Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.Their relationship was never exclusive in either part.
Her bölgenin takımları kendi aralarında seçim için bir turnuva yapmak durumundadırlar.All teams have the opportunity to attend a National Tournament of their choice.
Şafak Vakti'nde Sue Clearwater ile aralarında bir yakınlaşma olmuştur.At the end of Breaking Dawn, he and Sue Clearwater have developed a romantic relationship.
Bu görüş, aralarındaki benzerlik veya tam yakınlıktan ileri gelir.The diode AND is basically the same as the OR except it is turned upside down.
Aralarında derin bir aşk doğar.Yes, there is deep love in there.
Sık sık aralarında savaşlar olurdu.Therefore, there is often conflict between them.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.The negative images of his photographs, including many portraits, have been lost.
İkisi aralarında tartışmalar yapıp birbiriyle uyuşamadılar.The two ships cannot collide or harm each other.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.In addition the tasks have precedence constraints: certain tasks must be performed before others.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)No gift (dower or dowry) is settled between them.
Rotor ile statör birbiriyle temas etme ve aralarından yağ yoktur.There are no contact surfaces between the rotor and stator, and no working fluid.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.We need this to avoid any future dispute between us and to prevent any violators from entering.
Vedalaşmaları, aralarındaki gerilimden dolayı tuhaflaşır.They profess their love for each other and drop the argument.
Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.He was a personal friend of Lenin since 1902 and was acquainted with many revolutionaries.
Karakterlerin aralarında ne konuştuğuna ilişkin bazı tahminler yapılmıştır.Some speculate as to what the characters are discussing.
Fakat büyüdükçe aralarındaki arkadaşlık aşka dönüştü.As the time passes, their friendship turns to love.
Bu uzaklaşma aralarında geniş ve uzun yarıklar oluşturdu.For a long time, he resided among the people, and he was praised far and wide.
Aralarında şu ana kadar 29 resmi maç oynandı.Since 1998, 29 competitions have been held so far.
Görsel olarak kâğıt bir mektup ile aralarında büyük bir fark yoktur.Generally, there is no legal difference between a joint resolution and a bill.
Anlamlandıramadıkları bu ürkünç olaylar, kendi aralarında tartışmalarına sebep olur.Some studies do not account for these factors, which may explain conflicting results between them.
Bu olay aralarında bir çekişme olmasını sağladı.He must have done something to provoke this dispute.
Buna karşılık olarak, onlar aralarındaki ilişki açısından soyutturlar.In this way, they "share the spoils" among themselves.
Grup birincileri kazananı belirlemek için aralarında iki aşamalı maç yaptılar.It took two matches to determine a winner.
Boyutları ve biçimi neredeyse aynıdır, aralarındaki fark süngülerin kabzalarındadır.Their middle and hindlegs may be almost equal in size, or the hindlegs may be larger.
Verdiği ifadeye göre Zimmerman, silahsız olan Martin'i aralarındaki bir tartışma sonucu vurdu.Zimmerman shot Martin, who was unarmed, during a physical altercation between the two.
Aralarında buzdan bir köprü vardır.There is a bridge of ice over the river between them.
Burada aralarında Agnes Smedley de olan Komintern temsilcileriyle görüşür.There she met Agnes Smedley, a political dissident.
Filmin iki versiyonu bulunmaktadır ve aralarındaki fark dilleri ve müziğidir.Several versions, differing in text and music, exist.
Aralarında geçen uzun bir konuşmadan sonra Xander kendini tekrar bodrumda bulur.After confronting a homeless man, Xander returns to the building.
Kadınlar kendi aralarında konuşmaya başladılar.The women begin to quarrel with one another.
Tina ve Bette aralarındaki çekimin akımına kapılırlar.Tina and Bette reconcile during the final episode.
Aralarında Hasidik grupların da bulunduğu bazı gruplar zamanla Haredilerden ayrılmaya başladı.Among the hired men were some who eventually became sharers.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.No difference between the groups was found.
Aralarındaki ayrılık konuşması birbirlerine sevgilerini ilan etmelerine vesile olur.When the two meet again they would declare their love for each other.
Aralarındaki bağın meyveleri, tamamı erkek olan evlatlarıdır.All children belong to the husband's lineage.
Aralarında eklem yoktur.There’s no passion between them.
Hemen ardından aralarında bir boğuşma başlar.But they began to fight each other for succession.
Aralarındaki benzerlik birbirlerine ilgi duymalarına sebep oluyordu.They consequently discover that they share a mutual attraction towards one another.
Tessa, Will Herondale ve Jem Carstairs aralarında bir aşk üçgeninde kalmıştır.Tessa is romantically torn between Will Herondale and Jem Carstairs.
"Etrafındakileri hem kullan hem zayıflat ki, aralarında bir tek sen güçlü kalasın." der.Be Quiet and Drive (Far Away): "Be Quiet and Drive (Far Away)".
Ayrıca bir diğer Karadeniz takımı Çaykur Rizespor ile de aralarında büyük bir rekabet vardır.Among the juniper trees themselves, there is a lot of competition.
Aralarında oynanan karşılaşmalara ayrı bir ilgi gösterilmektedir.There's tremendous momentum in the way they play together.
Dedim ki: Aralarında ne kadar süre var?How much time elapsed between these two scenes?
Siper aralarında süngü çarpışmaları görülüyordu.She later admits that there is a spark between them.
Aralarında günde 18 sefere çıkabilen şoförler vardır.It halts 18 trains every day.
Aralarında birçok memnuniyetsizin de bulunduğu bu grup, Robespierre tarafından ezilmiştir.A beautiful woman, Robins was pursued by many men.
Bu yardımlaşma neticesinde aralarında büyük bir dostluk oluşur.Over this period of time, they formed a strong friendship.
Rahibeler kendi aralarında ne arzuları olduklarını konuşmaya başlarlar.In this verse the priests discuss what to do with them.
Her mahallede yaklasık 4-5 hane ve aralarında ortalama bir km. mesafe bulunmaktadır.All these villages are in close proximity of an average of four kilometers.
Aralarında anlaşma sağlamak çok zor olurdu.It was difficult to find the boundary between them.
Aralarında belli bir takımın üstünlük kurduğu belli bir dönem hemen hiç yoktur.Sometimes it is not immediately obvious that a particular game involves chance.
İlk grupta elenen iki takım aralarında 5.lik maçı yaptılar.The next group match between the both of them was their respective fifth group-play match.
Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir.They can change between both forms at will.
Ancak aralarında sık yanlış anlaşılma olur ve en sonunda nişanlanırlar.Soon, an arranged marriage is set up between the two and they eventually become engaged.
Aralarında Simpsonlar ve Futurama'ın da bulunduğu yapımlarda çalıştı.They have also worked as producers on The Simpsons and Futurama.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.There's no friction between the relationship.
Natsu ile aralarında didişme olsa da birbiri için yapmayacakları şey yoktur.Males have white spots on their sides, while females do not.
Aralarında tam 399 karşılaşma oynandı.In total, there are 390 episodes.
Aralarındaki gerginlik artık sona ermiştir.This did not end the lingering tensions between them.
Aralarında kovalent-polar bağ yaparlar.Coarsely pound these together.