Ana içeriğe geç
Sözlük

arap ile cümle

arap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2004 yılında Arap Kültür Başkenti ilan edildi.2004 war Sanaa arabische Kulturhauptstadt.
Arapların bu ismi şehre vermelerinde, şehirde Musevilerin çoğunlukta olmasının etkisi vardı.Wie das Onomastikon der Stadt zeigt, lebten dort viele Araber.
Araplara karşı da savaşta bulundu.Auch im arabischen Raum kam es zu Konflikten.
Suriye ve Mısır gibi Arap sosyalist hükümetlerden destek alındı.Nichtsozialistische Exportländer waren zum Beispiel Syrien und Ägypten.
Türk Ordusu envanterinde 2249 adet ve Birleşik Arap Emirliklerinde ise 136 adet araç bulunmaktadır.Von diesen sind 192 Lenkwaffen für die Vereinigten Arabischen Emirate bestimmt.
Rebi Arapça bahar demektir.Sie sind Teil des Arabischen Frühlings.
Fakat işler bir anda arapsaçına döner.Gelegentlich nehmen Araber teil.
Arap Birliği'nin kararlarına karşı bağımsız bir tutum takındı.Er erledigt die arabische Bande ausnahmslos.
İsyan bağımsız bir Arap hükümetinin oluşturulmasını amaçlıyordu.Dies sollte zur Gründung eines unabhängigen arabischen Staates führen.
Ülkesinde Kur'an'ın Arapça'dan tam çevirisine büyük katkı sağlamıştır.In Indien vollendete er seine Übersetzung The Meaning of the Glorious Koran.
Tarih-ül Arap adı altında bir Arap Tarihi kitabı da yazmıştır.Unter dem Namen Tārīch al-ʿArab schrieb er ein arabisches Geschichtsbuch.
Aslında Arapçada bulunmazlar.Arabesken fehlen gänzlich.
Tercüme-i Şakâikun-Nûmâniyye: Taşköprülüzâde'nin aynı addaki Arapça eserinin Türkçeye çevirisidir.Tercüme-i Şakâikun-Nûmâniyye: Übersetzung eines Werkes von Taşköprülüzâde aus dem Türkischen ins Arabische.
1945 yılında Arap ülkeleri bir araya gelerek bir Arap Birliği örgütü kurdular.Ebenfalls 1945 wurde mit der Arabischen Liga ein Rat der arabischen Staaten gegründet.
Kilisenin kapısında Arapça harflerle "Allah" yazmaktadır.Darüber hinaus gibt es im Innern der Kirche Inschriften in arabischer Schrift.
Parlamentosu Knesset'teki 120 üyenin halen 12'si Arap asıllı İsrail vatandaşıdır.Gegenwärtig sind 13 der 120 Abgeordneten der Knesset Araber.
Arap hava kuvvetleri ise Pakistan Hava Kuvvetleri pilotlarınca desteklenmiştir.Um die irakische Luftabwehr zu täuschen, sprachen die Piloten arabisch.
Arap devletler savaşın bir an önce sona ermesini arzuluyordu.Die Partei forderte ein sofortiges Ende des Krieges.
20 yaşındayken Kürtçe, Ermenice ve Arapça şarkılar söylemeye başladı.Mit 20 Jahren sang er kurdische, armenische, aramäische und arabische Lieder.
Günümüzde ayinlerinin bir kısmı Arapça olarak da yapılmaktadır.Sie veröffentlicht ihre tägliche Parteizeitung auf Arabisch (Al Wahda).
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.Das arabische Oberkommando widersprach dieser Darstellung allerdings.
Çünkü İran Arapların hoşuna gitmiyor.Arme Leute mag Ira nicht.
1953'ten 1959'da ölümüne kadar Arap Bilimsel Meclisinin başkanlığını yapmıştır.Er war deren wissenschaftlicher Leiter von 1959 bis zu seinem Tod.
Allah (Arapça: الله (yardım·bilgi)), İbrahimî dinlerde Tanrı için kullanılan Arapça kelimedir.Allah (arabisch الله, DMG Allāh, ʔalˤːɑːh Aussprache?/i) ist das arabische Wort für (der) Gott.
En fazla konuşulan dil, Arapça'dır.Die am weitesten verbreitete Gebrauchssprache ist Arabisch.
Arapça isim de İbranice HaGalil'den (הגליל) gelmektedir.Uriel kommt aus dem Hebräischen hebr.
Ebu arapça 'baba' anlamına gelmektedir.Abu Adam ist Arabisch und bedeutet „Der Vater von Adam“.
Az sayıda Arap da vardır.Darunter einige wenige italienische.
Ana girişin üst kısmında Arapça yazılmış yazılar vardır.Im oberen Teil ist eine ägyptische Inschrift erhalten.
Mektupların dördü Arapça diğerleri ise Farsça olarak yazılmıştır.Vier der 13 Titel wurden in englischer Sprache eingespielt, die anderen auf Französisch.
Ayrıca Arap dilini, mantık ve fıkıh ilimlerini okumuştur.Siehe u. a. seinen Aufsatz Sprache und Rasse.
