Ana içeriğe geç
Sözlük

arama ile cümle

arama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Polisi aramamız daha iyi olurdu.We'd better call the police.
Eğer işler kontrolden çıkarsa beni dün sana verdiğim numaradan aramalısın.If things get out of hand, you should call me at the number I gave you yesterday.
Sözlükler bilmediğiniz sözcükleri aramak için kullanılır.Dictionaries are used to look up the words you don't know.
Yangın durumunda, hemen 119'u aramanız gerekir.In case of fire, you should dial 119 immediately.
Yeni kelimeleri sözlükte aramak iyi bir alışkanlıktır.It is a good habit to look up new words in a dictionary.
Ayda en az bir kez anne babanı aramalısın.You should call on your parents at least once a month.
Gece yarısı arama yapılmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to call at midnight.
O, yönetimin alternatif gelir kaynaklarını araması gerektiğini savunuyor.He argues that the administration must look for alternative sources of revenue.
Ona seni tekrar aramasını söyleyeceğim.I'll tell him to call you back.
Köylüler kayıp çocuğu aramaya gittiler.The villagers went in search of the missing child.
Hemen polisi aramak önemli bir şeydir.The important thing is to call the police at once.
Ben sabah saatlerinde bazen onu aramalıyım.I must call him sometimes during the morning.
Hırsızlar para aramak için masanın bütün çekmecelerini açtı.The thieves pulled open all the drawers of the desk in search of money.
Lütfen seni aramayı unuttuğum için beni affet.Please forgive me for forgetting to call you.
Onun beni aramaması kabalıktır.It is rude of him not to give me a call.
Japonya'ya bir ödemeli arama yapmak istiyorum.I want to make a collect call to Japan.
Tokyo, Japonya'yı aramak istiyorum. Numara 3202-5625'dir.I'd like to make a call to Tokyo, Japan. The number is 3202-5625.
Japonya'ya ödemeli bir arama yapmak istiyorum.I'd like to make a collect call to Japan.
Onu aramayı denedim, ama hat meşguldü ve başaramadım.I tried to call him, but the line was busy, and I couldn't get through.
Onu aramayacak kadar akıllı olmalıydım.I should have known better than to call him.
Lütfen ona beni aramasını rica edin.Please ask him to call me.
Ben onu aramaya çalıştım, ama hat meşguldü.I tried to call him up, but the line was busy.
Onu onda araması gerekiyordu.He was supposed to call her at ten.
Başka yerde bilgi aramaya karar verdi.He decided to seek information elsewhere.
O daha iyi bir yaşam aramak üzere Brezilya'ya göç etti.He immigrated to Brazil in search of a better life.
Altın aramaya gitti.He went in search of gold.
Bir iş aramak için New York'a geldi.He came to New York in order to look for a job.
İş aramak için New York'a geldi.He came to New York in order to look for a job.
O, iş aramakla meşguldür.He is busy with job hunting.
O beni arayacağını söyledi ama henüz aramadı.He said he would give me a call, but he hasn't yet.
O saatlerce onun aramasını beklerdi.He would wait for hours for her call.
O, ona kendisini daha sonra aramasını rica etti.He asked her to call him later.
Onun başka bir iş aramaya başladığını duyuyorum.I hear he's just begun looking for another job.
O, doğum gününde annesini aramayı asla unutmaz.He never fails to call his mother on her birthday.
Macera aramak için seyahate çıktı.He went traveling in search of adventure.
Onlar mutluluğu aramaya gittiler.They went in search of happiness.
Hazine aramaya gittiler.They went in search of treasure.
Onu aramaya cesaretin var mı?Dare you call her?
Onu aramak için bir yerden bir yere gitti.She went from place to place in search of him.
O, bir taksi aramak için dışarı çıktı.She went out to look for a taxi.
Hayatını gerçeği aramakla geçirdi.She spent her life in pursuit of the truth.
O, kayıp çocuğunu aramak için gitti.She went in search of her lost child.
Beni tekrar aramayı unutma.Don't fail to call me back.
Hastalık seni aramamı engelledi.Illness prevented me from calling on you.
Babam dışarıda. Ona sizi geri aramasını söyleyeyim mi?My father is out. Shall I tell him to call you back?
Babam; onu yarın aramanı bekliyor.My father is expecting you to phone him tomorrow.
Beni aramayı unutma.Don't forget to call me.
Beni araman büyük nezaket.It is very courteous of you to call on me.
Rahatsız etme korkusuyla sizi aramadım.I didn't call on you for fear of disturbing you.
Öbür gün Mary'yi aramayı planlıyorum.I am planning to call on Mary the day after tomorrow.
Ona rastlarsan, beni aramasını söyle.If you should meet him, tell him to call me up.
Yarın 9.00'da akademik danışmanımı aramamı hatırlatabilir misin?Could you remind me to call my academic advisor at 9:00 p.m. tomorrow?
Beni gece çok geç arama.Don't call me so late at night.
Bütün köylüler kayıp bir kediyi aramak için dağlara gittiler.All the villagers went into the mountains to look for a missing cat.
"Yandex" arama motoru Tatar dilini de desteklemeye başladı.“Yandex” search engine started supporting Tatar language too.
Ben bir telefon araması yapabilir miyim?Can I make a phone call?
Ben internette arama yapmak için Yahoo'yu kullanırım.I use Yahoo! to search on the internet.
Derhal polisi araman gerekiyor.You need to call the police immediately.
Ben aramak isterim.I would like to call.
Ona beni aramasını söyle.Tell him to call me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod