Ana içeriğe geç
Sözlük

aralar ile cümle

aralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama aralarında Katolik ve az da olsa Protestan olanları vardır.Curiosamente, alguns dos filhos foram católicos e outros protestantes.
1996’da Türkiye ve İsrail, aralarında bir serbest ticaret anlaşması imzaladı.«Chile e EUA assinam acordo de livre comércio».
Aralarındaki feud Superstars şovunda devam etti.A feud entre Cena e Big Show continuou.
Takımlar gruplar halinde kendi aralarında rekabet etti.Os atletas se enfrentaram uma única vez dentro de seus grupos.
Bu yardımlaşma neticesinde aralarında büyük bir dostluk oluşur.Nasce, então, uma grande amizade entre eles.
Aralarından çoğu ahiret hayâtını bile düşünmezler.De meeste van hen werden niet (per se) vanwege hun standpunten gegijzeld.
O da Şükufe'yi sevdiğinden daima aralarında husumet çıkar.Hem die voortkomt uit Hen beiden, Zij gelijke dank gebracht.
Küçük bir grup uluslararası gönüllü birçok yerel gönüllüyü aralarına kattı.Een kleine groep internationale vrijwilligers slaagde erin veel plaatselijke vrijwilligers te werven.
Aralarındaki ilişki her zaman düşmanca değildi.Toch waren de verhoudingen niet altijd vijandig.
Riccardo'yu kim öldüreceğine tespit etmek için aralarında bir kura çekmeye karar verirler.Zij trekken strootjes om te beslissen wie Riccardo zal vermoorden.
Blogosfer, tüm bloglar ve onların kendi aralarındaki bağlantıları için kullanılan bir sözcüktür.Blogosfeer is een term waarmee alle tot bijna alle weblogs en hun onderlinge verbanden worden aangeduid.
Aralarındaki fark, istidracın Allah'ın rızasına muhalif sûrette meydâna gelmesidir.Hierbij dienden de leden zich met elkaar te verzoenen zodat ook God hun zonden kon vergeven (vgl.
Ancak aralarındaki yaş farkı, Nuri'nin evliliği ve toplum baskısı, önlerinde büyük bir engeldir.De soera waarschuwt tegen ongelovigheid en benoemt ook onder andere de vrouwen van Nuh en Loet.
Chloe (Madison Scott) Allie ve Tess kavga ettiklerinde aralarını yapan arkadaşları.Chloe (Madison Scott) is de reservevriendin van Tess en Allie als ze ruzie hebben.
Pascal ve C dilleri yaklaşık aynı zamanlarda geliştirilmişlerdir ve aralarında önemli benzerlikler vardır.Pascal is rond dezelfde tijd ontwikkeld als C en er zijn veel overeenkomsten tussen beide talen.
Ancak bizzat Hatemi ile de aralarında tartışmalar cereyan etmiştir.Het waren mijn zonden die Hem daar plaatsten."
İskender ile de aralarında daha çocuk yaştan husumet vardır.Alleen Duitsland en Japan hebben een nog oudere bevolking.
Ayrıca aralarında sınıf farkı vardı.Altijd was er dat klassenverschil.
Sanki onunla aralarında bir soru-cevap yaşanmış gibi.Er staat als het ware een dode tussen hen in.
Halk kendi aralarında konuşmakta; satıcılarla pazarlık etmektedir.Het praten met mensen met dezelfde (of een tegenstrijdige) gedachtegang.
Emre'yi görünce aralarında bağrış çağrış olur.Wanneer hij de reus ziet schrikt hij, maar wordt daarvoor door Isjtar bespot.
Bunun ardından aralarında bir süre çekişme yaşanmıştır.Tussendoor is een stel te zien dat onenigheid met elkaar heeft.
Gözler yaklaşık olarak aynı boyutta ve aralarındaki uzaklıklar aynıdır.Ze hebben ongeveer dezelfde grootte en staan op gelijkmatige afstand van elkaar.
Her ne kadar da benzer olsa aralarında bazı önemli farklar vardır.Hoewel ze op elkaar lijken zijn er enkele belangrijke verschillen.
Aralarında Musta'arabi ve Sefarad ayrımı yapılmamaktadır.LDS en LHM zijn onderling niet uitwisselbaar.
Aralarında derin bir aşk doğar.Tussen hen ontstaat een onstuimige liefdesrelatie.
Aralarında çok güçlü bir bağ bulunmaktadır.Toch is er een sterke band tussen hen.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Ze hebben een grote diversiteit aan geluiden die ze gebruiken om met elkaar te communiceren.
Köpeklerin kuyruk ve kulaklarının kesimi günümüzde aralarında Türkiye'nin de olduğu pek çok ülkede yasaktır.Het couperen van oren en staart is in veel Europese landen intussen verboden.
Asgore ile aralarında anlaşmazlık olmuştur ve ayrılmışlardır.Aitne kwam tussenbeide en loste het geschil op.
Amacı Ray ile yüzleşmek ve aralarında geçen olaylardan sonra çektiklerini ona anlatmaktır.Ze confronteert Ray met het verleden dat hij probeert te vergeten.
Holmboe'nin iki küçük kardeşi de Abel'le birlikte eğitim aldı; bu üçlü de aralarında arkadaşlık kurmuştu.Twee van Holmboes jongere broers studeerden samen met Abel.
Aralarında İngiliz şair John Cornford'da bulunuyordu.Onder hen bevond zich de Franse dichter Arthur Rimbaud.
Aralarındaki feud Superstars şovunda devam etti.Er volgde een feud ('vete') tussen deze superstars.
Kendi aralarında kavga etmekten hoşlanırlar.Ze willen samen vechten voor hun relatie.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Er bestond echter geen familierelatie tussen beiden.
Dileklerini dilemeden önce aralarında tartışırlar.Ze werden volgens hun wens met de hoofdeinden tegen elkaar geplaatst.
Fakat büyüdükçe aralarındaki arkadaşlık aşka dönüştü.Hun vriendschap groeide uit in liefde.
Aralarındaki gerginlik artık sona ermiştir.Zo eindigde de vete tussen hen.
Aralarında bir dostluk oluşur.Er ontstaat een vriendschap tussen hen.
Rahibeler kendi aralarında ne arzuları olduklarını konuşmaya başlarlar.De zusters bespreken de kleine wensen die zij hebben met elkaar.
Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız.Hij kan dus niet direct met alle vissen samen gehouden worden.
Cindy ve Jimmy'nin birbirlerinde aşık olduklarını bilir ve aralarını yapmaya çalışır.Tom en Cindy voelen iets voor elkaar en kussen.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Dit staat een verdere vriendschap overigens niet in de weg.
Ben aralarından geçtim.Dat ging achter elkaar door.
Aralarında yıllardır atanmayanlar bulunmaktadır.Door jaren van verwaarlozing (tussen ca.
Konuşmayı en aza indirgemek için kendi aralarında basit bir işaret dili de geliştirmişlerdir.Zij spreken alleen de Oude Spraak (hoewel ruw vervormd).
Aralarındaki yardımlaşma örnek seviyededir.Afhankelijke typen zijn een voorbeeld bij uitstek.
İkili ilerleyen günlerde aralarına mesafe koyar.Op den duur loopt het stroef tussen hen beiden.
Aralarında dünyanın en iyileri de bulan 1200 kişinin katıldığı bu yarışta yedinci oldu.Tijdens deze missie was hij de 7e van de eerste 12 mensen die op de maan hebben gelopen.
Aralarında Rusya'yı da birliğe katma planları yapanlar da vardı.Daar ruziën ze beiden over een Russisch meisje.
Ancak bazen kısa bazen de yıllarca süren aralardan sonra hastalık yeniden ortaya çıkabilmektedir.Er is echter altijd een risico dat de ziekte in de loop van de jaren weer opvlamt.
Çağdaşı olan Mihri Hatun ile aralarında latifeler ve karşılıklı şiir söyleşmeleri vardır.Naast Machelen zelf is er nog deelgemeente Diegem en het gehucht Diegem-Lo.
Aralarında G.Saray da varmış.Onder hen bevindt zich ook Ramiro.
10 Şubat - İzmir'de 3 gündür devam eden olaylar sokak aralarına yayıldı.3 mei: Sneeuw tijdens afgelopen 3 dagen in Ukkel.
Aralarında David Hockney ve R. B. Kitaj'ın da bulunduğu London Group adlı çevrenin üyesi oldu.Onder zijn medestudenten aldaar waren David Hockney en R.B. Kitaj.
Hem Rusya hem de Finlandiya, aralarında bir toprak sorunu bulunmadığını defalarca ifade etmişlerdir.Rusland en Noorwegen hebben al meerdere malen ruzie gehad over het overige gebied.
Aralarındaki ticaret yaklaşık 275 milyon dolardır.Deze transactie had een waarde van 275 miljoen dollar.
Aralarında 1999 yılındaki "Curtain Call" da olmak üzere üç adet kitap yazmıştır.Nykvist schreef een drietal boeken waarvan Curtain Call (1999) bekend werd.
Bu yardımlaşma neticesinde aralarında büyük bir dostluk oluşur.Deze samenwerking resulteerde in een hechte vriendschap.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod