Fredrik Laos'ta kaldı. Interpol tarafından aranıyor.Fredrik a rămas în Laos şi este căutat de Interpol
Fredrik Laos'ta kaldı. Interpol tarafından aranıyor.פרדריק נשאר בלאוס. הוא מבוקש על ידי האינטרפול
Fredrik Laos'ta kaldı. Interpol tarafından aranıyor.فريدريك" بقي في (لاوس)،إنه مطلوب لدى الانتربول"
Fredrik Laos'ta kaldı. Interpol tarafından aranıyor.ゴッドフリードは カンボジアで逮捕され スウェーデン送還
Geçmişte aranızda pek çok şey yaşandı gibi, fakat o, karısını terk edecek bir adam değil.A quanto pare sono successe molte cose in passato, ma lui non è il tipo di uomo che abbandonerebbe sua moglie.
Geçmişte aranızda pek çok şey yaşandı gibi, fakat o, karısını terk edecek bir adam değil.Der er vist ondt blod mellem jer, - - men han er ikke den type, der ville forlade sin kone.
Geçmişte aranızda pek çok şey yaşandı gibi, fakat o, karısını terk edecek bir adam değil.Musiało się wiele wydarzyć między wami, ale to nie jest ktoś, kto by opuścił żonę.
Geçmişte aranızda pek çok şey yaşandı gibi, fakat o, karısını terk edecek bir adam değil.Ni verkar ha ont blod mellan er- -men han är inte en man som skulle överge sin fru.
Geçmişte aranızda pek çok şey yaşandı gibi, fakat o, karısını terk edecek bir adam değil.Parece que já houve muita coisa entre vocês, mas ele não é do tipo de homem que abandonaria a mulher.
Geçmişte aranızda pek çok şey yaşandı gibi, fakat o, karısını terk edecek bir adam değil.Parece que tenéis muchos asuntos por resolver, pero no es el tipo de hombre que abandonaría a su mujer.
Geçmişte aranızda pek çok şey yaşandı gibi, fakat o, karısını terk edecek bir adam değil.Välillänne on tapahtunut paljon, mutta hän ei hylkäisi vaimoaan.
Geçmişte aranızda pek çok şey yaşandı gibi, fakat o, karısını terk edecek bir adam değil.Φαίνεται να είχατε διαφορές στο παρελθόν. Αλλά δεν είναι άνθρωπος που θα εγκατέλειπε τη σύζυγό του.
Geçmişte aranızda pek çok şey yaşandı gibi, fakat o, karısını terk edecek bir adam değil.Судя по всему, у вас в прошлом много чего было, но он не такой человек, который бы бросил свою жену.
Geldiğiniz için teşekkürler, yine bekleriz! Eleman Aranıyor. Bitti mi?와주셔서 감사합니다. 제발 다시 한번
"Genç ve güzel görünen kadınlar aranıyor."Cercasi donne, giovani e di bell'aspetto.
"Genç ve güzel görünen kadınlar aranıyor."Recherchons femme jeune, bonne présentation.
"Genç ve güzel görünen kadınlar aranıyor.«Требуются молодые и красивые девушки.
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.Der er en tiltrækningskraft mellem dig og skærmen.
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.Et pourtant il y a une force d'attraction entre vous et l'ordinateur.
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.Je opravdu malé. Ve skutečnosti existuje přitažlivá síla mezi vámi a počítačem.
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.정말 정말 작습니다. 실제로 당신과 컴퓨터 사이에는 어떤 인력이 '존재' 합니다.
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.Und eigentlich gibt es eine Kraft der Anziehung zwischen dir und deinem Computer.
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.Và thực ra có lực hút giữa bạn và cái màn hình
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.И наистина съществува някаква сила на привличане между вас и компютъра.
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.І насправді існують деякі сили тяжіння між вами і комп'ютером.
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.ממש קטן. למעשה יש כמה כוח המשיכה בינך לבין המחשב.
Gerçekten aranızda bir çekim kuvveti var.صغيرة حقا. وهناك في الواقع بعض قوة الجذب بين أنت والكمبيوتر
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.A kteříž zůstanou, slyšíce to, báti se budou, a nikoli více nedopustí se takových zlých věcí u prostřed tebe.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.A ostatní, keď to počujú, budú sa báť a nevykonajú viac takej zlej veci v tvojom strede.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.auf daß es die andern hören, sich fürchten und nicht mehr solche böse Stücke vornehmen zu tun unter dir.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Còn những người khác hay điều đó , sẽ sợ , không làm sự hung_ác như_thế ở giữa ngươi nữa .
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Còn những người khác hay điều đó, sẽ sợ, không làm sự hung ác như thế ở giữa ngươi nữa.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Degenen die ervan horen, zullen er dan wel voor waken leugens te vertellen als zij moeten getuigen.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.forat de andre må høre det og frykte, så de ikke mere gjør nogen sådan ond gjerning i din midte.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Ja muut kuulkoot sen ja peljätkööt, niin ettei kukaan enää tekisi sellaista pahaa sinun keskuudessasi.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.그리하면 그 남은 자들이 듣고 두려워하여 이후부터는 이런 악을 너희 중에서 다시 행하지 아니하리라
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Les autres entendront et craindront, et l`on ne commettra plus un acte aussi criminel au milieu de toi.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Los que queden lo oirán y temerán, y no volverán a hacer semejante maldad en medio de ti
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Når da de andre hører det, vil de gribes af Frygt og ikke mere øve en sådan Udåd i din Midte.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Och det övriga folket skall höra det och frukta, och man skall icke vidare göra något sådant ont bland eder.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Os restantes, ouvindo isso, temerão e nunca mais cometerão semelhante mal no meio de ti.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Semua orang akan mendengar tentang hal itu dan menjadi takut, sehingga tak ada lagi yang berbuat sejahat itu
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Και οι λοιποι θελουσιν ακουσει και φοβηθη, και δεν θελουσιν εις το εξης πραξει τοιουτον κακον εν μεσω σου.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Защото другите, като чуят ще се убоят, и не ще вършат за напред такова зло всред тебе.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.и прочие услышат, и убоятся, и не станут впредь делать такое зло среди тебя;
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.והנשארים ישמעו ויראו ולא יספו לעשות עוד כדבר הרע הזה בקרבך׃
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.ويسمع الباقون فيخافون ولا يعودون يفعلون مثل ذلك الامر الخبيث في وسطك.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.別 人 聽 見 都 要 害 怕 、 就 不 敢 在 你 們 中 間 再 行 這 樣 的 惡 了
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.別人聽見 都 要 害怕 、 就 不 敢 在 你 們中間 再 行 這樣 的 惡了
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseA pesquisar os gruposThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseBuscando gruposThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseCăutare grupuriThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseGennemsøger grupperThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseGroepen doorzoekenThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseGruppen werden gesuchtThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseHľadajú sa skupinyThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseHledají se skupinyThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseRecherche des groupesThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseSöker efter grupperThe role of the transaction, in present tense
Gruplar aranıyorThe role of the transaction, in present tenseSzukanie grup