arasına ile cümle

arasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.把 洗濯盆 安在 會幕 和 壇 的 中間 、 盆中 盛水 、 以便 洗濯
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.A mosdómedenczét pedig helyheztesd a gyülekezet sátora közé és az oltár közé, és önts belé vizet.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.A umiestiš umyvák medzi stán shromaždenia a medzi oltár na zápaly a dáš do neho vody.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Colocarás la fuente entre el tabernáculo de reunión y el altar, y pondrás agua en ella
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.E porás a pia entre a tenda da revelação e o altar, e nela deitarás água.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.In postavi umivalnik med shodni šator in oltar ter vlij vanj vode.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Ja allas sijoita ilmestysmajan ja alttarin välille ja kaada siihen vettä.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.또 물두멍을 회막과 단 사이에 놓고 그 속에 물을 담고
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Ligheanul să -l aşezi între cortul întîlnirii şi altar, şi să pui apă în el.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Metterai la conca fra la tenda del convegno e l'altare e vi porrai l'acqua
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Och du skall ställa bäckenet mellan uppenbarelsetältet och altaret och gjuta vatten däri.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.og stil Vandkummen op mellem Åbenbaringsteltet og Alteret og hæld Vand deri.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Og tvettekaret skal du sette mellem sammenkomstens telt og alteret og ha vann i det.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Postavíš také umyvadlo mezi stánkem úmluvy a mezi oltářem, do něhož naleješ vody.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Postawisz też wannę między namiotem zgromadzenia a między ołtarzem, w którą nalejesz wody.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Taruhlah bak air di antara Kemah dan mezbah itu, lalu isilah dengan air
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Tu placeras la cuve entre la tente d`assignation et l`autel, et tu y mettras de l`eau.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.und das Handfaß zwischen die Hütte des Stifts und den Altar, und Wasser darein tun,
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.và để cái thùng ở giữa khoảng hội mạc và bàn thờ; rồi đổ nước vào;
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.và để cái thùng ở giữa khoảng hội mạc và bàn_thờ ; rồi đổ nước vào ;
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Zet het wasvat tussen de tabernakel en het altaar en vul het met water.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.Και θελεις θεσει τον νιπτηρα μεταξυ της σκηνης του μαρτυριου και του θυσιαστηριου και βαλει υδωρ εν αυτω.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.и да туриш умивалника между шатъра за срещане и олтара, и да налееш вода в него.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.и поставь умывальник между скиниею собрания и между жертвенником и влей в него воды;
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.ונתת את הכיר בין אהל מועד ובין המזבח ונתת שם מים׃
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.وتجعل المرحضة بين خيمة الاجتماع والمذبح وتجعل فيها ماء.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.把 洗 濯 盆 、 安 在 會 幕 和 壇 的 中 間 、 在 盆 裡 盛 水
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.把 洗濯盆 、 安在 會幕 和 壇 的 中間 、 在 盆裡 盛水
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››(8:19) J`établirai une distinction entre mon peuple et ton peuple. Ce signe sera pour demain.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››8:19 und will eine Erlösung setzen zwischen meinem und deinem Volk; morgen soll das Zeichen geschehen.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Aku akan membuat perbedaan antara umat-Ku dengan rakyatmu. Keajaiban itu akan terjadi besok.'
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Assim farei distinção entre o meu povo e o teu povo; amanhã se fará este milagre.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››A učiním rozdiel medzi svojím ľudom a medzi tvojím ľudom. Zajtra bude toto znamenie.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››A vysvobozením rozdíl učiním mezi lidem svým a lidem tvým. Zítra bude znamení toto.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Drogę trzech dni pójdziemy na puszczą, i ofiarować będziemy Panu Bogu naszemu, jako nam rozkaże.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››És különbséget tészek az én népem között és a te néped között. Holnap lészen e jelenség.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››For jeg vil frelse mitt folk og gjøre forskjell på mitt folk og ditt folk; imorgen skal dette tegn skje.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››In postavim znamenje rešitve med svojim ljudstvom in ljudstvom tvojim. Jutri se zgodi to znamenje.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››내가 내 백성과 네 백성 사이에 구별을 두리니 내일 이 표징이 있으리라 하셨다 하라 하시고
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Näin minä panen pelastuksen erottamaan oman kansani sinun kansastasi. Huomenna on tämä ihme tapahtuva.`"
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››og jeg vil sætte Skel mellem mit Folk og dit Folk; i Morgen skal dette Tegn ske!"
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Ta sẽ phân biệt dân ta cùng dân ngươi. Ðến mai, dấu lạ nầy tất sẽ có.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Ta sẽ phân_biệt dân ta cùng_dân ngươi . Ðến mai , dấu lạ nầy tất sẽ có .
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Voi face o deosebire între poporul Meu şi poporul tău. Semnul acesta va fi mîne.``
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Yo haré distinción entre mi pueblo y el tuyo. Mañana tendrá lugar esta señal.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››και θελω βαλει διαφοραν μεταξυ του λαου μου και του λαου σου αυριον θελει γεινει το σημειον τουτο.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Аз ще поставя преграда между Своите люде и твоите люде; утре ще стане това знамение.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››Я сделаю разделение между народом Моим и между народом твоим. Завтра будет сие знамение.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››ושמתי פדת בין עמי ובין עמך למחר יהיה האת הזה׃
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››واجعل فرقا بين شعبي وشعبك. غدا تكون هذه الآية.
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››我 要 將 我 的 百 姓 和 你 的 百 姓 分 別 出 來 . 明 天 必 有 這 神 蹟
Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››我 要 將 我 的 百姓 和 你 的 百姓 分 別出來 . 明天 必 有 這 神蹟
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.A drugie padło między ciernie, i wzrosły ciernie, a zadusiły je.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.A iné padly do tŕnia, a tŕnie vzrástlo a udusilo ich.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Ander zaad viel tussen de distels en verstikte.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Drugo pa pade med trnje, in trnje zraste ter ga zaduši.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.E outra caiu entre espinhos; e os espinhos cresceram e a sufocaram.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Etliches fiel unter die Dornen; und die Dornen wuchsen auf und erstickten's.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Jiná pak padla v trní; i vzrostlo trní, a udusilo je.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.더러는 가시떨기 위에 떨어지매 가시가 자라서 기운을 막았고
İlgili Sayfalar