İsrail’deki işsizlik oranının en yüksek olduğu 40 yerin 36’sı Arap’ların yaşadığı yerlerdir .Beschäftigung 36 der 40 israelischen Städte mit der höchsten Arbeitslosigkeit sind arabische Städte.
Annesi ona Arapça'da "karşı koyan" anlamına gelen Saddam adını verdi.Von Abraham heißt es da, eine „Gottesnot“ habe ihn getrieben.
Arapçadaki Gayın (غ) harfidir.Der arabische Diener.
Bağdadi Yahudiler - 250 yıl önce Irak, İran, Afganistan ve Arap ülkelerinden gelip Mumbai'ye yerleştiler.Die Baghdadi-Juden kamen vor etwa 250 Jahren aus Irak, Iran, Afghanistan sowie arabischen Ländern nach Mumbai.
1950 yılında Arapgir belediyesi katedrali yıkmaya karar verdi.1950 beschloss die Kommune von Arapgir den Abriss der Kathedrale.
Hristiyan Araplar, Arap partilerinde aktif rol almaktadır.Christliche Araber spielten in den arabischen politischen Parteien Israels eine wichtige Rolle.
Müslüman Arap Mohammed Masarwa, Atlanta Başkonsolosu olarak atandı.Mohammed Masarwa, ein arabischer Muslim, war Generalkonsul in Atlanta.
Araplar 67 Yahudi’yi Hebron şehrinde öldürdü.Das Massaker von Hebron war die Ermordung von 67 Juden durch Teile der arabischen Bevölkerung Hebrons.
Araplar tarafından bir müddet ele geçirildi.Zeitweise war sie von den Arabern besetzt.
Arap Birliği'nin tüm toplantılarda bulunması kurallara yazılı olarak eklendi.Die Anwesenheit der Arabischen Liga bei allen Treffen ist in den Statuten festgehalten.
Arapça, İbranice eğitim veren okullarda öğretilir, ancak sadece basit seviyesi zorunludur.In hebräischsprachigen Schulen wird auch Arabisch unterrichtet, obligatorisch ist jedoch nur die Grundstufe.
1889 ila 1937 arası Oxford Üniversitesi'nde Arapça Laudian Profesör idi.Er war von 1889 bis 1937 Professor für Arabisch an der Universität Oxford.
7. yüzyılın ortalarında şehir Araplar tarafından ele geçirilmiştir.Mitte des 7. Jahrhunderts wurde die Stadt von den Arabern geplündert.
Araplar ise kente 'İdhaj' ismini vermiştir.Darin waren arabische Kunden mit Sklaven versorgt worden.
Arap kasabalar, kasaba sakinlerinden vergi toplama konusunda çekingendirler .Arabische Ortschaften in Israel sind unwillig, von ihren Einwohnern kommunale Steuern zu erheben.
Eser ilerleyen yüzyıllarda Arapçaya Kitab-al Haşayiş olarak çevrilmiştir.Siehe: Fuat Sezgin: Geschichte des arabischen Schrifttums.
955 yılında Suriye'de Araplar ile yapılan savaşlara da Vareg birliği katılımıda kayıt edilmiştir.Auch in den Gefechten gegen die Araber in Syrien 955 waren sie beteiligt.
Günümüzde birçok otobanların çoğu üç dillidir (İbranice, Arapça ve İngilizce).Heute sind die meisten Straßenschilder im Fernverkehr dreisprachig (Hebräisch, Arabisch und Englisch).
Arap vatandaşların İsrail Ordusuna katılma zorunlulukları yoktur.Arabische Israelis sind nicht verpflichtet, Wehrdienst zu leisten.
Muson rüzgarlarının dönmesiyle gemisi Arap Yarımadası'na geri döndü.Mit dem Wechsel des Monsunwindes kehrte sein Schiff nach Süd-Arabien zurück.
Knesset’teki Arap partisi Balad ile bağlantısı yoktur.Sie ist nicht mit der Knessetpartei Balad verbunden.
Arap tarihi, dili ve felsefesi alanında önde gelen otoritelerden biriydi.Er war eine der führenden Autoritäten auf den Gebieten der arabischen Geschichte, Philologie und Philosophie.
Hayfa Şehri %9’luk bir Arap nüfusuna sahiptir ve çoğunluğu Wadi Nisnas’tadır.9 % der Einwohner von Haifa sind Araber; viele von ihnen wohnen im Stadtteil Wadi Nisnas.
"Rebî" kelimesi, Arapça'da "bahar" anlamına gelir.Im Arabischen bedeutet Rabea „der Frühling“.
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri.Die Kreuzzüge aus Sicht der Araber.
Farklı Arap bölge ve yerleşim yerlerinde farklı yerel Arapça ağızları vardır.In verschiedenen Regionen und Orten gibt es unterschiedliche umgangssprachliche arabische Dialekte.
Bu sözcüğün Arapçadaki karşılığı "ilah"tır.Allah ist das arabische Wort für „Gott“.
Birgivî, eserlerini çoğunlukla Arapça yazardı.Birgivi verfasste seine Werke meist in Arabisch.
Araplar en önemli başarılarını onun zamanında elde ettiler.Seine größten Erfolge erzielte er in Zeitfahren.
