arap ile cümle

arap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Araplar büyük tarım reformları yaptılar.Die Bauern wollten Reformen auf breiter Front.
Velî (Arapça الولي), İslam'da bir kavram olan ve Kur'an'da geçen Allah'ın 99 ismi'nden biridir.Wobei es sich bei der abgeleiteten Form arabisch القادر (al-Qadir) auch um einen der 99 Namen Allahs handelt.
1965'te aynı üniversitede Arapça ve İslam çalışmaları alanında profesör oldu.Seit 1965 war er Professor für Arabisch und Islamstudien an der University of Chicago.
1951: Ürdün Kralı I. Abdullah uç görüşlü Araplar tarafından Tapınak Dağı'nda öldürüldü.1951: König Abdallah I. von Jordanien wird auf dem Tempelberg in Jerusalem ermordet.
MS 7. yüzyıldaki Arap saldırıları sırasında Girne Kalesi yapıldı.Sie wurde während der arabischen Invasionen des 7. Jahrhunderts verwüstet.
İlin adı Arapça'dan gelmektedir ve anlamı orta demektir.Der Name stammt vom arabischen Wort Wasit ab, was Mitte bedeutet.
Bayrakta Arapça لا إله إلا الله محمد رسول الله yani La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah yazmaktadır.Es gibt keinen Gott außer Allah (und) Muhammad ist der Gesandte Allahs.
Arap Yarımadası'na gerçekleşen ilk ciddi göç 2. yüzyılda gerçekleşti.Ernsthafte Einwanderung in die Arabische Halbinsel begann im 2. Jahrhundert AD.
Arap nüfusun bilgilere Arapça ulaşmasını garanti altına alan yasalar vardır.Das Recht der arabischen Bevölkerung auf Informationen in arabischer Sprache ist gesetzlich verbrieft.
Bu eser sonradan Arapça’ya çevrilmiştir.Danach wendet er sich nach Osten.
Arap devletlerinin İsrail'in sudan faydalanmasına karşı çıkması.Glücklicherweise steht der Staat Israel seinen Kämpfern bei.
En çok çay tüketen (ithal eden) ülkeler ise Büyük Britanya, Rusya, Pakistan, ABD ve Arap ülkeleridir.Die bedeutendsten Importländer sind Großbritannien, Russland, Pakistan, die USA und die arabischen Staaten.
Kendisi Arap'tır.Ist er vielleicht ein Araber?
2004 yılında Arap Kültür Başkenti ilan edildi.2004 war Sanaa arabische Kulturhauptstadt.
Arapların bu ismi şehre vermelerinde, şehirde Musevilerin çoğunlukta olmasının etkisi vardı.Wie das Onomastikon der Stadt zeigt, lebten dort viele Araber.
Araplara karşı da savaşta bulundu.Auch im arabischen Raum kam es zu Konflikten.
Suriye ve Mısır gibi Arap sosyalist hükümetlerden destek alındı.Nichtsozialistische Exportländer waren zum Beispiel Syrien und Ägypten.
Türk Ordusu envanterinde 2249 adet ve Birleşik Arap Emirliklerinde ise 136 adet araç bulunmaktadır.Von diesen sind 192 Lenkwaffen für die Vereinigten Arabischen Emirate bestimmt.
Rebi Arapça bahar demektir.Sie sind Teil des Arabischen Frühlings.
Arap Birliği'nin kararlarına karşı bağımsız bir tutum takındı.Er erledigt die arabische Bande ausnahmslos.
İsyan bağımsız bir Arap hükümetinin oluşturulmasını amaçlıyordu.Dies sollte zur Gründung eines unabhängigen arabischen Staates führen.
Fakat işler bir anda arapsaçına döner.Gelegentlich nehmen Araber teil.
Katar Merkez Bankası (Arapça: مصرف قطر المركزي‎‎), Katar'ın merkez bankasıdır.Die Qatar Central Bank (arabisch مصرف قطر المركزي) ist die Zentralbank von Katar mit Sitz in Doha.
Ülkesinde Kur'an'ın Arapça'dan tam çevirisine büyük katkı sağlamıştır.In Indien vollendete er seine Übersetzung The Meaning of the Glorious Koran.
Tarih-ül Arap adı altında bir Arap Tarihi kitabı da yazmıştır.Unter dem Namen Tārīch al-ʿArab schrieb er ein arabisches Geschichtsbuch.
Aslında Arapçada bulunmazlar.Arabesken fehlen gänzlich.
Tercüme-i Şakâikun-Nûmâniyye: Taşköprülüzâde'nin aynı addaki Arapça eserinin Türkçeye çevirisidir.Tercüme-i Şakâikun-Nûmâniyye: Übersetzung eines Werkes von Taşköprülüzâde aus dem Türkischen ins Arabische.
1945 yılında Arap ülkeleri bir araya gelerek bir Arap Birliği örgütü kurdular.Ebenfalls 1945 wurde mit der Arabischen Liga ein Rat der arabischen Staaten gegründet.
Kilisenin kapısında Arapça harflerle "Allah" yazmaktadır.Darüber hinaus gibt es im Innern der Kirche Inschriften in arabischer Schrift.
