arap ile cümle
arap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pamuğun Arapça'daki ismi olan kutun ('al kutun') İngilizce'ye cotton, İspanyolca'ya algodón olarak geçmiştir.Coton et Coton (homonymie) En anglais, cotton signifie coton
732: Charles Martel, Poitiers Muharebesi'nde Araplar'a karşı zafer kazandı.732 : Charles Martel arrête les Arabes près de Poitiers.
1971 - Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşmiş Milletler'e üye oldu.1971 : les Émirats arabes unis deviennent membre de l'ONU.
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.De nombreux pays arabes ont boycotté ce sommet.
Arapça'dan tercümedir.Traduit de l'arabe.
1978 senesinde Şam Arap Müziği Altın Madalyası ile ödüllendirilmiştir.En 1978, il reçut la Médaille d’or de la Musique arabe de Damas.
Aynı sebepten dil olarak da sadece Arapçayı öğrendi.Il y apprit la langue arabe.
Arapça küçük şerhin orijinali kaybolmuştur.Cette version arabe d'origine est perdue.
Aynı yıl Konstantin Züreyk, Hani el-Hindi ve Wadie Haddad ile beraber Arap Ulusal Hareketini kurar.Il fonde la même année le Mouvement nationaliste arabe avec Constantin Zureik, Hani al-Hindi et Wadie Haddad.
Modern Standart Arapça bilgisi yer yer değişmektedir .L’arabe standard moderne devient langue d’État.
Fakat Araplar adada sadece kısa bir süre kaldılar.Ils ne resteront que quelques heures sur l’île.
Haddad, günümüzde İsrail’de bulunan Safed’li bir Arap Ortodoks’tur.Haddad est un chrétien-orthodoxe né à Safed dans l'actuel Israël.
Bölgedeki Arap nüfusun büyük kısmı mülteci durumuna düştü.La majorité des résidents arabes du village devinrent des réfugiés palestiniens.
Kelimenin Arapça bakla kelimesi ile bir ilgisi yoktur.Il ne correspond à aucun mot arabe.
Bu sırada Bizans-Sasani çekişmesinden yararlanmak isteyen Araplar da kapıdaydılar.Ceux-ci, élevés à l'écart du peuple qu'ils voulaient leur, développèrent entre eux une forte fraternité.
Araplar tarafından bir müddet ele geçirildi.Nous nous sommes fait enculer par des Arabes.
Arap kültürü etkileri görülmez.L'influence de la culture arabe se fait sentir.
Bu dönemde Arap ülkelerinin tek bir devlet altında birleşmesini savundu.Durant cette réunion, il déclare qu'est nécessaire l'unification des albanais en un seul état.
Arap dünyasında etkili bir isimdir.C'est un prénom commun dans le monde arabe.
Yaşlı nesil, hâlâ Arapça konuşmaktadır.Amma parle aussi en arabe.
Ayrıca Arapça öğrenmektedir.Il y apprend aussi l'arabe.
Yabancı dil olarak Arapça da okutulmaktadır.L'arabe peut être également considéré comme langue internationale.
Ancak Arapça’sında kitabın aslında bulunmayan bazı bölümlerin olduğu tahmin edilmektedir.Curieusement, il ne semble pas y avoir d'autres nombres arabes dans le texte.
Göçmenlerin çoğu ya Holokost'tan kurtulanlar ya da Arap topraklarından kaçan Yahudilerden oluşmaktaydı.La plupart des immigrants étaient des Juifs persécutés par le régime nazi ou des survivants de la Shoah.
Suriye Arap Cumhuriyeti 176.Syrie 176.
Araplar burada bir emirlik kurdular.Les Hospitaliers y établirent une commanderie.
Arapça adı yoktur.Un prénom arabe.
Ancak Farabi, bütün eserlerini Arapça yazmıştır.Il a écrit toute son œuvre en arabe.
Abdest Kur'an' da gasil veya gusül (Arapça: غسل) olarak geçer.Abou, Abû ou Abu (أبو , père) est le mot arabe signifiant père.
Arapça ana dildir.L'arabe est la langue principale,.
Buna bir örnek Arap-kilit oyunudur.Il s'agit d'un jeu d'arcade.
Laâyoune-Boujdour-Sakia El Hamra (Arapça: كلميم السمارة), Fas'ın bir bölgesidir.Laâyoune-Boujdour-Sakia el Hamra dont la capitale est Laâyoune (El Aaiún), à l'ouest.
Arap babunu, Eski Mısır'da kutsal sayılıyordu.Le sistre était un instrument sacré de l'Égypte ancienne.
Hartum Eyaleti (Arapça: الخرطوم), Sudan'ın bir eyaletidir.Le Darfour-Oriental est un État du Soudan.
