Birbirlerine tavsiye mi ettiler, aralarında anlaştılar mı ki hep aynı şeyleri söylediler?Is this the legacy they have passed down from one to the other?
Fakat aralarında bir engel bulunduğundan, birbirinin sınırını aşmazlar.With an interstice between them which they cannot cross.
Sor bakalım onlara: “Böylesi bir iddiayı savunacak kimse var mı aralarında?Ask them: "Which of you is able to vouch for this?"
Aralarında bulunduğum sürece onlara tanıktım.And so long as I dwelt with them I was witness over their actions.
Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin egemenliği ALLAH'a aittir. O'nun gücü herşeye yeter.To God belongs all that is in the heavens and the earth, and His the power over everything.
Biri aralarında şunu ilan eder: "ALLAH'ın laneti zalimlerin üzerine olsun."Then a crier will call from among them: "The curse of God be on the vile,
Rabbin, diriliş günü, ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verecektirYour Lord will assuredly settle their differences on the Day of Resurrection.
Biz, gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri belli bir amaç için yarattık.We have not created but with reason the heavens and the earth and all that lies within them.
Mezhepler, (İsa'nın kimliği üzerinde) aralarında anlaşmazlığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
Aralarında gizli gizli konuşurlar, "Siz (dünyada) sadece on kaldınız."Whispering to one another: "You have tarried but ten days."
Göğü, yeri ve aralarındakileri oyun oynamak için yaratmadık.We have not created the heavens and the earth, and all that lies between them, out of fun.
Yoksa göklerin, yerin ve aralarındakilerin yönetimi onlara mı aittir?Or is the kingdom of the heavens and the earth and all that lies between them, theirs?
Göğü, yeri ve aralarındakileri boş yere yaratmadık.We have not created the heavens and the earth and all that lies between them, all for nothing.
Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbi; Üstündür, Bağışlayandır.Lord of the heavens and the earth and all that lies between them, all-mighty, all-forgiving."
Kendilerine bilgi ulaştıktan sonra sırf aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler.Yet they did not differ about it until knowledge came to them, through rivalries among themselves.
Partiler ve mezhepler aralarında tartıştılar.But the factions differed among themselves.
Göklerin, yerin ve aralarındakilerin yönetimine sahip olan çok yücedir.Blessed be He, who holds the kingdom of the heavens and the earth and all that lies between them.
Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir. Kesin bir inanca sahipseniz...The Lord of the heavens and the earth and all that lies between them, if you really do believe.
Biz, gökler, yer ve aralarındakileri oyun eğlence için yaratmadık.We have not created the heavens and the earth and all that lies between them, out of play.
Kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten ötürü ayrılığa düştüler.And they did not differ until after knowledge came to them, through mutual jealousies.
Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşıp karışmazlar.With an interstice between them which they cannot cross.
Aralarındaki çekişmeleri çetindir.Their enmity among themselves is great.
Derken yola çıktılar, aralarında konuşuyorlardı.So they departed, talking in low voices:
Yahut senin hurmalardan ve üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı, aralarından ırmaklar fışkırtmalısın!“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
"Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın."“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!Then groups among them differed; so ruin is for the disbelievers from the witnessing of a Great Day.
Ama insanlar din konusunda aralarında bölük bölük oldular. Her bölük kendi tuttuğu yoldan memnundur.But their nations broke their tasks into pieces; every group happy with what it has.
Rabbin şüphesiz, aralarında, kendi hükmünü verecektir. O güçlüdür, bilendir.Indeed your Lord judges between them with His command; and He is the Almighty, the All Knowing.
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı.“Has he made all the Gods into One God?
Onlara, sıralarına göre suyun kendileriyle o deve aralarında pay edilmiş olunduğunu söyle."“And inform them that the water is to be shared between them; only those may come whose turn it is.”
Ve haber ver onlara, su, aralarında paylaştırılmıştır, her bölük, nöbetinde hazır olur, su alır.“And inform them that the water is to be shared between them; only those may come whose turn it is.”
Onlara, suyun aralarında paylaştırıldığını haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.“And inform them that the water is to be shared between them; only those may come whose turn it is.”
Onlara suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver; her içene düşen miktar, hazır kılınmıştır.“And inform them that the water is to be shared between them; only those may come whose turn it is.”
Yahut senin hurma ve üzüm bağların olsun da aralarından gürül gürül ırmaklar akıtasın.“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
"Veya hurma ve üzüm bahçelerin olup aralarında ırmaklar fışkırtmalısın."“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
Dedi ki, "Kesinlikle inanacaksanız O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir."Said Moosa, “Lord of the heavens and the earth and all that is between them; if you believe.”
Dedi ki, "Aklınızı kullanıyorsanız, O doğunun, batının ve aralarındakilerin de Rabbidir."He said, “The Lord of the East and the West and all that is between them; if you have sense.”
Onlara, suyun (deveyle) aralarında paylaşılacağını bildir. Her içim sırayla sunulacaktır.“And inform them that the water is to be shared between them; only those may come whose turn it is.”
Artık Allah, ayrılığa düştükleri şey hakkında, kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.God shall decide between them on the Day of Resurrection touching their differences.
Artık Allah, kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri şeyde aralarında hüküm verecektir.God shall decide between them on the Day of Resurrection touching their differences.
Ana baba aralarında danışarak ve anlaşarak sütten kesmek isterlerse, ikisine de sorumluluk yoktur.But if the couple desire by mutual consent and consultation to wean, then it is no fault in them.
Diriliş günü ALLAH ayrılığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecektir.God shall decide between them on the Day of Resurrection touching their differences.
Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hüküm ver.And if you judge, judge with justice between them.
(O) onların aralarında hükmeder.He will judge between them.
Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir.So if they come to you (O Muhammad SAW), either judge between them, or turn away from them.
Aralarında hükmedersen adaletle hükmet.And if you judge, judge with justice between them.
O, aralarında hükmedecektir.He will judge between them.
"Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver.And inform them that the water is to be shared between (her and) them.
Eğer hükmedersen aralarında adaletle hüküm ver.And if you judge, judge with justice between them.
O aralarında hükmeder.He will judge between them.
Artık insanların aralarında adaletle hüküm olunmuştur.And they (all the creatures) will be judged with truth, and it will be said.
Aralarında tanışırlar, birbirlerini tanırlar.They will recognise each other.
Sana geldiklerinde, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir.So if they come to you (O Muhammad SAW), either judge between them, or turn away from them.
Ama aralarında hükmedersen, adaletle hükmet.And if you judge, judge with justice between them.
İşlerini aralarında parçaladılar.But they have broken up and differed as regards their religion among themselves.
Aralarında O, hüküm verecektir.He will judge between them.
Aralarında hakla hüküm verilmiştir.And they (all the creatures) will be judged with truth, and it will be said.
Suyun, aralarında bölüştürüleceğini onlara bildir.And inform them that the water is to be shared between (her and) them.
Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir.So if they come to you (O Muhammad SAW), either judge between them, or turn away from them.