Dedim ki: Aralarında ne kadar süre var?A já pravil: Jak dlouho (uplynulo mezi jejich výstavbou)?
O da Şükufe'yi sevdiğinden daima aralarında husumet çıkar.Ona však odmítne jej s výmluvou, že již jiného má ráda.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Ukulele přišlo se čtyřmi velikostmi: sopránové, koncertní, tenorové a barytonové.
Kale, aralarında bulunan surlarla üç kısma bölünmüştür.Se sousedním domem nalevo je spojen třemi řadami prampouchů nad sebou (většinou bývá jedna řada).
Aralarındaki sorunları çözdükten sonra grubun geri dönüşü için hazırlıklara başladılar.Ovšem, po vyřešení jeho osobních problémů se očekával okamžitý návrat ke skupině.
Aralarındaki ısınmış bir tartışmanın ortasında bir müşteri gelir, Mary Crane adında genç bir kadın.Jedné bouřlivé noci se v motelu ubytuje jako jediný host mladá atraktivní žena Mary Craneová.
Aralarından en akıllı ve en kurnazıdır.Mezi nimi byl nejtalentovanější a nejvlivnější.
Çiftliklerde yaşayan ortakçılar kendi aralarında evlenebilir, çocuk sahibi olabilirlerdi.Černí služebníci se mohli mezi sebou ženit a vychovávat rodiny.
İki yıldızın yakınlığı sadece görsel bakımdandır ve aralarında fiziksel bir bağlantı yoktur.Tato dvojice na obloze je dost blízko sebe, ale fyzicky spolu nesouvisí.
F1 döllerin kendi aralarında çaprazlanmasıyla elde edilen döl F2 dölüdür.F1 necháme, protože to je právě ta síla, se kterou F2 porovnáváme.
Aralarında çatışma çıkar.Dojde mezi nimi k hádce.
Felipe ile aralarında bir aşk bağı oluşur.Mezi ním a Philem se vytvoří vášnivý vztah.
Burada aynı eşitlikler aslında with a ve b aralarında değiştirilebilir.Tutéž přímku lze definovat pomocí různých kombinací a a b.
Aralarında sağlıklı kalan tek kişi genç King idi.Jedinou konstantní osobou ve skupině zůstával Young.
Aralarında düzgün bir iletişim yoktur.Neměli spolu dobré vztahy.
Hepsi tüp şeklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır.Na květech jsou tyčinky (samčí) a plodolisty (samičí).
Aralarında tatlı bir rekabet de vardı.Mezi nimi existovalo intensivní soutěžení.
Aralarında Tetis Okyanusu oluştu.Tyto kontinenty oddělil oceán Tethys.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Účelem tohoto rozhodnutí byla snaha o vzájemné zlepšení vztahů mezi vesnicemi a zabránění dalším válkám.
Aralarında Türkçenin de olduğu 4 dil bilmektedir.De facto existují čtyři „rumunské“ jazyky.
İlk günlerde, zaten az olan yiyecek stoklarını aralarında azar azar paylaşarak idare etmeye çalıştılar.Časem je však začal sužovat takový nedostatek potravy, že se začali pojídat navzájem.
Aralarında bir ilişki başlar.Tak začne jejich vzájemný vztah.
Aralarında Martinez'in de bulunduğu bir grup Andrea'yı aramaya çıkar.Avšak jako důkaz jim stačí přítomnost prstenu, který Andri dostal.
Bu olaylar eski takım arkadaşlarının aralarında geçen uzun bir hikâyenin başlangıcıydı.Šlo o počátek dlouhodobé spolupráce těchto dvou zpěvaček.
Ayrıca aralarında Yahudilerin de olduğu yüzlerce kişiyi Nazi idam mangalarının önünden kurtardı.Zachránil tak stovky židovských spoluobčanů před smrtí.
Ancak aralarında önemli bir fark vardır.Přesto mezi nimi byly podstatné rozdíly.
Ancak aralarında Hermias yokmuş.Nic mezi tím podle Meinse neexistuje.
Aralarında farklı sesler, pozlar ve surat işaretleri ile iletişimi kurarlar.Mezi sebou komunikují celou škálou zvuků i vizuálních signálů.
Aralarındaki en önemli fark sayıdadır.To byl jediný rozdíl mezi těmito typy.
Aralarında sivillerin de olduğu 146 kişiyi öldürdü.Žije v ní 146 obyvatel.
Sık sık aralarında savaşlar olurdu.Měli spolu ovšem často spory.
Kendi aralarında kırgınlıkları olsa da zorda birbirlerini tutan insanlardır.Ačkoli mezi sebou udržovali nepřátelství, byli schopni se navzájem respektovat.
