aramızda ile cümle
aramızda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Estamos en un punto en este mundo en el que no tenemos la misma relación con el progreso que solíamos tener.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Jesteśmy już w takim punkcie, że nie mamy już tego samego stosunku do postępu jaki mieliśmy kiedyś.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.우리는 더는 "진보"와의 관계가 예전 같지 않은 시대에 살고 있습니다.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Suntem în punctul în care nu mai avem aceeaşi relaţie cu progresul ca până acum.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.V této době nemáme stejný vztah k pokroku, který jsme mívali.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Wir sind an einem Punkt angelangt, an dem wir nicht das selbe Verhältnis zum Fortschritt haben wie früher.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.אנחנו נמצאים בנקודת זמן בה אין לנו את אותו היחס לקידמה שהיה פעם.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.نحن في موقف الآن في هذا العالم حيث لم يعد لدينا نفس العلاقة السابقة بالتقدم الذي إعتدنا أن نحققه .
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.今までとは変わりつつあるのです 進歩についての意見が相反するようになってきて
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.플라토는 그의 "완전한 형태"의 생각으로 우리를 통제 합니다.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Platão ainda nos leva a melhor com a sua ideia de formas perfeitas.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Platone sta ancora trattando con noi nella sua nozione di forme perfette.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Platon fait toujours la loi avec sa notion des formes idéales.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Platon încă îşi mai face de cap cu noi şi teoria lui despre formele perfecte.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Platon nadal do nas dociera ze swoją teorią idealnych form.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Platónnak tökéletes formáról vallott elképzelései köszönnek vissza.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Platón se siga saliendo con la suya respecto a su noción de las ideas.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Plato ons nog steeds in de ban van zijn ideale vormen heeft.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Plato vẫn nói với chúng ta những khuôn mẫu hoàn hảo của ông.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.Платон ще бъде още популярен с неговата идея за съвършените форми.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.אפלטון עדיין משיג את שלו ברעיון של צורות מושלמות.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.سيظل أفلاطون له نفس الطريقة معنا فى فكرته عن الأشكال المثاليه.
Eflatun kusursuz form kavramlarıyla hala aramızda olacak.曰く 私たちは頭の中で
Eğer böyle yanıt verirsek, aramızdaki en kötü kişilere güç vermiş oluruz.Estamos potenciando lo peor de nosotros, si respondemos así.
Eğer böyle yanıt verirsek, aramızdaki en kötü kişilere güç vermiş oluruz.Wir befähigen das schlechteste von uns, wenn es das ist, wie wir reagieren.
Eğer böyle yanıt verirsek, aramızdaki en kötü kişilere güç vermiş oluruz.ونحن تمكين أسوأ منا، إذا كان هذا هو كيف نرد.
Eğer böyle yanıt verirsek, aramızdaki en kötü kişilere güç vermiş oluruz.さらに大局的には この2週間の事件で 私たち全員が
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.Emeka ed io ne abbiamo discusso. Dobbiamo liberarci dalla cosiddetta "maledizione delle risorse".
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.I Emeka i ja dyskutowaliśmy o tym. Musimy zapomnieć o tzw. "przekleństwie towarów".
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.이메카와 전 이점에 대해 토론을 했었습니다. 우리는 소위 "상품의 재앙"이라는 것을 벗어나야 합니다
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.S Emekom sme o tom viackrát diskutovali. Musíme sa vzdať takzvaného "prekliatia komodít".
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.Und Emeka und ich haben darüber diskutiert. Wir mussten von dem so genannten "Ressourcenfluch" abkommen.
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.С Емека сме водили дискусии. Трябва да се откъснем от това, което се нарича "проклятието на стоките".
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.У нас были дискуссии с Эмекой на эту тему. Мы должны отойти от того, что называется "проклятием ресурсов".
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.ולאמקה ולי היו כמה דיונים על כך עלינו להתרחק ממה שנקרא "קללת המוצרים"
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.وقد ناقشنا هذا إيميكا وأنا. علينا أن نبتعد عن ما يسمى "لعنة السلع."
Emeka'yla aramızda bir konuşma geçti. "hammadde belası" denilen bu şeyden uzağa gitmek zorundayız.いわゆる「商品の悪口」は止めるべきです 石油についてでもなく、商品についてでもないのです
Evet, aramızda hiçbir şey yok.Así es, no hay nada entre nosotros.
Evet, aramızda hiçbir şey yok.그래요, 우리 아무 상관없는 사이에요
Evet, aramızda hiçbir şey yok.Sim, não há nada entre nós.
Evet, aramızda hiçbir şey yok.Ya, Tidak ada apa-apa diantara kami
Evet, aramızda hiçbir şey yok.Вірно, між нами нічого немає.
Evet, aramızda hiçbir şey yok.نعم, ليس هناك علاقة تجمعنا
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Aber die Unterschiede zwischen uns, wo wir im Vergleich zueinander stehen ist sehr wichtig geworden.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Ale rozdiely medzi nami a to, kde sa nachádzame vo vzťahu jeden k druhému, sú teraz omnoho dôležitejšie.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Ale rozdíly mezi námi a kde jsme ve vztahu k ostatním jsou nyní důležité.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Azonban az emberek közötti különbségek és a másokhoz mért helyzetünk nagyon is számít.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Dar diferențele între noi, unde ne situăm în raport cu cei din jur, acum contează foarte mult.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.하지만 우리 사이의 차이점과 서로에게서의 관계에서 어디에 있는지는 굉장한 상관관계가 있습니다
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Ma le differenze tra di noi e dove siamo posizionati l'uno rispetto all'altro ora hanno molta importanza.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Mas as diferenças entre nós e onde nos encontramos em relação aos outros são agora muito importantes.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Men forskellene mellem os og der, hvor vi er i forhold til hinanden, tæller nu rigtig meget.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Men skillnaderna mellan oss och var vi står i relation till varandra har väldigt stor betydelse.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Natomiast różnice pomiędzy nami i to, jak się plasujemy wobec siebie nawzajem liczą się teraz bardzo.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Nhưng sự khác biệt giữa chúng ta và vị trí của chúng ta trong mối quan hệ với nhau bây giờ rất quan trọng.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Onze onderlinge verschillen en in welke verhouding we tot elkaar staan, zijn nu van het grootste belang.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Όμως οι διαφορές μεταξύ μας και το πού βρισκόμαστε ο ένας σε σχέση με τον άλλον, παίζουν πολύ μεγάλο ρόλο.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Но разликите между нас и къде сме по отношение един на друг сега е от голямо значение.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Ось, наприклад, довіра. Це лишень частка населення, що погоджується, що більшості людей можна довіряти.
Fakat aramızdaki farklılıklar ve birbirimizle ilişkili olarak nerede olduğumuz şimdi çok fazla önem taşıyor.Разница между нами, и наше положение на фоне других — вот что имеет огромное значение.
İlgili Sayfalar