Ana içeriğe geç
Sözlük

aralar ile cümle

aralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
14
ORT. KELİME
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,ولكن الإنتقال من قذف بعض الأسلاك عبر الأسطح في بوستن
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,数本のワイヤーをかけることから始まって 大西洋に何千マイルもの
Amaçları ampul üretimini idare altına almak ve dünya pazarını aralarında bölüşmek.Il loro obiettivo era controllare la produzione di lampadine e spartirsi il mercato mondiale.
Amaçları ampul üretimini idare altına almak ve dünya pazarını aralarında bölüşmek.Scopul lor a fost sa controleze productia de becuri electrice si sa imparta piata mondiala intre ei.
Amaçları ampul üretimini idare altına almak ve dünya pazarını aralarında bölüşmek.Účelem byla kontrola produkce žárovek a rozdělení si světového trhu mezi sebou.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Ale s troma chlapcami máte slušnú pravdepodobnosť, že aspoň jeden z nich sa nebude správať tak, ako by sa mal.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.De három fiú esetében elég nagy az esélye annak, hogy legalább egyikükkel nem nem nagyon bír az ember.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.그러나 남자 아이가 세 명이면, 적어도 그 중 한 명은 반드시 행해야하는대로 처신하지 않을 가능성이 상당히 많습니다.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Maar met drie jongens heb je veel kans dat er minstens één gedrag vertoont dat niet helemaal naar behoren is.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Но с три момчета, има голяма вероятност, че поне един от тях няма да се държи точно така, както би трябвало.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.אבל עם שלושה בנים, ישנו סיכוי סביר שלפחות אחד מהם לא יתנהג בדיוק כמצופה.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.少なくとも1人は 行儀よくせずに ぐずっているのです AV:期待と現実のギャップがどう生まれたのかお分かりでしょう
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Ale přijdouť dnové, a když odjat bude od nich ženich, tehdážť se budou postiti v těch dnech.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Ale prijdú dni, a keď bude odňatý od nich ženích, potom sa budú postiť v tých dňoch.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››De eljõnek a napok, és mikor a võlegény elvétetik õ tõlök, akkor majd bõjtölnek azokban a napokban.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Dias virão, porém, em que lhes será tirado o noivo; naqueles dias, sim hão de jejuar.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Es wird aber die Zeit kommen, daß der Bräutigam von ihnen genommen wird; dann werden sie fasten.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››그러나 그 날에 이르러 저희가 신랑을 빼앗기리니 그 날에는 금식할 것이니라
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Lecz przyjdą dni, gdy oblubieniec odjęty będzie od nich; tedy w one dni pościć będą.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Les jours viendront où l`époux leur sera enlevé, alors ils jeûneront en ces jours-là.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Maar er komt een dag dat de bruidegom gedood zal worden. Dan zullen ze niet willen eten."
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Men de dager skal komme da brudgommen blir tatt fra dem; da skal de faste, i de dager.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Men der skal komme Dage, da Brudgommen bliver tagen fra dem; da skulle de faste i de Dage."
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Men en annan tid skall komma, och då, när brudgummen tages ifrån dem, då, på den tiden, skola de fasta.» --
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Mutta päivät tulevat, jolloin ylkä otetaan heiltä pois, ja silloin, niinä päivinä, he paastoavat."
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Pero vendrán días cuando el novio les será quitado. Entonces, en aquellos días ayunarán
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Pridejo pa dnevi, in ko se jim ženin odvzame, tedaj se bodo postili, v tistih dnevih.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Song đến ngày nào chàng rể phải đem đi khỏi họ , thì trong những ngày ấy họ mới kiêng ăn vậy .
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Song đến ngày nào chàng rể phải đem đi khỏi họ, thì trong những ngày ấy họ mới kiêng ăn vậy.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Tetapi akan tiba saatnya pengantin laki-laki itu diambil dari mereka. Pada waktu itulah mereka akan berpuasa.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Verranno però i giorni in cui lo sposo sarà strappato da loro; allora, in quei giorni, digiuneranno»
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Vor veni zile cînd va fi luat mirele dela ei; atunci vor posti în acele zile.``
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››θελουσιν ομως ελθει ημεραι, οταν αφαιρεθη απ' αυτων ο νυμφιος τοτε θελουσι νηστευει εν εκειναις ταις ημεραις.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Но придут дни, когда отнимется у них жених, и тогда будут поститься в те дни.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Прийдуть же днї, що візьмуть жениха від них, тоді постити муть у ті дні.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Ще дойдат, обаче дни, когато младоженецът ще се отнеме от тях; тогава, през ония дни, ще постят.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››ואולם ימים באים ולקח מאתם החתן אז יצומו בימים ההמה׃
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››ولكن ستأتي ايام حين يرفع العريس عنهم فحينئذ يصومون في تلك الايام.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››但 日 子 將 到 、 新 郎 要 離 開 他 們 、 那 日 他 們 就 要 禁 食 了
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››但 日子 將到 、 新郎 要 離開 他 們 、 那日 他 們 就 要 禁食 了
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ale přijdouť dnové, když od nich odjat bude Ženich, a tehdáž se budou postiti v těch dnech.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ale prijdú dni, keď bude vzatý od nich ženích, a vtedy sa budú postiť, v ten deň.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ale przyjdą dni, gdy od nich odjęty będzie oblubieniec, a tedy będą pościć w one dni.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.De jõnek majd napok, a mikor elvétetik tõlük a võlegény, és akkor bõjtölni fognak azokon a napokon.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.dias virão, porém, em que lhes será tirado o noivo; nesses dias, sim hão de jejuar.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Es wird aber die Zeit kommen, daß der Bräutigam von ihnen genommen wird; dann werden sie fasten.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.그러나 신랑을 빼앗길 날이 이르리니 그 날에는 금식할 것이니라
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Les jours viendront où l`époux leur sera enlevé, et alors ils jeûneront en ce jour-là.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Maar er komt een tijd dat Hij er niet meer is. Dan zullen zij hun eten laten staan.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ma verranno i giorni in cui sarà loro tolto lo sposo e allora digiuneranno
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Men de dager skal komme da brudgommen blir tatt fra dem, og da skal de faste, på den dag.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Men den tid skall komma, då brudgummen tages ifrån dem, och då, på den tiden, skola de fasta. --
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Men der skal komme Dage, da Brudgommen bliver tagen fra dem, da skulle de faste på den Dag.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Mutta päivät tulevat, jolloin ylkä otetaan heiltä pois, ja silloin, sinä päivänä, he paastoavat.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Pero vendrán días cuando el novio les será quitado. Entonces, en aquel día ayunarán
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Pridejo pa dnevi, ko se jim odvzame ženin; in tedaj se bodo postili tisti dan.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Song tới kỳ chàng rể phải đem đi khỏi họ , trong ngày đó họ sẽ kiêng ăn .
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Song tới kỳ chàng rể phải đem đi khỏi họ, trong ngày đó họ sẽ kiêng ăn.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Vor veni zile, cînd va fi luat mirele dela ei, şi atunci vor posti în ziua aceea.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.но придут дни, когда отнимется у них жених, и тогда будут поститься в те дни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod