanmakVerscholen in het lange gras
Uzun otların arasına saklanmakVersteckt im hohen Gras
Uzun otların arasına saklanmakΚρυμμένα στο ψηλό χορτάρι
Uzun otların arasına saklanmakДа се скриеш във високата трева
Ve biz butun balonlari yeniden sisirdik, onlari bir iplige dizdik ve onari duaci bezlerinin arasina tutturduk.Am reumflat toate baloanele, le-am înşirat pe o sfoară şi le-am agăţat acolo, printre steagurile de rugăciune.
İlgili Sayfalar