araları ile cümle

araları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar bentlerden ayrı olarak kendi aralarında uyaklanır.Rather, they provide delight in their well-calibrated contrasts one to another.
Aralarında ufak farklılıklar vardır.There are a few minor differences between.
Aralarında saf ve duygusal bir yakınlık oluşmuştur.They built up a close and hearty relationship between them.
Aralarında bir Shinkin bank reklamının da bulunduğu birkaç televizyon reklamında yer aldı.He was depicted in several television commercials, including one for the Shinkin bank.
Külhanbeyleri aralarında kendilerine özgü bir argoyla konuşurlardı.The Everglades served as a natural boundary between them.
Bu zamanlarda grubun menajerleriyle aralarındaki anlaşmazlıklar kritik düzeye gelmişti.During that time, the band's relationship with their manager had reached a critical point.
Daha sonra mahalleliden özür dileyip tekrar aralarına dönmüştür.He apologises and they get back together again.
Togo, aralarında Our Country's Goodun da olduğu çok sayıda oyunda sahneye çıktı.Togo has performed and participated in numerous plays, including Our Country's Good.
1940larda Harry Warren'ında aralarında bulunduğu bir dizi besteci ile birlikte çalışmıştır.In the 1940s he worked with a string of other composers including Harry Warren.
Aralarındaki uzaklık 2 km'dir.The distance between these two is only 4 km.
İki farklı gaz bölmelerle ayrılmışsa biz aralarındaki farkı tespit edemeyiz.Suppose that two gases are different, but that we are unable to detect their differences.
Özellikle çocuklarla araları iyidir.It is especially good with children.
Emre'yi görünce aralarında bağrış çağrış olur.And whosoever is commanded to look in them, the same is called seer.
Balıkesirspor ile aralarında ezelî rekabet bulunmaktadır.Fishing competitions are held there.
Ancak aralarında bir şeylerin olduğu kesin.It's clear there's still something between them.
Bu küçük güçler aralarında küçük çapta yerel savaşlar yapmaktaydılar.These people fight small wars amongst themselves.
Hepsi tüp şeklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır.Flowers are arranged in pendulous (hanging) racemes, and are green.
Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.In them are contained numerous arteries and nerves.
Aralarında çeşitli tık ve ıslık sesleri ile anlaşırlar.These lie on their backs, with hands together in prayer.
Aralarındaki ikinci önemli ayrım ise şerbetçi otudur.A second but related concern involves the hole itself.
Aralarında çok güçlü bir bağ bulunmaktadır.Very quickly a strong bond is formed between them.
Bu kent devletleri aralarında durmadan savaşırlar.These Indian nations regularly fought each other in this area.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.After that they will check in with each other to see if they wish to continue the relationship.
Romalıların yakın müttefikleri olan Aeduların kendi aralarında bir politik çatışma ortaya çıktı.An alliance between Spain's opponents therefore seemed to be a logical course of action.
Aralarından becerikli olanları da sarayın sürülerinden sorumlu yaptı.He was counted among the partisans of the Hohenstaufen.
Ancak aralarında önemli bir fark vardır.However, there is an essential difference between them.
Daha sonra arkadaş lmuş ve aralarında iyi bir arkadaşlık oluşmuştur.So I immediately attached myself to him and we became very good friends.
Bu nedenle aralarındaki çekim kuvveti de artar.Meanwhile, an attraction between them surfaces.
"All of the Lights", drum 'n' bass aralarına ve üflemelilere yer veren bir parçadır."All of the Lights" incorporates drum 'n' bass breaks and brass fanfare.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Ukuleles commonly come in four sizes: soprano, concert, tenor, and baritone.
Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.Their relationship was never exclusive in either part.
Her bölgenin takımları kendi aralarında seçim için bir turnuva yapmak durumundadırlar.All teams have the opportunity to attend a National Tournament of their choice.
Şafak Vakti'nde Sue Clearwater ile aralarında bir yakınlaşma olmuştur.At the end of Breaking Dawn, he and Sue Clearwater have developed a romantic relationship.
Bu görüş, aralarındaki benzerlik veya tam yakınlıktan ileri gelir.The diode AND is basically the same as the OR except it is turned upside down.
Aralarında derin bir aşk doğar.Yes, there is deep love in there.
Sık sık aralarında savaşlar olurdu.Therefore, there is often conflict between them.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.The negative images of his photographs, including many portraits, have been lost.
İkisi aralarında tartışmalar yapıp birbiriyle uyuşamadılar.The two ships cannot collide or harm each other.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.In addition the tasks have precedence constraints: certain tasks must be performed before others.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)No gift (dower or dowry) is settled between them.
Rotor ile statör birbiriyle temas etme ve aralarından yağ yoktur.There are no contact surfaces between the rotor and stator, and no working fluid.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.We need this to avoid any future dispute between us and to prevent any violators from entering.
Vedalaşmaları, aralarındaki gerilimden dolayı tuhaflaşır.They profess their love for each other and drop the argument.
Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.He was a personal friend of Lenin since 1902 and was acquainted with many revolutionaries.
Karakterlerin aralarında ne konuştuğuna ilişkin bazı tahminler yapılmıştır.Some speculate as to what the characters are discussing.
Fakat büyüdükçe aralarındaki arkadaşlık aşka dönüştü.As the time passes, their friendship turns to love.
1922'de Kandinsky de aralarına katıldı ve Klee ile Kandinsky'nin dostluğu Bauhaus'ta gelişti.In 1922, Kandinsky joined the staff and resumed his friendship with Klee.
Bu uzaklaşma aralarında geniş ve uzun yarıklar oluşturdu.For a long time, he resided among the people, and he was praised far and wide.
Aralarında şu ana kadar 29 resmi maç oynandı.Since 1998, 29 competitions have been held so far.
Görsel olarak kâğıt bir mektup ile aralarında büyük bir fark yoktur.Generally, there is no legal difference between a joint resolution and a bill.
Koltuk araları kısadır ve koltuklar geniş değildir.Its maxillae are rather short, and serrula are absent.
Anlamlandıramadıkları bu ürkünç olaylar, kendi aralarında tartışmalarına sebep olur.Some studies do not account for these factors, which may explain conflicting results between them.
Bu olay aralarında bir çekişme olmasını sağladı.He must have done something to provoke this dispute.
Buna karşılık olarak, onlar aralarındaki ilişki açısından soyutturlar.In this way, they "share the spoils" among themselves.
Grup birincileri kazananı belirlemek için aralarında iki aşamalı maç yaptılar.It took two matches to determine a winner.
Boyutları ve biçimi neredeyse aynıdır, aralarındaki fark süngülerin kabzalarındadır.Their middle and hindlegs may be almost equal in size, or the hindlegs may be larger.
Verdiği ifadeye göre Zimmerman, silahsız olan Martin'i aralarındaki bir tartışma sonucu vurdu.Zimmerman shot Martin, who was unarmed, during a physical altercation between the two.
Dört tarafına duvarlarını kubbe aralarına varıncaya kadar 3 yıl yükselttiler.They scratch at their wall each day until they almost break through.
Aralarında buzdan bir köprü vardır.There is a bridge of ice over the river between them.
Burada aralarında Agnes Smedley de olan Komintern temsilcileriyle görüşür.There she met Agnes Smedley, a political dissident.
İlgili Sayfalar