Siyah Arap atı çok nadir bulunur.Der Nelson-Nasenbär ist sehr selten.
Arap yazışma dili, Arap halk dillerinin farklı türlerinden belirgin bir biçimde ayrılmaktadır.Sie unterscheidet sich deutlich von den verschiedenen Varianten der arabischen Volkssprachen.
Kısa sürede İbranice dışında Sanskritçe, Arapça ve Farsça öğrenir.In kürzester Zeit erlernte er außer Hebräisch auch Sanskrit, Arabisch und Persisch.
Eser Arapçadır.Aus dem Arabischen.
En büyük başarısı, 1038 başlarında, Sicilya'yı Araplardan kısmen yeniden feth etmesidir.Sein größter Erfolg war die teilweise Rückeroberung von Sizilien von den Arabern ab 1037.
Üniversite kendisini Kudüs’te bulunan tek Arap üniversite olarak tanımlar.Sie ist die einzige arabische Universität in Jerusalem.
Yahudilerin Arap topraklarından toplu göçü).Was ist aus den Juden des Ortes geworden?
Rebîâ, (Arapça:بنو كلاب بن ربيعة) Büyük bir Arap kabilesidir.Arrukum (alte Lesung: Ar-Ennum) war ein hoher Beamter, die in Ebla amtierte.
Kırgızca: Çin'de Arap harfleriyle yazılmaktadır.In China wird das Tatarische heute noch mit arabischen Schriftzeichen geschrieben.
Araplar da daha sonra adayı geri aldılar.Doch gaben auch diese die Insel später auf.
Askerden sonra kendi çabasıyla Arapça öğrendi.Er brachte sich für seine Arbeit selbst Arabisch bei.
Bir ihtimale göre, İmparator Arap Philip ve karısı Marcia Otacilia Severa'nın kızıdır.Möglicherweise war Ulpia Severina eine Tochter des Kaisers Philippus Arabs und dessen Frau Otacilia Severa.
Alboka adı Arapça "al-bûq" (البوق) (Boru-Trompet anlamında) kelimesinin Baskça değiştirilmesinden gelmektedir.Das Wort Dschāmi’ ist abgeleitet vom arabischen Wortstamm dschāmaʕa, was ‚sich versammeln‘ bedeutet.
Günümüzde şehrin büyük çoğunluğu Kürtler, Araplar ve Türkmenler'den oluşmaktadır.Die heutige Stadtbevölkerung besteht aus Kurden, Türken und Arabern.
“Wadi” Arapça da kurumuş nehir yatağı anlamına gelir.Rambla, ein Lehnwort aus dem Arabischen, bedeutet Flussbett.
Arapların, İsrail hakkındaki yedi ana mitini irdelemiştir: Yahudilik monoteist bir din değildir.Die indonesische Regierung erkennt nur sechs Religionen an, das Judentum ist nicht darunter.
Şehrin dört bir tarafı Birleşik Arap Emirlikleri tarafından çevrelenmiştir.Teile der Stadt sind von arabischer Architektur geprägt.
İsrail'de yoğun olarak Arap nüfus barındıran bir kenttir.Eine Städtepartnerstadt in Israel wird angestrebt.
2011 itibarıyla 120 İsrail Parlamentosu üyesinin 13 ü Arap vatandaşıdır.Seit der Parlamentswahl in Israel 2015 zur 20. Knesset sind 13 der 120 Abgeordneten arabische Israelis.
Ra's Al Ghul, Arapça'da "Şeytanın Başı" anlamındadır.Der Name leitet sich aus dem arabischen Ras al Ghul ab und bedeutet Haupt des Dämonen.
Onun öğrencilerinden biri Bizans Arap savaşı sırasında yakalanıp Bağdat'a halife Memun'a götürüldü.Einer seiner Söhne fiel in arabische Gefangenschaft und wurde nach Bagdad gebracht.
Yapıtları İngilizce, Fransızca, Arapça ve Esperanto dillerine çevrildi.Das Protokoll wurde in den Sprachen Englisch, Französisch und Esperanto abgefasst.
Sphaerica'nın Arapça çevirisi Menelaus'un günümüze kalan tek yapıtıdır.Sphaerica ist das einzige, in arabischer und hebräischer Übersetzung erhaltene Werk des Menelaos.
Araplar böylece tekrar Azerbaycan'a gerilemek zorunda kaldılar.Danach wurde er wieder dem aserbaidschanischen Staat eingegliedert.
Arapçada ismin üç hali vardır.Sieben Sterne sind nur auf Arabisch benannt.
Hadra ismi temel nitelikle Arap dünyasında kullanılmaktadır.Diese Bezeichnung wird hauptsächlich in der arabischen Welt verwendet.
Arap Yahudileri.Jüdische Flüchtlinge.
Arap kültürü yaşanmaktadır.Die Kultur der Araber.
Diğer bir rivayete göre ise 'Kum' ismi Arapça'daki 'Gum' (kalkmak) isminden gelmedir.Vor allem aber gibt es keinen Beleg, dass die Bezeichnung „l'œuf“ in Frankreich beim Tennis Verwendung fand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod