aramızda ile cümle

aramızda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.今日は 仕事の話で伺いました
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.Afijn, we zijn niet langer gerelateerd... vertel ze dat ik de papieren niet kan ondertekenen.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.A ogni modo, legalmente non siamo pių parenti... digli che non posso firmare i documenti.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.De qualquer modo, nós não somos mais parentes... diga que eu não posso assinar os documentos
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.De todas formas, ya no somos parientes legales...
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.De toute façon, nous ne sommes plus légalement liés... dis-leur que je ne peux pas signer les documents.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.Oricum, nu mai suntem juridic legaţi... Spune-le că nu pot semna documentele.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.Reci jim, da ne morem ponj, ker uradno nisva več v sorodu.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.Ούτως ή άλλως δεν έχουμε νομική σχέση... πες τους ότι δεν μπορώ να υπογράψω τα έγγραφα.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.В любом случае, мы больше не родственники... Скажи, что я не могу подписать никаких бумаг.
Her neyse, resmî olarak aramızda bir bağ yok... ...onlara belgeleri imzalayamayacağımı söyle.على كل حال ، نحن لا نقرب له قانونيا أخبريهم بأني لا أستطيع توقيع الأوراق
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, đang ở đây với tôi và toi muốn cảm ơn anh ấy vì tất cả những gì anh ấy đã làm.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, è qui con me e lo vorrei ringraziare per tutto quello che ha fatto.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, este aici cu mine şi vreau să îi mulţumesc pentru tot ce a realizat.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, est ici avec moi et je tiens à le remercier pour tout ce qu'il a fait.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, hadir di sini dan saya ingin berterima kasih atas semua yang telah dilakukannya.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, heute mit mir hier ist, und ich möchte ihm für alles, was er getan hat, danken.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner is. Hij is hier bij me vanavond en ik wil hem bedanken voor alles wat hij heeft gedaan.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ira Magaziner, je tady se mnou a já mu chci nyní poděkovat za vše, co dosud udělal.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.이라 마가지너에게 그가 했던 모든 것에 대해 감사하다고 말하고 싶습니다.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Айре Мегазінер, зараз знаходиться тут зі мною і я хочу подякувати йому за все, що він зробив,
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ира Магазинер, сегодня он здесь со мной, и я хочу поблагодарить его за всё, что он сделал.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Ира Мегазайнър, е тук с мен и искам да му благодаря за всичко, което е направил. Той е ето там.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.אירה מגזינר, נמצא כאן הערב איתי, ורציתי להודות לו בעבור כל מה שהוא עשה.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.آرا ماغانيزنر، هنا معي وأرغب في شكره على كل شئ فعله.
Ira Magaziner, aramızda olduğunu belirtmek ve kendisine bütün yaptıkları için teşekkürlerimi sunmak istiyorum.あちらです
İsa fakirlerin hep var olacağını daima aramızdan birilerinin yoksul olacağını da söylemiş.저의 말로 바꾸어 표현하자면, 예수님은 가난한 사람들은 항상 우리들과 함께 할 것이라고 말씀하신 것이었습니다
İsa fakirlerin hep var olacağını daima aramızdan birilerinin yoksul olacağını da söylemiş."Os pobres estarão sempre connosco".
İsa fakirlerin hep var olacağını daima aramızdan birilerinin yoksul olacağını da söylemiş.-- suunnilleen näin -- että köyhät tulisivat aina olemaan kanssamme.
İsa fakirlerin hep var olacağını daima aramızdan birilerinin yoksul olacağını da söylemiş.Thiên Chúa cũng có nói là người nghèo luôn luôn đồng hành với chúng ta.
İsa fakirlerin hep var olacağını daima aramızdan birilerinin yoksul olacağını da söylemiş.שישו גם אמר, ואני לא מצטטת במדוייק, שהעניים תמיד יהיו איתנו.
İsa fakirlerin hep var olacağını daima aramızdan birilerinin yoksul olacağını da söylemiş.علمت ان المسيح قال .. وانا اقتبس هنا ان الفقراء سيكونون دوماً معي ..
İsa fakirlerin hep var olacağını daima aramızdan birilerinin yoksul olacağını da söylemiş.貧者は常に共にいるというのです このことには不満で困惑しました
İşte burdayım. Daha önce aramızda olmayanlar için özetlemek gerekirse,그 때 여기 안계셨던 분들을 위해서 설명드릴께요.
İşte burdayım. Daha önce aramızda olmayanlar için özetlemek gerekirse,LHCは最大規模の科学実験であり
İşte burdayım. Daha önce aramızda olmayanlar için özetlemek gerekirse,Te, jotka ette olleet kuulemassa viimeksi,
İşte burdayım. Daha önce aramızda olmayanlar için özetlemek gerekirse,אז הנה זה. ועבור אלה מכם שלא היו שם,
İşte burdayım. Daha önce aramızda olmayanlar için özetlemek gerekirse,هذا هو. ولمن لم يكن منكم حاضرا
İyi. Aramızda bazı oyuncular var.Så vi har några spelare ibland oss.
İyi. Aramızda bazı oyuncular var.Takže je tu mezi námi několik hráčů.
İyi. Aramızda bazı oyuncular var.Temos aqui jogadores na audiência.
Kaçınız bekar? Aramızda bekarlar var mı?Câți dintre voi sunteți necăsătoriți?
Kaçınız bekar? Aramızda bekarlar var mı?독신인 분들도 계시죠? 얼마나 계신가요?
Kaçınız bekar? Aramızda bekarlar var mı?Quanti di voi sono single?
Kaçınız bekar? Aramızda bekarlar var mı?Πόσοι από εσάς είστε μόνοι σας; Υπάρχει κανένας αδέσμευτος εδώ;
Kaçınız bekar? Aramızda bekarlar var mı?А холостяки есть сегодня среди аудитории?
Kaçınız bekar? Aramızda bekarlar var mı?كم منكم أعزب ؟ هل هناك أي أحدٍ أعزب ؟
Kaçınız bekar? Aramızda bekarlar var mı?あなたもゲイかもしれませんよ! 僕にはシングルでゲイの知り合いもいますから
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Adevăruri Evidente nu șterge diferențele dintre noi. Dimpotrivă, le subliniază.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Indlysende sandheder fjerner ikke forskellene mellem os. Faktisk, tværtimod, fremhæver det dem.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.'자명한 진실'은 우리 사이의 간극을 지워버리지는 않아요. 사실 오히려 그 간극을 더 눈에 띄게 하죠.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor."Self Evident Truths" hebt nicht die Unterschiede zwischen uns auf. Im Gegenteil, es betont sie.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Self Evident Truths nesmazává rozdíly mezi námi. Ve skutečnosti je to naopak, zdůrazňuje je.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Self Evident Truths no borra las diferencias que hay entre nosotros. De hecho, por el contrario, las resalta.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Self Evident Truths non cancella le differenze tra di noi. Al contrario, le mette in risalto.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.'Self Evident Truths' wist de verschillen tussen ons niet uit. Sterker nog, het benadrukt ze.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Självklara Sanningar suddar inte ut gränserna mellan oss. I själva verket är det tvärtom, de understryker dem.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor."Очевидни истини" не заличава разликите между нас. Всъщност обратното, подчертава ги.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Самоочевидные истины не стирают различия между нами. На самом деле, они, напротив, высвечивают их.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.מיזם "אמיתות שמוכחות מאליהן" לא מוחק את ההבדלים בינינו. להיפך: הוא מדגיש אותם.
İlgili Sayfalar