arap ile cümle

arap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hıristiyan olmayanlardan (özellikle araplardan) birçok şey öğrenilebileceğini söyledi.Ils initièrent à la lecture les chrétiens pour la plupart illettrés.
El-Naşit El-Vatanî (Arapça: النشيد الوطني; "Ulusal Marş" anlamına gelmektedir), Kuveyt'in ulusal marşı.Nachid al-watani (النشيد الوطني) signifie « hymne national » en arabe.
Savb sözcüğü Arapça'da giysi anlamına gelmektedir."Kaba" signifie en effet "vêtement" en arabe.
İmparatorluk Anadolu'da Araplar'ın ilerlemesini püskürtmeye çalışıyordu.À la même époque, l'empire lutte pour contenir l'avancée arabe en Anatolie.
Mişal el-Said (Arapça: مشعل السعيد; d.D : demande. d : désir.
Hicr Suresi (Arapça: سورة الحجر) Kur'an'ın 15. suresidir.La sourate Al-Hijr (arabe : سورة الحجر, "La vallée des pierres") est la 15e sourate du Coran.
Araplar ise; başlangıçta tespit edilen amaçları gerçekleştirememişlerdir.Et ils n'ont point obéi, et ils ont suivi leurs premiers usages.
Kendisine bağlı birlikler çekilme esnasında Arap asilerin katliam amaçlı saldırılarına maruz kaldı.Dès l'adoption du plan de partage, il est l'objet d'attaques arabes.
Bu görevde öteki Arap ülkeleriyle ilişkileri geliştirmeye çalıştı.Il s'efforce d'améliorer les relations avec les autres pays du Pacifique.
Taza-Al Hoceima-Taounate (Arapça: تازة الحسيمة تاونات), 2015'e kadar Fas'ın bir bölgesidir.Taza-Al Hoceïma-Taounate (en arabe : تازة الحسيمة تاونات) est une ancienne région administrative du Maroc.
Şehir, Arap Denizi kıyısnda önemli bir limandır.La ville est un important port sur la mer Méditerranée.
Memphis (Arapça: منف; Yunanca: Μέμφις), Aşağı Mısır'ın ilk nomu olan Aneb-Hetch'in başkentidir.Memphis (en arabe منف) était la capitale du premier nome de Basse-Égypte, le nome de la Muraille blanche.
"Kantara" sözcüğü Arapça "köprü" anlamına gelmektedir.Alcantara signifie « Le pont » en arabe.
1087), Endülüs'lü Arap asıllı astronom.1574 - Horloge astronomique de Strasbourg.
Evian Group-Arap Bölgesi (EGAR) (2006-2009).Président du Groupe Évian–Région arabe (EGAR) (2006-présent).
Bu uygulama Persler’de devam etmiş, oradan Araplar’a geçmiştir.Ils sont ensuite remplacés par les Arabes, puis par les Perses.
Nabu'ya Anbay veya Nebo (Tanrılar elçisi) ismiyle Güney Arapları da tapınmışlardır. ^Ses habitants sont appelés les Fanols en occitan, ou les Fabianais(es).
Bizanslılar döneminde Arap saldırılarına karşı çevresi surlarla çevrilmiştir.Les Byzantins ont dû céder beaucoup de territoires face aux attaques arabes.
Hîre, İslam öncesi Arap tarihinde önemli bir şehirdir.Al-Hîra est déjà une ville assez importante avant l'ère islamique.
Yayınladığı bu eserinde Hint-Arap Sayı Sistemi'ni Avrupa'ya duyurdu.Par cette publication, Fibonacci introduit le système de notation indo-arabe en Europe.
Şehir 651'de Arap Müslümanlar tarafından alındı.Occupée par les Arabes en 651.
Bu da Arapça tassa sözcüğü ile ilişkilidir.Cet article concerne la langue arabe.
Diğer Arap ülkeleri de ekonomik açıdan bu ülkelere destek olmaktadır.Les autres groupes de travail sont soutenus financièrement dans leurs pays.
Şehir üç yüz yıldan uzun bir dönem Araplar tarafından idare edilmiştir.Elle resta possession arabe pendant trois siècles.
Mozarablar, Endülüs’te Arap İslam yönetimi altında yaşayan İber Hıristiyanlardı.Les mozarabes étaient des chrétiens de langue arabe vivant dans les territoires sous domination musulmane.
Arap dünyasının en tanınmış şairlerinden biridir.Elle fait partie des chanteuses les plus renommées dans le monde arabe.
