Sovyetler Birliği etkin bir şekilde Arap devletlerinin askeri gereksinimlerini karşıladı.L'Union soviétique soutint les besoins militaires des pays arabes.
Araplar 67 Yahudi’yi Hebron şehrinde öldürdü.En 1929, 67 Juifs sont assassinés par les Arabes de Palestine à Hébron.
Arap kahvesi, Türk kahvesine benzer fakat kakule ile baharatlanır ve çoğunlukla şekersizdir.Le café « à l'arabe » est semblable au café turc mais parfumé à la cardamome et habituellement non édulcoré.
Birleşik Arap Emirlikleri Final Turu'na çıktı.Les Émirats arabes unis se qualifient pour le tour final.
Yafes (Latince: Iafeth veya Iapetus, Arapça: يافث), Kur'an'da Nuh'un oğullarından biridir.Les fils de Noé ne sont ni nommés, ni décomptés dans le Coran.
1945'te Arap dünyasında 758,000 ila 866,000 Yahudi yaşamaktaydı.En 1945 entre 758 000 et 866 000 juifs vivaient dans les différentes communautés du monde arabe.
Hayatının ilk dört yılını Mısır'da geçirdiğinden dolayı İngilizce'den önce Arapça öğrendi.Ayant vécu en Égypte jusqu'à quatre ans, il apprend l'arabe avant l'anglais.
Ortaçağ’daki Yahudi ve Arap yazarlarının eserlerinde de benzer öğretiler görülmektedir.Des doctrines analogues se retrouvent chez des auteurs juifs et arabes du Moyen Âge.
Örneğin Lizbon’un ayakta kalan en eski mahallesi olan Alfama’nın adı Arapça "el-hamma" ‘dan gelmektedir.Le nom de l'Alfama, le quartier le plus ancien de Lisbonne, dérive de l'arabe al-hamma.
Birçok Arap vatandaşı da, savaşa felaket olarak bakar.De nombreux Allemands se sentent coupables de la guerre.
İslam, 640 dolaylarında Arap fethinden bu yana İran'ın bir parçası olmuştur.L'Égypte est musulmane depuis l'invasion arabe de 640.
Araplar ise kente 'İdhaj' ismini vermiştir.Les Elfes (qui ne formaient alors qu'un seul et même peuple) étaient leurs esclaves.
Yapılan muharebede 1.000 kadar Arap öldürüldü, ama Türkler Semerkand'te doğru geri çekildiler.Plus de 1 000 musulmans sont tués mais les Turcs s'enfuient vers Samarcande.
Ancak Araplar, ülkenin bölünmesine karşı çıktı.Toutefois, les Français décidèrent de diviser le pays.
1973 - Arap ülkeleri ile İsrail arasında Yom Kippur Savaşı başladı.En 1973, éclate la guerre du Kippour entre Israël et les pays arabes.
Çeçen adı ilk kez 8. yüzyıl Arap kaynaklarında geçer.Le terme « tchétchène » est cité pour la première fois dans les sources arabes du VIIIe siècle.
Halen ilçe nüfusunun büyük bir kısmı gündelik hayatta Arapça konuşur.Une grande partie de la population continue de s'exprimer en allemand dans la vie quotidienne.
Basit bir Arapça isim, verilmiş - orta - aile isiminden oluşur.Le judéo-arabe était une branche de ce qu'on appelle l'arabe moyen.
Bunlara şu anda Araplar denmektedir.La majorité d'entre eux se dit aujourd'hui Arabe.
Yönetim Kurulu, World Links Arap Ülkeleri Danışma Konseyi, ABD (2004-2005).Conseil d’Administration, Conseil Consultatif de World Links des Pays Arabes, 2004-2005.
Ayrıca Arap dilini, mantık ve fıkıh ilimlerini okumuştur.Il a également étudié la langue, la logique et la jurisprudence arabe.
Fas, Cezayir, Tunus, Libya ve Moritanya, 1989'da Arap Mağrip Birliği'ni kurdular.1989 : le Maroc, l'Algérie, la Libye, la Tunisie et la Mauritanie créent l'Union du Maghreb arabe.
Kudüs, İbranice, Arapça ve İngilizce eğitim veren birçok itibarlı okula sahiptir.Jérusalem accueille de nombreuses universités prestigieuses offrant des cours en hébreu, arabe et en anglais.
Şarkı İtalyanca'nın yanı sıra Arapça kelimeler de içermektedir.La chanson est écrite en italien et comporte quelques mots d'arabe.
Resmi dili Arapça'dır.La langue officielle est l'arabe.
1953'ten 1959'da ölümüne kadar Arap Bilimsel Meclisinin başkanlığını yapmıştır.Il a été le président de l'association de langue arabe de Damas de 1953, jusqu'à sa mort en 1959.
