Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Hoje são itens difíceis de serem encontrados por colecionadores.
Sasani ipekleri her yerde aranır oldu.Zijn neus overal insteken.
Aranan süt bulunur.Melk bevat melkvet.
Google Drive'da genele açık olarak paylaşılan dosyalar internet arama motorları tarafından aranabilir.Bestanden die openbaar gedeeld worden op Google Drive kunnen door internetzoekmachines worden doorzocht.
Bunun dışında hukuki davalarda da bu esas aranmaktadır.Dit ondanks wettelijke verplichtingen om dit wel te doen.
"Bu Ne Biçim Hayat" - Mary Hopkin'in Those Were the Days adlı şarkısı'nın Türkçe aranjmanı.Dit nummer is een ‘antwoord’ op Those Were the Days van Mary Hopkin.
Godoy, bir süre boyunca Aranda kontunun Fransa'ya karşı olan tarafsızlık politikasını devam ettirdi.Godoy zette het Spaanse beleid van neutraliteit tegenover de Franse republiek voort.
Sorularına cevap aranır.Nadien krijgt hij de vragen.
Ceza'nın beş yıllık bir aranın ardından çıkardığı ilk albümüdür.Het is het eerste album na een periode van vijf jaar afwezigheid.
Muğniye Avrupa Birliği ile FBI En Çok Aranan Teröristler listesinde yer almaktaydı.Zij werden geplaatst op de opsporingslijst FBI Ten Most Wanted Fugitives.
İkinci turda mutlak çoğunluk aranmaz.Trebaldi slaagt niet in het verkrijgen van de noodzakelijke tweederdemeerderheid.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Tegenwoordig is de auto zeer geliefd bij verzamelaars.
Bu nedenle kötü şeyler için başka sebepler aranmalıdır.Hiervoor dienen dus andere oorzaken te worden uitgesloten.
Yunus Aran Birlikteliği.De zang is unisono.
Oysa ona göre zihinsellik, gözlemlenebilen davranışlarda ve etkinliklerde aranmalıdır.Dit wordt gedaan door (jonge) mensen die graag willen zien en gezien worden.
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.Dit alles vroeg om een betere oplossing.
Kasımpaşa bir senelik aranın ardından tekrar Süper Lig'e yükseldi.Lig, en promoveert na een jaar terug naar de Süper Lig.
Besteci ve aranjör olarak çeşitli eserlere imza attı.Als componist en arrangeur schreef hij verschillende werken.
Bizans sanatı oldukça prestjiliydi ve Batı Avrupa'da aranan bir sanattı.In de archeologie is oculus een motief dat in West-Europese prehistorische kunst werd gebruikt.
Suçta bir kasıt aranırsa benim bu suçta bir kastım yok.Als ik schuldig bevonden word, zal ik niet in hoger beroep gaan.
Yanıt vermiyorsa önce 112 aranarak Acil servis ekiplerine haber verilir.Bij levensbedreigende situaties dient men altijd eerst de hulpdiensten te verwittigen via het noodnummer 112.
Bu yüzden aranır.Dat neemt ze aan.
Ancak kazılarda, Hitit katlarında asıl aranan tablet bulunamamıştır.Er werden bij de Asellota nog geen echte parasieten gevonden.
Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu.Vervolgens moesten ze evenveel ballen trekken als het aantal benodigde pogingen om het woord te raden.
Pelé, gerçek adı "Edison Arantes do Nascimento" olan Brezilyalı futbolcudur.Zo zijn de echte namen van vedetten zoals Pelé, die eigenlijk Edson Arantes do Nascimento heet, onbekend.
4 milyon lira ödülle aranıyorlar"."40 miljoen lire", was het antwoord.
Denise onun arandığını görür ve T-Bag "keşke bunu görmemiş olsaydın" der ve onu öldürür.Ze zouden hem wellicht hebben doodgeslagen als Trotski niet had gezegd: "Laat hem leven.
Karakol kim tarafından arandı?Door wie werd de politiecentrale gebeld?
Onunla senin aranda ne var?Wat heb je toch met haar?
Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.Usuniesz zło spośród siebie."
Sarah sonunda o da polis tarafından ve gizli dini grup "Proletheans" tarafından aranan olduğunu keşfeder.W międzyczasie Sarah dowiaduje się, że jest poszukiwana przez policję i sekretną grupę religijną Proletarian.
Ü.Ç. 3001 yılında Gandalf, Gollum’un aranıp yakalanmasında Aragorn'dan yardım etmesini istedi.W roku 3009, na prośbę Gandalfa, Aragorn udał się na poszukiwanie Golluma.
Her türlü telefondan aranabilir.Można je odebrać na dowolnym z telefonów.
Knowles, tüm şarkıların aranjmanında, yazımında ve yapımında görev aldı.Knowles brała udział w aranżacji, produkcji i pisaniu wszystkich piosenek.
Aranjmanların çoğunda kompozisyonal yapı basitti.W większości układ kompozycyjny jest taki sam.
Fernando León de Aranoa (26 Mayıs 1968, Madrid), ödüllü İspanyol yönetmen ve senarist.Fernando León de Aranoa (ur. 26 maja 1968 w Madrycie) – hiszpański reżyser i scenarzysta filmowy.
Sorularına cevap aranır.Answers, by zadać własne pytania.
Temmuz, 2010'da internette en çok aranan ünlü haline gelmiştir.W lipcu ogłoszono, że był ówcześnie najczęściej wyszukiwaną postacią w Internecie.
Yahudilikte evlilikte bekaret aranır.Znajduj radość w małżeństwie.
Ben olsam beste ve aranjman yapmaya devam ederdim."Stałem się bardziej pozytywny i zdecydowany”.
Emir Ersoy tarafından aranje edilmiştir.Wynalezienie jej przypisywano Erato.
Aşıklar (film, 1991), Vincente Aranda'nın yönettiği 1991 İspanya yapımı film.Kochankowie (org. hiszp. Amantes) – film z 1991 roku, w reżyserii Vicente Arandy.
Babası emlakçı, annesi ise A&R, yani aranjör ve repertuar olarak müzik piyasasında çalışmıştır.Ojciec jest agentem nieruchomości, natomiast matka pracowała w A&R w przemyśle muzycznym.
Önal'a göre aranjmanı orijinalinden daha fazla satmıştır.Pigmata sprzedał się dużo lepiej od swojego oryginału.
Bir yıl aranın ardından, 1938 yılında finalde AEL'u 2-1 yenerek üçüncü kez Kıbrıs Kupası'nı kazanmıştır.Po rocznej przerwie, EN Trust wygrał puchar po raz trzeci w 1938 roku, kiedy pokonał AEL Limassol 2:1.
Arayan veya aranan demektir.Poszukiwani, poszukiwane.
Gunumuzde buharli ve kurmali modeller koleksiyoncular tarafından aranan modellerdir.Należy do rzadkich i poszukiwanych kamieni kolekcjonerskich.
Araneoidea, 15 familya ve 11.155 tür ile temsil edilen sekiz gözlü örümcek üst familyası.Araneoidea obejmuje 15 rodzin i 11155 gatunków.
Muğniye Avrupa Birliği ile FBI En Çok Aranan Teröristler listesinde yer almaktaydı.Znajdował się na amerykańskiej liście najbardziej poszukiwanych terrorystów.
8) Stilize dalda müzikte 2008 itibarıyla cd vb. şartı aranır.Wydawnictwo w formacie CD ukazało się w 2008 roku nakładem wytwórni muzycznej Prosto.
İkinci turda mutlak çoğunluk aranmaz.W drugim głosowaniu wystarcza większość zwykła.
Hala Claire ve Charlie aranmaktadır.Staje się tak podczas poszukiwań Claire i Charliego.
Sevtap bir isim olup şu kişiler aranmış olabilir: Sevtap Çapan (d.Det sista äventyret) i Ratuj się, kto może (szw.
Bunun için tarafsız bir milletvekili aranmaya başlandı.W tej sytuacji zaczęto zastanawiać się nad kandydatem neutralnym.
Gazetelerden iki yüz kişinin tutuklandığını, kendisinin de arandığını okur.Wzywa on do siebie obu skazańców i żąda wyjaśnień.
Doğaya uygunluk aranmaz.Nie obchodzi go natura.
İlaç kanın pıhtılaşmasını sağlayacak bir başka ilaç aranırken bulunan bir ara maddedir.Należy wtedy założyć nową tamponadę lub rozważyć inną metodę zaopatrzenia krwawienia z nosa.
Bernardo Provenzano, 1963'ten beri aranıyordu, 11 Nisan 2006 da tutuklandı.Bastien-Thiry został aresztowany i 11 marca 1963 r. stracony.
Sebastiano Pelle, 1995'ten beri aranıyor.Patrick Balckwell w Pan wzywał, Milordzie? z 1991 r.
Domenico Condello, 1993'ten beri aranıyor.David Gray koncertuje od 1993 roku.