Böylece İspanyol-Arap savaşı bitmiş olur.La guerre anglo-irakienne prend fin.
Emrindeki Arap ordusunu üç gruba böldü.L'armée arabe est divisée en trois corps.
Tuba, Arapça kökenli bir sözcük olup hoşluk, güzellik, iyilik gibi anlamlara gelmektedir.Bliss est un mot anglais signifiant joie, allégresse, béatitude.
Hiç okula gitmediği için Türkçe öğrenememiştir ve okuma yazması yoktur ancak Arapça bilmektedir.Il n’a jamais été à l’école, ne sait ni lire ni écrire et parle à peine l’anglais.
Al-i İmran (Arapça: سورة آل عمران), Kur'an'ın 3. suresidir.La sourate Ar-Ra'd (arabe : الرّعد, le Tonnerre) est la 13e sourate du Coran.
Hüseyin, Arapçada güzel, yakışıklı manasına gelmektedir.Hassaniyya forme locale et orale de l'arabe.
Kendisi Arap'tır.Nous sommes arabes.
Araplar putların kendilerine Allah katında şefaat edeceklerine inanırlardı.Le peuple de Hûd croyait en Allah mais était quand même polythéiste.
Arap Devletleri Araştırma ve Eğitim Ağı (ASREN) (2010- günümüz).Réseau de la Recherche et de l’Éducation des États Arabes (2010 – présent).
6 Ekim - Ortadoğu'da 1973 Arap-İsrail Savaşı başladı.En octobre 1973 eut lieu la guerre du Kippour au Proche-Orient.
Arap Vatandaşlar kendilerini yerli halk olarak görürler .On peut les considérer comme un peuple autochtone.
Ebced hesabında Arap alfabesindeki her harfe sayısal bir değer atanır ve böylece yazılar sayısallaştırılır.Dans l'alphabet hébreu, chaque lettre de l'alphabet a une valeur chiffrée et une représentation.
1981 yılında Jean Nouvel, Paris’te yer alan Arap Dünyası Enstitüsü yarışmasını kazandı.En 1987, à Paris, Jean Nouvel, édifie l’Institut du Monde arabe.
Hadra ismi temel nitelikle Arap dünyasında kullanılmaktadır.Le prénom Afida prend ses racines dans le monde arabe.
Almadén, Arapça "المعدن al-ma'din" kelimesinden gelir ve "maden" anlamına gelir.Le mot Almadén est d'origine arabe et signifie « la mine ».
Toprakları genellikle Khamsa Ülkesi (Arapça: beş) olarak anılıyordu.Les métayers étaient désignés par le terme de Khammes (de l'arabe خمسة khamssa qui signifie cinq).
Arapça ile ilgili yaptığı araştırmaların dışında, aynı zamanda da Kürtçe dili alanına ilgi gösterdi.À part les études qui concernent le monde arabe, il est préoccupé par la langue kurde.
Katar Petrolleri (Arapça: قطر للبترول), Katar merkezli bir devlet petrol ve doğalgaz şirketidir.Qatar Petroleum (QP) est la compagnie pétrolière nationale du Qatar.
Aynı zamanda, Araplar Ege'de ilk ciddi akınlarına başlamışlardır.Les Japonais rencontrent alors leur première résistance sérieuse.
642-643'te Araplar, Trablus ile birlikte Sirenayka ve Trablusgarp'ın doğu yarısını ele geçirdiler.En 642-643, les Rachiduns prennent la Cyrénaique et l'Est de la Tripolitaine, avec Tripoli.
Suriye, 1 Şubat 1958'de Birleşik Arap Cumhuriyeti adı altında Mısır ile birleşti.Ainsi, le 1er février 1958, la Syrie plébiscite son rattachement à la République arabe unie.
1999'da MC Oran takımıyla Arap Süper Kupası'nı kazandı.Vainqueur de la supercoupe arabe en 1999 avec le MC Oran.
Antik zaman Arap Hristiyan kabileleri ya da Araplaşmış Hristiyanlardır (Melkitler).Peu à peu, les cultes païens araméens ou arabes sont remplacés par le christianisme.
Tapınaklara Araplar Beyt derlerdi.Ses habitants sont appelés les Béthisiens.
Geleneksel adı Saif, Arapça سیف الجبّار saif el jabbardan gelir ve Dev'in kılıcı anlamındadır.Il s'agit d'un nom traditionnel qui vient de l'arabe saïf al jabbar, l'épée du géant.
İrlanda'da evlendi ve Dublin'de Arapça öğretmeni olarak çalışmaya başladı.Il vit deux dizaines d'années à Dublin en Irlande où il épouse une Irlandaise et enseigne l'arabe.