18 Nisan - İngilizlerden destek alan Araplar Mekke'yi ele geçirdiler.1er-8 mai : l’armée et les corps franc prennent Munich.
Arapların %40’ı (65 milyon kişi) okuma-yazma bilmemekte, kadınlar bu sayının üçte ikisini oluşturmaktadır.Connus ou non, les trois quarts des auteurs sont des hommes ».
Girişten itibaren arap rakamları kullanılır.Introduction des chiffres arabes en Europe.
Arapça konuşur musun?¿Hablas árabe?
O, Arapça öğretiyor.Él enseña árabe.
O Arapça öğretir.Él enseña árabe.
O, Arapça okur.Él lee árabe.
O Arapça konuşur.Él habla árabe.
Arapça çok önemli bir dildir.El árabe es un idioma muy importante.
Tom Arap atları yetiştirir.Tom cría caballos árabes.
O biraz Arapça konuşur.Ella habla un poco de árabe.
Arapça yazı okuyamamNo puedo leer el texto en árabe.
Arapça yazar mısın?¿Escribes en árabe?
Bu kelimeyi sözlükte bakamam. Arap alfabesini bilmiyorum.No puedo buscar esta palabra en el diccionario. No conozco el alfabeto árabe.
Arapça okuyabilir misin?¿Sabes leer árabe?
Arapça konuşurum.Hablo árabe.
Arapça öğrenmek istiyorum.Quiero estudiar árabe.
O Arapça konuşuyor.Habla árabe.
Sami bir Arapça öğretmeni oldu.Sami se hizo profesor de árabe.
Arap Ülkelerinde Ticari Marka Kanunları: Ülke Kılavuzları (1998).Leyes de Marcas en los Países Árabes: Guía de Países (1998).
Arap Düşünce Forumu Üyesi (1988’den beri).Miembro de Foro de Pensamiento Árabe (Desde 1988).
Arapçadaki Allah (el-ilah) kelimesi bu sözcüğün "El" artikeli almasıyla ortaya çıkmıştır.Sin embargo, según El Corán, “Alá” es el nombre en árabe que Él (Dios) ha preferido sobre los demás.
Kitabın adı Arap Bilincidir. (al-wa`i al-`arabi).La escritura como conocimiento de sí misma».
Kayıtlı Arapça “Dünya Ticaret Sistemi İşletme Kılavuzu” (1999).Versión Autorizada en Árabe de “Guía de Negocios para el Sistema Mundial de Comercio” (1999).
Arap Devletleri Araştırma ve Eğitim Ağı (ASREN) (2010- günümüz).Red de Investigación y Educación de Estados Árabes(ASREN), (2010-Hasta la actualidad).
Uֺֺluslararası Yaşam Boyu Başarı Ödülü, Birleşik Arap Emirlikleri (2008).El Premio Internacional de Logros de toda la vida, Emiratos Árabes Unidos (2008).
Bir kısmı Farsça bir kısmı ise Arapça yazılmıştır.Hay grafitos en escritura árabe.
Bölgedeki muhtaçların sosyal gelişimini motive etmek için Arap ICT Ağı.Red Árabe de las TIC para motivar el desarrollo social de los pueblos privados de la región.
1950 yılında Arapgir belediyesi katedrali yıkmaya karar verdi.En 1950 la Municipalidad de Arapgir decidió demoler la catedral.
Tek bir dil olan Arapça'nın kullanılması, bir tercüman olmaksızın iletişim kurulmasına izin verdi.El uso de una única lengua, el árabe, permitía la comunicación sin necesidad de un traductor.
Arapça alamet, belirti, iz anlamına gelir (Örneğin kıyamet alametleri).Nombre árabe: Ajmin (Akhmin).
Arap Bilgi Yönetim Derneği (AKMS), New York, ABD (1989-günümüz).Sociedad Árabe de Gestión del Conocimiento (AKMS), Nueva York, EE.UU (1989-Hasta la actualidad).
Arap Dünyası’nda muhasebe ve denetleme kurumlarıyla işbirliği.Cooperación con las asociaciones contables y de auditoría en el mundo árabe.
Rukov, 1988 yılında İngilizce, Arapça ve İspanyolca öğrenip Spetsnaz'a paraşütçü olarak katılmıştır.Rukov aprendió inglés, árabe y español y se unió a los spetsnaz como paracaidista en 1988.

İlgili Sayfalar