Haşr veya haşir Arapça'da bir araya toplayıp sürme anlamındadır.C’est nous qui le rassemblerons en Coran.
5 Mayıs 2016 tarihi itibarıyla Arap Mağrip Birliği genel sekreteridir.Depuis le 5 mai 2016, il assume la fonction de secrétaire général de l'Union du Maghreb arabe.
Arapça harflerle yazıldığına rağmen, sesli harflerin yeniden kurulması gerekiyordu.Pour les écrire avec l'alphabet arabe, il a fallu inventer de nouvelles lettres.
Muş'ta da Arap nüfus mevcuttur.Par contre, la Ligue arabe est présente.
Pamuğun Arapça'daki ismi olan kutun ('al kutun') İngilizce'ye cotton, İspanyolca'ya algodón olarak geçmiştir.Coton et Coton (homonymie) En anglais, cotton signifie coton
732: Charles Martel, Poitiers Muharebesi'nde Araplar'a karşı zafer kazandı.732 : Charles Martel arrête les Arabes près de Poitiers.
1971 - Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşmiş Milletler'e üye oldu.1971 : les Émirats arabes unis deviennent membre de l'ONU.
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.De nombreux pays arabes ont boycotté ce sommet.
Arapça'dan tercümedir.Traduit de l'arabe.
1978 senesinde Şam Arap Müziği Altın Madalyası ile ödüllendirilmiştir.En 1978, il reçut la Médaille d’or de la Musique arabe de Damas.
Aynı sebepten dil olarak da sadece Arapçayı öğrendi.Il y apprit la langue arabe.
Arapça küçük şerhin orijinali kaybolmuştur.Cette version arabe d'origine est perdue.
Aynı yıl Konstantin Züreyk, Hani el-Hindi ve Wadie Haddad ile beraber Arap Ulusal Hareketini kurar.Il fonde la même année le Mouvement nationaliste arabe avec Constantin Zureik, Hani al-Hindi et Wadie Haddad.
Modern Standart Arapça bilgisi yer yer değişmektedir .L’arabe standard moderne devient langue d’État.
Fakat Araplar adada sadece kısa bir süre kaldılar.Ils ne resteront que quelques heures sur l’île.
Haddad, günümüzde İsrail’de bulunan Safed’li bir Arap Ortodoks’tur.Haddad est un chrétien-orthodoxe né à Safed dans l'actuel Israël.
Bölgedeki Arap nüfusun büyük kısmı mülteci durumuna düştü.La majorité des résidents arabes du village devinrent des réfugiés palestiniens.
Kelimenin Arapça bakla kelimesi ile bir ilgisi yoktur.Il ne correspond à aucun mot arabe.
Bu sırada Bizans-Sasani çekişmesinden yararlanmak isteyen Araplar da kapıdaydılar.Ceux-ci, élevés à l'écart du peuple qu'ils voulaient leur, développèrent entre eux une forte fraternité.
Araplar tarafından bir müddet ele geçirildi.Nous nous sommes fait enculer par des Arabes.
Arap kültürü etkileri görülmez.L'influence de la culture arabe se fait sentir.
Bu dönemde Arap ülkelerinin tek bir devlet altında birleşmesini savundu.Durant cette réunion, il déclare qu'est nécessaire l'unification des albanais en un seul état.
Arap dünyasında etkili bir isimdir.C'est un prénom commun dans le monde arabe.
Yaşlı nesil, hâlâ Arapça konuşmaktadır.Amma parle aussi en arabe.
Ayrıca Arapça öğrenmektedir.Il y apprend aussi l'arabe.
Yabancı dil olarak Arapça da okutulmaktadır.L'arabe peut être également considéré comme langue internationale.
Ancak Arapça’sında kitabın aslında bulunmayan bazı bölümlerin olduğu tahmin edilmektedir.Curieusement, il ne semble pas y avoir d'autres nombres arabes dans le texte.
Göçmenlerin çoğu ya Holokost'tan kurtulanlar ya da Arap topraklarından kaçan Yahudilerden oluşmaktaydı.La plupart des immigrants étaient des Juifs persécutés par le régime nazi ou des survivants de la Shoah.
Suriye Arap Cumhuriyeti 176.Syrie 176.
Araplar burada bir emirlik kurdular.Les Hospitaliers y établirent une commanderie.
Arapça adı yoktur.Un prénom arabe.
Ancak Farabi, bütün eserlerini Arapça yazmıştır.Il a écrit toute son œuvre en arabe.
Arapça ana dildir.L'arabe est la langue principale,.
Buna bir örnek Arap-kilit oyunudur.Il s'agit d'un jeu d'arcade.