Savaş, 1949 yılında, İsrail’in Arap komşularıyla ateşkes anlaşmaları imzalamasıyla sona erdi.Israel schloss 1949 unter Vermittlung der UN Waffenstillstandsverträge mit seinen arabischen Kriegsgegnern ab.
Arap Etüdleri için Orta Doğu Merkezi'nde eğitim görmüştür.Er studierte Arabisch am Middle East Centre for Arabic Studies im Libanon.
Arap asıllı olan Fakih ülkesinde 'Miss USA' seçilmiştir.Sie träumt davon, eines Tages zur „Miss American Miss“ gewählt zu werden.
Adını, Arapça "ahir (son)" kelimesinden almıştır.Fadschr (arabisch فجر) ist die arabische Bezeichnung für Morgendämmerung, Morgenröte.
1962 - Yemen Arap Cumhuriyeti (Kuzey Yemen) kuruldu.Nach dessen Tod wurde 1962 die Arabische Republik Jemen (Nordjemen) ausgerufen.
Melik, (Arapça: ملك) Arapça bir kelime olup kral anlamını taşır.Malik (arabisch ملك) ist arabisch und bedeutet König.
Tahminlere göre, 2025 yılına varıldığında, Arap vatandaşlar İsrail popülasyonunun %25’ini oluşturacak .Für 2025 prognostiziert die Studie, dass Araber dann nur 25 % der israelischen Bevölkerung ausmachen werden.
Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti.Vereinigte Arabische Emirate.
Uzun bir vakit Arap Alfabesi kullanılmıştır.Zu dieser Zeit wurde noch das Arabische Alphabet benutzt.
Marcia Otacilia Severa , Roma İmparatoriçesi ve Roma İmparatoru Arap Philip'in karısı.Marcia Otacilia Severa war die Frau des römischen Kaisers Philippus Arabs.
Ama Afrika kıtasının tümünde ve Arap yarımadası'nda da bulunurlar.Sie finden sich auch in ganz Afrika und auf der Arabischen Halbinsel.
Ortaya çıkan lehçeye “İsrail Arapçası” denir.Der daraus hervorgehende Dialekt wird meistens „Israelisches Arabisch“ genannt.
Aynı sebepten dil olarak da sadece Arapçayı öğrendi.Erst als solcher lernte er die arabische Sprache.
Özel öğrenim gördü, Arapça bilmekteydi.Sie studierte arabische Geschichte und lernte Arabisch.
Ancak kuş Eski Mısırlılar ve Araplar tarafından tanınıyordu.Ammoniak ist bereits den alten Ägyptern und Arabern bekannt gewesen.
Kitap Arapça kaleme alınmıştır.Der arabische Text ist erhalten.
Buna bir örnek Arap-kilit oyunudur.Ein extremes Beispiel dafür ist das Hirschjagdspiel.
Kadınların Suudi Arabistan dışındaki tüm Arap ülkelerinde araba kullanma hakkı vardır.Tatsächlich haben Frauen jedoch in allen Ländern des Nahen Ostens außer in Saudi-Arabien das Wahlrecht.
Arapça'dan tercümedir.Übersetzt aus dem Arabischen.
Araplar büyük tarım reformları yaptılar.Die Bauern wollten Reformen auf breiter Front.
1965'te aynı üniversitede Arapça ve İslam çalışmaları alanında profesör oldu.Seit 1965 war er Professor für Arabisch und Islamstudien an der University of Chicago.
1951: Ürdün Kralı I. Abdullah uç görüşlü Araplar tarafından Tapınak Dağı'nda öldürüldü.1951: König Abdallah I. von Jordanien wird auf dem Tempelberg in Jerusalem ermordet.
MS 7. yüzyıldaki Arap saldırıları sırasında Girne Kalesi yapıldı.Sie wurde während der arabischen Invasionen des 7. Jahrhunderts verwüstet.
İlin adı Arapça'dan gelmektedir ve anlamı orta demektir.Der Name stammt vom arabischen Wort Wasit ab, was Mitte bedeutet.
Bayrakta Arapça لا إله إلا الله محمد رسول الله yani La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah yazmaktadır.Es gibt keinen Gott außer Allah (und) Muhammad ist der Gesandte Allahs.
Arap Yarımadası'na gerçekleşen ilk ciddi göç 2. yüzyılda gerçekleşti.Ernsthafte Einwanderung in die Arabische Halbinsel begann im 2. Jahrhundert AD.
Arap nüfusun bilgilere Arapça ulaşmasını garanti altına alan yasalar vardır.Das Recht der arabischen Bevölkerung auf Informationen in arabischer Sprache ist gesetzlich verbrieft.
Bu eser sonradan Arapça’ya çevrilmiştir.Danach wendet er sich nach Osten.
Arap devletlerinin İsrail'in sudan faydalanmasına karşı çıkması.Glücklicherweise steht der Staat Israel seinen Kämpfern bei.
En çok çay tüketen (ithal eden) ülkeler ise Büyük Britanya, Rusya, Pakistan, ABD ve Arap ülkeleridir.Die bedeutendsten Importländer sind Großbritannien, Russland, Pakistan, die USA und die arabischen Staaten.
Kendisi Arap'tır.Ist er vielleicht ein Araber?