Ana içeriğe geç
Sözlük

aran ile cümle

aran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aranızda İspanyolca bilen var mı?Kann einer von uns Spanisch?
Beni aranızda kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.Danke dafür, dass ihr mich in eurer Mitte akzeptiert.
Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.Mundartlich wird noch zwischen Du („thou“) und Sie („you“) unterschieden.
Sorularına cevap aranır.Wir beantworten Ihre Fragen.
Matteo Messina Denaro, 1993'ten beri aranıyor.Seit 1993 ist Matteo Messina Denaro flüchtig.
Google Drive'da genele açık olarak paylaşılan dosyalar internet arama motorları tarafından aranabilir.Öffentlich auf Google Drive geteilte Dateien können mit Internet-Suchmaschinen gesucht werden.
Birleşik Krallık'ın bayrağı ile sergilendiği takdirde ise bu kurala uyulup uyulmaması aranmaz.Wird die Flagge herabgelassen, so sollte sie weder den Boden noch etwas anderes berühren.
Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.Durch dich werden sie miteinander vermischt.
Daha sonra şarkının aranjesini değiştirerek ikinci versiyonunu yayınladı.Nach der Erstellung seiner eigenen Übersetzung schrieb er den zweiten Kommentar.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Diese Ausstattung ist heutzutage von Sammlern gesucht.
3 yıl aranın ardından Güldür Güldür'e dönmüştür.Während seines Lebens soll er nur drei Mal gelacht haben.
Aranılan belgenin nerede,nasıl bulunabileceğini içeren listelerdir.So schrieb sie u. a. ihren Erkennungssong Life Is What You Make It.
Bunun üzerine FBI Davis'i "Amerika'nın Aranan On Tehlikeli Suçlusu" listesine alır.Das FBI setzte Angela Davis daraufhin auf die Liste der zehn meistgesuchten Verbrecher der USA.
Aranca, Aran Vadisi'nde yaklaşık 7 bin kişi tarafından konuşulur ve Oksitanca'nın bir lehçesidir.Im Val d’Aran (Arantal) sprechen ca. 7.000 Menschen Aranesisch, einen okzitanischen Dialekt.
Türk yetkililerce, Bezmen hakkında Kırmızı bülten ile arama kararı çıkartılarak aranmaya başlanmıştır.Während ihrer Tätigkeit dort forschen sie, wie sie zum roten Stier gelangen können.
(Perili evlerden birinde yaşanıyorsa on saatte 15 büyü yapılması koşulu aranır).Bei guten Verhältnissen ist mit zehn Stunden Gehzeit (ohne Pausen) zu rechnen.
Aynı zamanda başka bestecilerin eserlerinden aranjmanlar da yapmıştır.Außerdem orchestrierte er Werke anderer Komponisten.
İkinci turda mutlak çoğunluk aranmaz.Die Islamisch-Republikanische Partei errang überraschend nicht die absolute Mehrheit.
Pelé, gerçek adı "Edison Arantes do Nascimento" olan Brezilyalı futbolcudur.Er benannte die Band nach dem Fußballspieler Pelé, der mit bürgerlichem Namen Edson Arantes Nascimento heißt.
Aranan süt bulunur.Auf der Suche nach der entgangenen Milch.
Dönemin en çok aranan ve okunan dergilerinden birisi oldu.Es entwickelte sich zu den erfolgreichsten und bekanntesten Magazinen seiner Zeit.
Cinsel nesnenin belirli bir üniforma giymesi şartı aranır.Um sie zu kontrollieren benötigt er einen speziellen Anzug.
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.Politiker geißeln Salär der Landesbank-Bosse.
Evi ve arabası arandı.Seine Sachen und sein Auto wurden gefunden.
İmkanları olanlar için, müzik ve dans aranan eğlencelerdi.Zu ihren Vergnügungen zählten Musik und Tanz.
Siyah - beyaz film döneminin en çok aranan oyuncularındandı.Das Ende sei das schockierendste seit dem Film Der weiße Hai.
Boz'un 5 yıl aranın ardından yayınladığı albümdür.Push ist das erste Afrob-Album seit fünf Jahren.
Pasquale Russo, 1995'ten beri aranıyor.Russo tanzt seit 1995.
Çoğu basılmamış, bir kısmı kaybolmuş, arandığı halde bulunamamıştır.Der obere Teil fehlt und wurde trotz Suche nicht gefunden.