Parlamentosu Knesset'teki 120 üyenin halen 12'si Arap asıllı İsrail vatandaşıdır.Gegenwärtig sind 13 der 120 Abgeordneten der Knesset Araber.
Arap hava kuvvetleri ise Pakistan Hava Kuvvetleri pilotlarınca desteklenmiştir.Um die irakische Luftabwehr zu täuschen, sprachen die Piloten arabisch.
Arap devletler savaşın bir an önce sona ermesini arzuluyordu.Die Partei forderte ein sofortiges Ende des Krieges.
20 yaşındayken Kürtçe, Ermenice ve Arapça şarkılar söylemeye başladı.Mit 20 Jahren sang er kurdische, armenische, aramäische und arabische Lieder.
Günümüzde ayinlerinin bir kısmı Arapça olarak da yapılmaktadır.Sie veröffentlicht ihre tägliche Parteizeitung auf Arabisch (Al Wahda).
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.Das arabische Oberkommando widersprach dieser Darstellung allerdings.
Çünkü İran Arapların hoşuna gitmiyor.Arme Leute mag Ira nicht.
1953'ten 1959'da ölümüne kadar Arap Bilimsel Meclisinin başkanlığını yapmıştır.Er war deren wissenschaftlicher Leiter von 1959 bis zu seinem Tod.
Allah (Arapça: الله (yardım·bilgi)), İbrahimî dinlerde Tanrı için kullanılan Arapça kelimedir.Allah (arabisch الله, DMG Allāh, ʔalˤːɑːh Aussprache?/i) ist das arabische Wort für (der) Gott.
Hucurât Suresi (Arapça: سورة الحجرات) Kur'an'ın 49. suresidir.Sämlinge besitzen meist vier bis neun (bis zu 15) Keimblätter (Kotyledonen).
En fazla konuşulan dil, Arapça'dır.Die am weitesten verbreitete Gebrauchssprache ist Arabisch.
Arapça isim de İbranice HaGalil'den (הגליל) gelmektedir.Uriel kommt aus dem Hebräischen hebr.
Ebu arapça 'baba' anlamına gelmektedir.Abu Adam ist Arabisch und bedeutet „Der Vater von Adam“.
Az sayıda Arap da vardır.Darunter einige wenige italienische.
Ana girişin üst kısmında Arapça yazılmış yazılar vardır.Im oberen Teil ist eine ägyptische Inschrift erhalten.
Mektupların dördü Arapça diğerleri ise Farsça olarak yazılmıştır.Vier der 13 Titel wurden in englischer Sprache eingespielt, die anderen auf Französisch.
Ayrıca Arap dilini, mantık ve fıkıh ilimlerini okumuştur.Siehe u. a. seinen Aufsatz Sprache und Rasse.
Siyah Arap atı çok nadir bulunur.Der Nelson-Nasenbär ist sehr selten.
Arap yazışma dili, Arap halk dillerinin farklı türlerinden belirgin bir biçimde ayrılmaktadır.Sie unterscheidet sich deutlich von den verschiedenen Varianten der arabischen Volkssprachen.
Kısa sürede İbranice dışında Sanskritçe, Arapça ve Farsça öğrenir.In kürzester Zeit erlernte er außer Hebräisch auch Sanskrit, Arabisch und Persisch.
Eser Arapçadır.Aus dem Arabischen.
En büyük başarısı, 1038 başlarında, Sicilya'yı Araplardan kısmen yeniden feth etmesidir.Sein größter Erfolg war die teilweise Rückeroberung von Sizilien von den Arabern ab 1037.
Üniversite kendisini Kudüs’te bulunan tek Arap üniversite olarak tanımlar.Sie ist die einzige arabische Universität in Jerusalem.
Yahudilerin Arap topraklarından toplu göçü).Was ist aus den Juden des Ortes geworden?
Rebîâ, (Arapça:بنو كلاب بن ربيعة) Büyük bir Arap kabilesidir.Arrukum (alte Lesung: Ar-Ennum) war ein hoher Beamter, die in Ebla amtierte.
Kırgızca: Çin'de Arap harfleriyle yazılmaktadır.In China wird das Tatarische heute noch mit arabischen Schriftzeichen geschrieben.
Araplar da daha sonra adayı geri aldılar.Doch gaben auch diese die Insel später auf.
Nebe' Suresi (Arapça: سورة النبأ ) Kur'an'ın 78. suresidir ve 40 ayetten oluşur.An-Nabaʾ (arabisch النبأ an-Nabaʾ ‚Die Ankündigung‘) ist die 78. Sure des Korans, sie enthält 40 Verse.
Müezza (Arapça: معزة), söylenene göre İslam Peygamberi Muhammed'in kedisidir.Es wird als Leibspeise des Propheten Mohammed bezeichnet.
Askerden sonra kendi çabasıyla Arapça öğrendi.Er brachte sich für seine Arbeit selbst Arabisch bei.
Bir ihtimale göre, İmparator Arap Philip ve karısı Marcia Otacilia Severa'nın kızıdır.Möglicherweise war Ulpia Severina eine Tochter des Kaisers Philippus Arabs und dessen Frau Otacilia Severa.

İlgili Sayfalar