Köpeklerin kolay eğitilmesi, eniklikten itibaren sahipleriyle aralarında güçlü bir bağ kurulmasına bağlıdır.Jedná se o dlouho žijící ptáky, kteří si ke svému majiteli vytváří velmi silný vztah.
Ayna parçacıkları kendi aralarında sıradan parçacıklarla aynı şekilde etkileşime geçerler.V opačném případě se s částicí naloží jako v běžném PSO.
Bir sonraki Papa'yı kendi aralarından seçerler.Poslední slovo bude mít papež.
Mahallenin düğünleri eskiden mahalle aralarında yapılırdı.Jaké bývaly svatby v okolí služovském.
Aralarında nikah yoktur; ama Çakır'ı "hayat arkadaşım" olarak tanımlamaktadır.Žádná svatba se však nekonala, a žena uvedla na křestním listě „otec neznámý“.
Aralarındaki ticaret yaklaşık 275 milyon dolardır.Kupní cena se v různých zdrojích udává na částky v rozmezí od 250 do 275 milionů dolarů.
Aralarında çalkantılı bir ilişki yaşanır.Propukne mezi nimi vášnivý vztah.
Meydanda bulunan sütunlardan ilki aynı zamanda aralarından en eskisidir.Díky tomu patří zároveň mezi zóny nejbezpečnější.
Pencere aralarında on iki havari tasvir edilmiştir.Mezi těmito sochami jsou vytesány reliéfy dvanácti apoštolů.
Aralarında derin bir aşk doğar.Mezi nimi vznikne milostný poměr.
Buna karşılık olarak, onlar aralarındaki ilişki açısından soyutturlar.Takto však byli Peršané neočekávaně mezi nimi.
Konuşmada Charlotte ve Daniel'in aralarında geçen sevgiden bahsederler.Příběh vypráví o lásce Kateřiny a Danila.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Postupně se mezi nimi vyvine hlubší vztah než přátelství.
Bu sırada yaşayan ölüler eve girmeyi başarır ve Barbra, kardeşi Johnny'nin de aralarında olduğunu görür.Între timp, nemorții reușesc să intre în casă, iar Barbra îl vede pe fratele ei, Johnny, printre ei.
Natsu ile aralarında didişme olsa da birbiri için yapmayacakları şey yoktur.Na-ru-to wo to-ru-na (なるとを取るな) -Nu lua naruto-ul (o mâncare).
Aralarında liseyi konu alan birkaç manga bulunmasına rağmen çoğunluğu yetişkin kadınların hayatlarını anlatır.Deși sunt unele care se referă la viața în liceu, majoritatea urmăresc viața unor femei adulte.
Aralarından Trajan'ın en iyi generallerinden Lusius Quietus ve İmparator Macrinus çıkmıştır.De aici provine unul dintre cei mai buni generali ai lui Traian, Lusius Quietus și împăratul Macrinus.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Esistă patru tipuri de ukulele: Cele patru dimensiuni ale ukulelelor sunt: soprana, concert, tenor și bariton.
Kemerleri Test ve Booker T'ye kaybettikten sonra, aralarındaki rekabet kaldığı yerden devam etti.După ce și-au pierdut titlurile la echipe în fața lui Booker T și Test, cei doi și-au continuat conflictul.
591 yılında Childebert Lombardlar ve Bavarii ile aralarındaki ilişkiyi düzeltti.În 591, regele Childebert a normalizat relațiile sale cu longobarzii și cu bavarezii.
Demokratik yolla seçiliyorlardı ve aralarında Siyonist olmayan Yahudiler de mevcuttu.Consiliul era ales democratic și includea și evrei ne-sioniști.
Mammuthus cinsi aralarında çok tanınmış olan tüylü mamut da dahil olmak üzere çeşitli türlere ayrılmıştır.Mammuthus a evoluat în mai multe specii, printre care și binecunoscutul mamut lânos.
Aralarında çatışma çıkar.Luptați-vă între voi". .
İlk başlarda aralarındaki ilişkiyi onaylamadı ve Pérez'i gruptan kovarak gitti.La inceput, tatăl său nu era de acord cu relația lor și a mers până la a-l concedia pe Pérez.
Çünkü ilerde evleneceği Celeborn ile tanışmıştır ve aralarında büyük bir aşk vardır.Acolo l-ar fi cunoscut pe Celeborn cu care s-a și căsătorit.
Bunlarda kültür nohutunun da aralarında bulunduğu 9 tür tek yıllık, diğerleri ise çok yıllıktır.Unele surse sugerează nouă ani în timp ce altele încă opt ani.
Bu coğrafi konumun dışında aralarında hiçbir farklılık yoktur.Nu exista intre ele nici o alta diferenta in afara de par.
Ancak aralarında önemli bir fark vardır.Cu toate acestea, a rămas o diferență importantă.