Onun yerine yeni bir adam aranmaktaydı.Anstatt seiner wurde ein anderer Junge ausgetauscht.
Kendisinin ve eşinin mezarları Aranjuez mezarlığındadır.Sein Grab und das seiner Frau befinden sich auf dem Friedhof Dölzschen.
Dayılık için hiçbir ehliyet ve menşe şartı aranmazdı.Sie benötigten weder eine Aufenthaltserlaubnis noch eine Beschäftigungserlaubnis.
Ölümüne dek Rusya'da kanun kaçağı olarak aranmıştır.In der Folge war er bis zu seinem Tod als Rechtsanwalt in Ruswil tätig.
Bunun dışında hukuki davalarda da bu esas aranmaktadır.Richter halten sich außer aus wichtigen Gründen an diese Rechtsprechung.
O aranan bir yıldız olmak istiyordu.Die Suche nach dem verlorenen Stern.
Üçlü, yeni albümlerinin son aranjmanlarını yaptıklarını ifade ettiler.Jetzt bereiten die Bandmitglieder ihr neues komplettes Album vor.
Bu ibare Yahudi olmayanlar tarafından da aranan bir özelliktir.Mit Recht wird ein solches Reden von dem jüdischen Volk zurückgewiesen.
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.Dadurch erhoffte man sich bessere Akzeptanz.
Terör olaylarından aranan ETA üyeleri ile müzakereci olmuştur.Eine künstlerische Kampagne mit und für Flüchtlinge.
Böylece yeni yatırım alanları aranmaya başlandı.Das führte zur Suche nach neuen Investoren.
Caz orkestralarının artmasıyla beraber yazılı aranjmanların kullanımı da artmıştır.Auffällig war auch die Verwendung orchestraler Instrumente.
Giovanni Tegano, 1993'ten beri aranıyor.Julia Arden schreibt seit 1993.
Grup, altı yıllık bir aranın ardından 2009'da yeniden bir araya geldi ve turneye çıktı.Erst nach einer fünfjährigen Pause kehrte sie 2009 wieder ins Wettkampfgeschehen zurück.
Aranan kişinin kendisinin olduğunu ve bütün şehrin kapatılmasının sebebinin o olduğunu söyledi.Sie sei diejenige, nach der „schon seit Tagen“ gesucht werde und weswegen die ganze Stadt abgesperrt sei.
1995 yılından beri İtalyan İçişleri Bakanlığı'nın "İtalya'da en çok arananlar listesi" ndedir.Seit 1995 gehört es zu der Allianz „The Leading Hotels of the World“.
Her türlü telefondan aranabilir.Es ist nun eine Verbindung zu ihr über jedes beliebige Telefon möglich.
Yunus Aran Birlikteliği.Isonzo-Armee ineinander.
Bu pastayı, siz üçünüz aranızda bölüşün.Divise ce gâteau entre vous trois.
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.Le navire fut soigneusement fouillé mais aucune drogue ne fut trouvée.
"Yalancı Aranıyor".Ils mentent »,.
Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.Vous, vous le connaissez, parce qu'il demeure auprès de vous et qu'il est en vous. ».
Sıklıkla, sesleri ve aranjmanları manipüle etmek için elektronik efektleri kullanılır.Souvent, la production peut induire des effets électroniques pour manipuler les sons et arrangements.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Aujourd'hui ces appareils sont recherchés par les collectionneurs.
Şarkının aranjesini Okan Akı yapmıştır.On lui doit l'arrangement de cette chanson.
Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın.S'engage alors entre eux une joute verbale.
Bulamama(Miss): Aranan verinin alt düzey bir bellekte bulunmasıdır.Mais celui qui, ne l'ayant pas connue, a fait des choses dignes de châtiment, sera battu de peu de coups.
London Sinfonietta, Aphex Twin aranjmanlarını sahneledi.Le London Sinfonietta joue des arrangements de morceaux d'Aphex Twin en 2006.
Putin rejimini şiddetle eleştiren kendisi dolandırıcılıktan Rusya tarafından aranıyordu.Critique féroce du régime de Vladimir Poutine, il est recherché par la Russie pour escroquerie.
Tek heceli kelimelerde vurgu aranmaz.Plus la peine de faire le procès aux mots.
İkinci turda mutlak çoğunluk aranmaz.Le SPÖ obtient la majorité absolue.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod