aramızda ile cümle
aramızda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.אבל ההבדלים בינינו ובמיקום היחסי שלנו ביחס לאחרים, חשובים מאוד כיום.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.لكن الفروق بيننا كأفراد مجتمع وأين نحن فى علاقاتنا مع بعضنا البعض هو أمر فى غاية الأهمية الآن .
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.お互いの相対的な身分は とても重要になってきます 私たちの作成した指標の要素をいくつかお見せします
Farklı dillerden ve yaşlardan, Finlandiya’dan ve başka ülkelerden üyeleri aramızda görmeyi ümit ediyoruz.Nous souhaitons des membres de langues et âges différents de Finlande et d’autres pays.
Farklı dillerden ve yaşlardan, Finlandiya’dan ve başka ülkelerden üyeleri aramızda görmeyi ümit ediyoruz.Toivomme erikielisiä ja eri-ikäisiä jäseniä Suomesta ja muista maista.
Farklı dillerden ve yaşlardan, Finlandiya’dan ve başka ülkelerden üyeleri aramızda görmeyi ümit ediyoruz.Vi hoppas på att hitta medlemmar med olika modersmål och i olika åldrar i Finland och andra länder.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Akkor mondának Gileád vénei Jeftének: Az Úr a tanúnk, ha a te beszéded szerint nem cselekeszünk!
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Bătrînii Galaadului au zis lui Iefta: ,,Domnul să ne audă, şi să judece, dacă nu vom face ce spui.``
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Gileadski starejšine reko Jeftu: GOSPOD bodi med nami priča! Resnično storimo tako, kakor si govoril.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Gli anziani di Gàlaad dissero a Iefte: «Il Signore sia testimone tra di noi, se non faremo come hai detto»
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.I řekli starší Galádští k Jefte: Hospodin bude svědkem mezi námi, jestliže neučiníme vedlé slova tvého.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.길르앗 장로들이 입다에게 이르되 여호와는 우리 사이의 증인이시니 당신의 말대로 우리가 반드시 행하리이다
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Mereka menjawab, "Kami setuju. Tuhanlah saksinya.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler."Wij zweren het u bij de HERE", antwoordden zij. "U zult onze leider worden."
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.Старейшины Галаадские сказали Иеффаю: Господь да будет свидетелеммежду нами, что мы сделаем по слову твоему!
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.ויאמרו זקני גלעד אל יפתח יהוה יהיה שמע בינותינו אם לא כדברך כן נעשה׃
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.فقال شيوخ جلعاد ليفتاح الرب يكون سامعا بيننا ان كنا لا نفعل هكذا حسب كلامك.
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.基 列 的 長 老 回 答 耶 弗 他 說 、 有 耶 和 華 在 你 我 中 間 作 見 證 、 我 們 必 定 照 你 的 話 行
Gilat ileri gelenleri, ‹‹RAB aramızda tanık olsun, kesinlikle dediğin gibi yapacağız›› dediler.基列 的 長老 回答 耶弗 他說 、 有 耶和華 在 你 我 中 間作 見證 、 我 們 必定 照 你 的 話行
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Alepvetően nincs semmi jelentősége, hogy lemondunk-e az Alaszkába vezető hídról.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Complessivamente, non fa differenza che voi tagliate i ponti con l'Alaska.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Couper les projets de ponts vers l'Alaska n'aura donc pas beaucoup d'impact au total.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Es macht keinen Unterschied wenn wir die Brücken nach Alaska rausnehmen.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Het maakt niet uit of we de brug naar Alaska schrappen, in het grotere geheel.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.I nie będzie różnicy w ogólnym rozrachunku, jeśli zlikwidujemy mosty do Alaski.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.알래스카에 다리 놓는 사업을 지금 당장 접는다고 해도 별로 달라지는건 없습니다.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Nu e prea mare diferenţă dacă eliminăm podurile spre Alaska în marea schemă a lucrurilor.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Δεν έχει σημασία εάν κόψουμε τις γέφυρες προς την Αλάσκα σε ένα γενικότερο πλαίσιο.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Няма значение, дори да отрежем мостовете до Аляска, в цялостната схема на нещата.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.Остановка финансирования мостов на Аляску совершенно ничего не изменит в общем порядке вещей.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.בשקלול הסופי זה לא ישנה שום דבר אם תקטעו את הגשרים לאלסקה.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.لا فرق إذا قطعنا الكبارى إلى ألاسكا فى الخطة الشاملة للتخطيط .
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.実施に向けて考え始めなければいけないことは
Güzel. Aramızda kalsın yardımınıza ihtiyacımız varΩραία.Μεταξύ μας,μπορούμε να το χρησιμοποιήσουμε.
Güzel. Aramızda kalsın yardımınıza ihtiyacımız var>アンダートンさん、これが、、、 >なんてこった。
Güzel, sana yardım edeceğim. Ama bunun aramızda bir sır kalması şartıyla.Bien, je t'aiderai ...à la condition que tu continues à garder ça secret.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.Deze zaak is uiterst delicaat en moet absoluut tussen ons blijven.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.Je to delikátna záležitosť, a prosím vás aby to ostalo medzi nami.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.Je to delikátní záležitost, a prosím vás aby to zůstalo mezi námi.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.La questione č estremamente delicata e dovrebbe rimanere tra di noi.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.Това е деликатна история и ще ви помоля да остане между нас.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.A to je matoucí.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.Dat is verwarrend.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin."Komm schon, Vi, das ist doch eine ganz leichte umrechnung: Du musst nur durch Zwei teilen.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.Możesz sobie myśleć, przestań Vi, to tylko prosta konwersja, starczy tylko podzielić przez 2.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.Pueden estar pensando "vamos, Vi, es una simple conversión, todo lo que tienes que hacer es dividir por 2.
"Haydi Vi, sadece kendi aramızda konuşuyoruz" diyebilirsin.Може да си помислите, хайде Ви, това е просто превръщане
Hayır, aramızda güven kalmadı.웃겨, 우리 사이엔 믿음이 없어
Hayır, aramızda güven kalmadı.Não. Não há confiança entre nós.
Hayır, aramızda güven kalmadı.No, no nos tenemos confianza.
Hayır, aramızda güven kalmadı.Tidak. Tidak ada kepercayaan diantara kita.
Hayır, aramızda güven kalmadı.Ні за що. Між нами немає довіри.
Hayır, aramızda güven kalmadı.لا , ليست بيننا ثقة متيادلة
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Không ạ, tự cháu đã dàn xếp xong với cháu gái của ngài rồi.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.아뇨 선녀딸님 본인 얘기했습니다
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Ne, z vašo vnukinjo sva že uredila stvari.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Nu.Am rezolvat problemele cu nepoata ta personal
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Tidak, saya sudah menyelesaikan masalahnya dengan cucu anda sendiri.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim..לא, סידרתי את העניין עם הנכדה שלך בעצמי
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.لا . لقد حللت المسألة مع حفيدتك بنفسي
İlgili Sayfalar